Ekonomi
  • 30.3.2002 21:06

CUMHURİYETTEN BUGÜNE TÜRK TURİZMİ...

KAYNAK : Haber Vitrini İSTANBUL - Cumhuriyet, turizm alanında da bir dizi atılımın başlangıcı oldu. 1930'lu yıllarda Türkiye'ye gelen turist sayısı yaklaşık 50 bin olarak belirlenirken, 'turizm' ilk kez, Şakir Bey'in İktisat Vekilliği döneminde hükümet programı ve bütçesine girdi. 1934 yılında yine ilk kez, İktisat Bakanlığı'nın Dış Ticaret Dairesi'ne bağlı 'Türk Ofis' adında bir büro kuruldu. Savaş ekonomisinin dayatmaları ve sınırların kapanması gibi bir dizi unsur sonucu, 1950 yılında Türkiye'ye gelen turist turist sayısı 30 binlere geriledi. Türkiye'nin 2.2 milyon dolar gelirine karşılık Yunanistan'ın turizm geliri ise tam 25 milyon dolardı. 1955 yılında acentelere, 5705 sayılı "Turizm Büro ve Seyahat Acenteleri Hakkında Talimatnameye" göre, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'nden ruhsatname alma mecburiyeti getirildi. 1618 sayılı yasa uyarınca, 1972 yılında, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) kuruldu. Seyahat acenteliği faaliyetinde bulunabilmek için TÜRSAB'a üyelik mecburi kılındı. İLK GİRİŞİM İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye, Cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte yeni bir topluma dönüşümün ilk adımlarını atarken, tepeden tırnağa her kurumuyla yeniden yapılanmaya başladı. 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün de önderlik ettiği Türkiye Seyyahin Cemiyeti (Bugünkü Turing Otomobil Kurumu) ile ilk ciddi tecrübe başlatıldı. Turing, Türkiye'nin ilk tanıtım afişleri, yol haritaları, otel rehberleri ve broşürleri gibi ilklere imza attı. Turing, o dönemde kurulmuş olan TUTTA, NATTA (Milli Türk Seyahat Acenteliği Ziya ve Şürekası), PASSRAPID (Milli Türk Seyahat Şirketi), Le Globe Vapur ve Seyyahin Acenteliği, Buleks ve Nihad ve Şevki Seyahat Acentesi'yle Türkiye acenteciliğinin tohumlarını attılar. Turizmle ilgili bir diğer alan olan havacılık, Cumhuriyet döneminde Türkiye Tayyare Cemiyeti'nin kurulmasıyla ilk adımlarını attı. 1925 yılında kurulan Cemiyet, 1933 yılında Türk Havayolları İşletme İdaresi adını aldı. 1930'lu yıllara gelinirken Türkiye'ye gelen turist sayısı 45-50 bin dolayına çıktı ve turizm sektörü hükümetler düzeyinde de dikkate alınmaya başlandı. 1930 yılında Dahiliye Vekaleti Emniyeti Umumiye Müdüriyeti bünyesinde turizm işleriyle ilgili bir şube kuruldu. Aynı yıl İstanbul Belediyesi'nde İktisat İşleri Müdüriyeti'ne bağlı bir Turizm Şubesi açıldı. Bu yılın en önemli olayı da, Uluslararası Turizm Birliği (AIT) Kongresi'nin İstanbul'da yapılması oldu. TURİZM, İLK KEZ PROGRAM VE BÜTÇEDE Gelişmelerin ardından, Türkiye'de turizm ilk kez, Şakir Bey'in İktisat Vekilliği döneminde hükümet programı ve bütçesine girdi. Ardından Celal Bayar'ın İktisat Vekaleti döneminde yeniden ele alındı. Artık turizmle ilgilenen ayrı bir birimin kurulması gerekliliği kabul edildi ve 1934 yılında ilk kez, İktisat Bakanlığı'nın Dış Ticaret Dairesi'ne bağlı 'Türk Ofis' adında bir büro kuruldu. Ardından 1937 Celal Bayar hükümetinde, Vedat Nedim Tör'ün başında olduğu İktisat Bakanlığı içinde bir Turizm Müdürlüğü kuruldu. Bu müdürlüğün gerçekleştirdiği birkaç faaliyet arasında, turist girişlerine dair yasal düzenlemeler kayda değer ilk çalışma olarak