ÇUVALIN TANIKLARI ABD'YE İLTİCA ETTİ
Tarih ABD'nin bağımsızlık günü olan 4 Temmuz 2003'tü... Amerikan askerleri, Kuzey Irak'taki Türk Özel Hareket Dairesi karargahına baskın düzenledi ve 11 Türk askerini başlarına çuval geçirerek tutukladı. Olayın patlak vermesiyle Türkiye ile Amerika arasında benzeri görülmemiş bir diplomatik kriz yaşandı. Baskının perde arkasını ilk kez ABD askerleriyle operasyona tercüman olarak katılan Tuncay Çelik ve Savaş Dalkılıç, Amerikan Associated Press (AP) muhabiri Seth Hettena'ya anlattı. İşte AP'ye göre "Çuval Krizi"nin perde arkası:
Türk Yüzbaşı kavga etti
ABD'nin Irak operasyonunda görevlendirmek üzere tercüman aradığını duyan Tuncay Çelik, 2003'ün Şubat ayında San Diego merkezli Titan tercüme şirketiyle anlaşarak Kerkük'teki ABD üssüne gitti. "Amerika Saddam'dan kurtulurken ben de onların yanında yer almak istiyorum" diyordu. Orada kendisi gibi tercüman olarak görev alan bir başka Türk Savaş Dalkılıç ile tanıştı. 4 Temmuz günü ABD askerleri Irak'taki direnişe yönelik bir istihbarat gerekçesiyle Türk karakoluna baskın düzenleme kararı aldı. Yanlarında Dalkılıç ve Çelik vardı. Askerler herkesi tutuklayıp Kerkük'e götürdü. Tutuklananlar arasında üniformasız 11 Türk askeri vardı. Kerkük'teki üste ABD ile görev yapan Türk subayları olayı haber alır almaz askerlerin yanına geldi.
Bir Türk Yüzbaşı, operasyonun başındaki Amerikan Albay ile sert bir ağız dalaşına girdi. İkilinin sözlerini Çelik çeviriyordu. Tartışmanın en hararetli anında Yüzbaşı'nın cep telefonu çaldı. Arayan Savunma Bakanı Vecdi Gönül'dü... O kadar yüksek sesle bağırıyordu ki Çelik yüzbaşının yanında olmasına rağmen her şeyi duyuyordu. Gönül, "Derhal olayı çözüp sorumluları bul" diye bağırıyor hatta tehdit ediyordu.
Bu sırada diğer tercüman ise çok daha güç bir durumdaydı. Amerikalılar, gözaltına aldıkları 11 askere turuncu mahkum elbisesi giydirip başlarına çuval geçirmiş, ellerini kelepçelemişti. Dalkılıç'tan sorgulama sırasında tercümanlık yapmasını istediler. Bu kez de devreye aynı üste görev yapan bir Türk Albay girdi.
Anlatmaya korktu
Dalkılıç'a dönerek, "Sorguda tercümanlık yaparsan Türkiye'ye döndüğünde cezalandırılırsın" dedi. Sorgu yine de gerçekleşti. Sorgulamanın ardından üsteki Türk askerler iki tercümana, "Ne sorulduğu, askerlerin nereye götürüldüğü" gibi konularda sorular sordu. Ancak ABD adına çalıştıklarını söyleyen tercümanlar bilgi vermeleri durumunda başlarına geleceklerden korktuklarını söylerek konuşmadı. AP ajansına verdikleri demeçte de sorgunun ayrıntılarını vermekten kaçındı.
Geri dönersek "vatan haini" olarak yargılanırız
Türk askerlerine olan biteni anlatmakta direnen Çelik ve Dalkılıç, çuval olayının patlak verdiği gün durumlarını değerlendirmek üzere bir odaya çekildi. Tir tir titriyor, "İçinde olmamamız gereken bir duruma düştük" diyorlardı. Tercümanlarla birlikte çalışan Amerikalı yüzbaşı Patricia Cawdrey'i uyandırdılar ve durumu anlattılar. Cawdrey, "Ülkenize dönmekten korkuyorsanız ABD'ye sığınma talep edin" önerisinde bulundu. Sonrasında bir Türk askeri yetkili, Ankara'ya gönderdiğini söylediği bir belge ile tercümanların yanına geldi. Belgede her iki Türk'ün de vatan haini olduğu yazıyordu. Çelik'in ifadesine göre Türk yetkili, "Herhalde size Amerikan pasaportu vermişlerdir" demişti.
1 milyon $ istiyorlar
Bu kez çalıştıkları tercümanlık şirketi Titan'a başvurarak kendilerini korumalarını istediler. Ancak Titan yetkilileri, "Türk vatandaşı olan iki kişiyi Türkiye'ye göndermekte bir tehlike göremiyoruz" yanıtını verdi.
İki tercüman tek çarelerinin ABD'ye sığınmak olduğuna karar vererek Irak'tan kalkan bir Amerikan kargo uçağına bindi. Delaware'deki Dover Hava Kuvvetleri Üssü'ne giderek sığınma talebinde bulundular. Göçmenlik şubesinde görev yapan ABD'li yetkili anlatılanları duyduğunda şok olmuştu. 3.5 ay boyunca başvurularına yanıt beklediler. Kasım 2003'te mahkeme kararı ile sığınma talepleri kabul edildi. İlk işleri Titan şirketini mahkemeye vermek oldu. 1 milyon dolarlık tazminat davasının önümüzdeki günlerde görülmesi bekleniyor. Şu anda Güney California'da yaşayan iki tercüman, "Eski hayatlarımızı çok özledik. Burada kimseyi tanımıyoruz. İş bulamıyoruz" ifadesini kullandı. Oğlunu en son 3 yıl önce gördüğünü söyleyen Tuncay Çelik ise "Türkiye'ye dönmekten neden korktuğumu ona söyleyemiyorum" dedi.
(vatan)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:26