nitelendirilir. Kurumlarıyla yavaş yavaş gelişmeye başlayan Türkiye turizmi, 1938 yılında yeni bir birime kavuştu. Bu yıl, Türk Ofis'in Neşriyat ve Propaganda Servisi içinde bir Turizm Masası kuruldu. YEREL İDARELERDE TURİZM ÖRGÜTLENMESİ Merkezi örgütlenmenin yanında bu yıllarda yerel idarelerde de turizm örgütlenmesiyle ilgili gelişmeler kaydedildi. İstanbul'a turist akınının artmasıyla birlikte geliştirilen İstanbul Belediyesi Turizm Şubesi, Bursa Belediyesi Turizm Şefliği, İzmir Fuarı Kültür Park ve Turizm Müdürlüğü bunların başında sayılabilir. Bu yıllarda konaklama sektöründeki örgütlenmelerin başında da Otelciler ve Hancılar Cemiyeti geliyor. 1939 yılında Turizm Müdürlüğü, Ticaret Bakanlığı'na bağlı Turizm Dairesi'ne dönüştürüldü. Diğer yandan, turizmin devlet bakanlıkları içindeki yerinin tam olarak belirlenemediği bu dönemde, turizmin ülke ekonomisine katkısının daha iyi değerlendirilmesi ve gelişmelerin bütün devlet birimleri tarafından izlenebilmesi için Bakanlıklararası Turizm Komisyonu kuruldu. 1940 İstanbul'da kurulmuş olan İstanbul'u Sevenler Grubu, yurt içi turizm mirasının ve değerlerinin korunması amacıyla üniversitelerle ortak çalışmalarda bulundu ve çeşitli konferanslar verdi. 1940 yılının başında devlet içi turizm kurumları bir değişiklik daha geçirdi. 1940 başlangıcında Turizm Dairesi'nin, Matbuat Umum Müdürlüğü'ne, 1943 yılında da Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü'ne bağlanması, ülke turizminin Turizm Bakanlığı'na ulaşmasındaki önemli adımlardan birini oluşturdu. Turizmde tanıtım faaliyetlerinin biraz daha öne çıktığı bu yıllarda, turizm sektörü önde gelenlerinin katıldığı bir örgütlenme, Türkiye turizminde yürütülen tartışmaların uzun süre kaynaklığını yaptı. Ülke turizmindeki gelişmelerin ve potansiyellerin değerlendirildiği turizm danışma kurulları 1949 yılında hayata geçirilirken, her yıl düzenli olarak yapılmaya çalışılan bu kurullar, sektörde uzun yıllar bir forum niteliğini taşıdı. 1949 yılındaki hükümet programı çerçevesinde, Basın ve Yayın Genel Müdd hükümetler düzeyinde de dikürlüğü, Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'ne dönüştürüldü ve turizm işleri bu müdürlük içindeki Turizm Dairesi'ne bırakıldı. Bu yılların turizm kurumlarından biri de kurucuları arasında Cihat Baban, Nedim Tör, Nadir Nadi ve Burhan Felek gibi kişilerin bulunduğu 1949 yılında kurulan Türkiye Turizm Kurumu'dur. TURİZME SAVAŞ DARBESİ 1950'li yıllara gelinirken, konaklama sektöründe Türkiye, İstanbul'da 164 adet otele sahipti. Bu otellerin 25 kadarı turistik faaliyetlere uygun olarak nitelendirilirken, her otelde ortalama 18 oda ve her odada ortalama iki yatak bulunuyordu. Savaş ekonomisinin dayatmaları, sınırların kapanması gibi bir dizi unsur, Türkiye'ye gelen turist sayısında büyük düşüşler meydana getirdi. 1950 yılında gelen turist sayısı 30 binlere kadar geriledi. Aynı yıl Yunanistan'a 33 bin, İtalya'ya 3.5 milyon, İspanya'ya ise 1 milyonun üzerinde turist girişi oldu. 1950 yılında Türkiye, turizmden 2.2 milyon dolar gelir elde ederken, Yunanistan 25 milyon dolar kazanıyordu. TURİZME TEŞVİK 1950 ve 1953 yıllarında turizm kurumlarını teşvik kanunları çıkartıldı. Teşvik tedbirlerinin yanı sıra turizmde alt ve üst yapı yatırımlarına kaynaklık etmek amacıyla, 1954 yılında Türkiye Turizm Bankası kuruldu. 1940'lı yıllardan 1950'li yıllara dünya turizminde yaşanan örgütlenme faaliyetlerinden etkilenen Türkiye, Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) adı altında gençlik turizminin yapılandığı bir kuruma kavuştu. Aynı dönemde dünya çapında, Uluslararası Öğrenci Gezi Federasyonu (ISTC), Uluslararası Gençlik Turizmi Organizasyonu (FIYTO), Uluslararası Öğrenci Değişimi Örgütü (FIOCES), Uluslararası Gönüllü Hizmetler Koordinasyonu Konfederasyonu (CCIVS), Uluslararası Genç Hostelcileri Federasyonu (IYHF), Öğrenci Hava Taşımacılığı Birliği (SATA) gibi gençlik ve sosyal turizm örgütleri dünya ve Türkiye turizminde taze bir rüzgar estirdiler. ACENTELERE RUHSATNAME ŞARTI Özellikle TMTF, Türkiye turizmi ve acenteciliği için bir eğitim okulu oldu. Yine 1950'li yıllarda kurulan Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı (TMGT), seyahat acenteliği alanında yaşanan en ciddi tecrübelerden ve belki de bir anlamda, Türkiye'nin seyahat acentelerinin kaynaklığını yapan bir okul niteliğini taşıdı. TMTF Talebe Turizmi Komisyonu ile de turizm danışma kurullarında görev yaptı. TMTF'nin gençlik turizmine yönelik en büyük katkılarından biri de 1965 yılında İstanbul'da yapılan 16. Uluslararası Öğrenci Turizmi Konferansı oldu. 1955 yılında Bakanlar Kurulu düzeyinde ilk ciddi çalışmalar yapılırken, acenteler, 5705 sayılı "Turizm Büro ve Seyahat Acenteleri Hakkında Talimatnameye" göre Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'nden ruhsatname almaya başladılar. 1957 yılına gelindiğinde, Türkiye turizminde yeni bir aşamaya girildi. Bu yıl, tanıtım ve propaganda faaliyetlerinin bir bakanlık hizmetinde daha etkin olacağı görüşünden hareketle, Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü "Bakanlık" haline getirildi. TÜRKİYE'YE 94 BİN TURİST 1960'lı yıllara gelindiğinde Türkiye turizmi, yıllık yüzde 15'lik artışla 94 bin dolayında turistin geldiği bir aşamaya ulaştı. Yabancı turist sayısı, 1950 yılına göre 2.5 kat, turizm geliri de 1.7 kat artarak 6 milyon dolar düzeyine çıktı. Dünya turizm gelirleri de 2.2 kat artarak 6.8 milyar dolara yükseldi. 1950-60 döneminde Yunanistan'a gelen turist 10 kat artarak 340 bine, İtalya'ya gelenler ise 1.5 kat artarak 9 milyona ulaştı. Diğer yandan Ispanya'ya gelen turist sayısı da 6 kat artarak 6 milyona ulaştı. Aynı dönemde Yunanistan turizm gelirini bir kat artırarak 47 milyon dolara, İtalya 2 kat artırarak 642 milyon dolara ve İspanya 5 kat artırarak 300 milyon dolara yükseltti. 1960 yılı bütçesine göre Türkiye'nin 1950 yılında 15 adet turistik otel bulunuyordu. Bu otel sayısı 1960 yılı başında 50 kadardı. 1950 yılında bu otellere ait yatak sayısı bin 650 iken 1960 yılında bu rakam 6 bin 163'e çıktı. Aynı dönemde İngiltere, İtalya ve Almanya turistik otellerinin yatak sayısı 1 milyonun üzerindeydi. Yunanistan'ın ise 50 bin yatağı bulunuyordu. 1960'lı yılların turizmle ilgili bir diğer kuruluşu da, kuruluş amacı tarihi ve kültürel zenginliklerin tanıtılması olan İstanbul Muallimler Turizm Cemiyetidir. Yine 1960 yılında, 1954'de kurulan Türkiye Turizm Bankası, sermayesini T.C. Turizm Bankası A.Ş.'ye devretti. Bu banka ise faaliyetine 1962 yılında başlayabildi. DÜNYA TURİZM GELİRİ 17 MİLYAR DOLAR Bu gelişmelerin ardından, 1963'te Turizm ve Tanıtma Bakanlığı kuruldu. Bu bakanlık daha sonra Turizm ve Kültür Bakanlığı'na dönüştürüldükten sonra sektördeki gelişmeler, 1989 yılında bu bakanlığın, Turizm ve Kültür bakanlıklarına ayrılmasına yol açtı. 1970 yılında dünya genelinde seyahat eden turist sayısı, 1960 yılına göre, 1.5 kat artarak 165 milyona ulaşırken Türkiye'ye gelen turist sayısı 7.5 kat yükselerek 724 bine ulaştı. Aynı dönem içinde dünya turizm gelirleri 2 kat artarak 17 milyar dolara ulaşırken Türkiye'nin turizm gelirleri 7.5 kat dolayında gelişme kaydederek 51 milyon dolar oldu. Aynı dönemler içinde Yunanistan, İtalya, İspanya ve diğer Avrupa ülkelerine gelen turist sayısı ise ortalama 1-1.5 kat artış gösterdi. 2020 YILINDA 27 MİLYON TURİST TAHMİNİ Bu arada, Dünya Turizm Örgütü (WTO)'nün tahminlerine göre, Türkiye 2010 yılında 17,1 milyon ve 2020 yılında da 27 milyon turist çekecek. Bu tahminler gerçekleşirse, Türkiye 1995-2020 yılları arasında turist sayısında ortalama yıllık 5,5 oranında bir artış yakalamış olacak. Türkiye, bu artış hızı ile Avrupa ülkeleri arasında turist sayısı en hızlı artacak 4'üncü ülke oluyor. Turist sayıları bu dönem içinde Türkiye'den daha hızlı artması beklenen Avrupa destinasyonları ise yılda ortalama yüzde 8,5 artış ile Rusya, yüzde 8,4 artış ile Hırvatistan ve yüzde 6,0 artış ile de Slovenya olarak görülüyor. Türkiye'nin Avrupa ve Akdeniz turizmindeki geleneksel rakipleri olan İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan ve Portekiz'in turist sayısındaki artış hızı bakımından önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin gerisinde kalacakları tahmin ediliyor. Türkiye, WTO'nun yaptığı bu analizlere göre, 2010 yılında Avrupa'nın 9'uncu destinasyonu ve 2020 yılında da 7'inci destinasyonu haline geliyor. TÜRSAB'IN KURULUŞU 1950'lerin ikinci yarısında Türkiye Seyahat Acenteleri Cemiyeti (TÜSTAC) kuruldu. Bu cemiyet, 1970'li yıllara kadar faaliyetlerini devam ettirdi. 1972 yılında Fransız Seyahat Acenteleri Birliği (SNAV) Yasasr ı'ndan yararlanılarak 1618 sayılı yasa çıkarıldı. Bu yasa, seyahat acentelerinin çalışma düzenini ve Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB)'nın kuruluşunu öngörüyordu. 1618 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile, seyahat acenteliği faaliyetinde bulunabilmek için TÜRSAB'a üyelik mecburi kılındı. TÜRSAB, çalışmalarını, İstanbul'daki genel merkezin yanında, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren 15 bölgesel yürütme kurulları ile yürütüyor. TÜRSAB'ın ayrıca Brüksel'de bir temsilciliği var. TÜRSAB şu anda 5 bine yaklaşan üye sayısı ile dünyanın en çok üyeye sahip 5. birliği durumunda. TÜRSAB faaliyetlerinin ihtiyaç duyduğu maddi kaynak, seyahat acentelerinin kuruluşunda alınan giriş ve yıllık olarak ödenen üyelik aidatlarından sağlanıyor. TÜRSAB, 1618 sayılı yasanın da kendisine yüklediği görev gereği, ulusal ve uluslararası alanlarda turizm sektörünü temsil ediyor. TÜRSAB'ın, kurum olarak Türkiye'yi temsil ettiği uluslararası kuruluşlar arasında, Uluslararası Tur Operatörleri Federasyonu (IFTO), Dünya Turizm Örgütü (WTO) ve Dünya Seyahat Acenteleri Birlikleri Federasyonu (UFTAA) da var. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:04

İLGİLİ HABERLER