Medya
  • 7.5.2008 02:26

"DEDİKODU YAZARI ERTUĞRUL ÖZKÖK"

Dedikodu yazarlığı/ ERGUN BABAHAN / SABAH 

Bir insan Türkiye'nin en büyük gazetesinin yöneticisi ve köşe yazarıysa, ülkenin Başbakanı ve en büyük medya gruplarından birini bağlayan bir konuda "dedikodu" üzerine yorum yapmaz.
"Yaparım" diyebilir ama o zaman bu dedikodu yazarlığı olur.
Rekabette ölçü tanımıyorsanız ki, bu tutumunuz onu gösteriyor, bu durum da size yakışır.
Bir telefon uzaklığındaki grup yazarlarınıza sorup doğrulatabilecek bir konuyu, "dedikodu"yu baz alarak yazmak ne kadar etik okurların takdirine bırakıyorum.
Rakip medya grubu üzerine dedikoduya dayanarak yorum yapanlar, ellerinde kendilerini savunma olanağı olmayanlar için neler yazarlar düşünmek bile istemiyorum açıkçası.
İkinci olarak o yemekte Hürriyet yazarı yoktu ama Doğan Grubu'ndan üç gazeteci vardı.
Ertuğrul Özkök işine geldiğinde İcra Kurulu Başkan Yardımcısı unvanını kullanmayı seviyor.
Bu kez, Hürriyet yönetmenliği şapkasını takmak işine gelmiş.
Oysa İcra Kurulu Başkanı olarak grubundan üç gazetecinin bu yemekte olduğundan memnun olması gerekirdi herhalde.
Kendisi dönemin iki başbakan yardımcısı Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan'la aynı sitede oturup sık sık bir araya geldiğinde sorun görmüyor.
Patronunun pijamasıyla başbakan karşılamasından rahatsız olmuyor ama kendisinin olmadığı bir yemekli toplantıdan rahatsız oluyor.
Bunu da bir memleket meselesi haline getiriyor.
Özkök anlatanın yalancısıyım demiş.
Biz kimin yalancısı olduğunu bilmiyoruz ama bu konuda Erdoğan'ın ağzından yazdıklarının yalan olduğunu biliyoruz.
SABAH o gece gündeme geldi, konuşuldu ama bu söz sarfedilmedi.
Ama amaç üzüm yemek değil de bağcıyı dövmek olunca her yol mübah hale gelebiliyor.
Onun için kalkıp bir yemekteki sohbetten çıkıp işi Yüce Divan meselesi haline getirebiliyor.
Üstlendiği görevi de çok iyi yapıyor.
Dışarıdan bakan biri oturup orada ihale zarfları açtığımız, devletin ihalesine müdahale ettiğimiz hissine kapılabilir.
Hani uzun zamandır görüşmeyen iki arkadaş karşılaşmış, hal hatırdan sonra çocukların durumunu sormuşlar.
Biri, "Sorma demiş, benim kızım işe girdi. Patronu çok seviyor. Ev aldı, araba aldı, çok iyi maaş veriyor, limiti yüksek kredi kartı var, her yere birinci sınıf uçuyor" demiş, sonra da arkadaşına "Seninki ne yapıyor" sorusunu yöneltmiş.
"O da vallaha bizimki de kötü yola düştü ama ben senin kadar güzel anlatamıyorum" cevabı vermiş.
Bu hesap, biz de oturup dedikodu üstüne yazamıyoruz, yazsak bile onlar kadar iyi beceremeyiz herhalde.

İŞTE ÖZKÖK'ÜN BUGÜNKÜ YAZISI...

İçerden yeni dedikodular/ERTUĞRUL ÖZKÖK


DÜNKÜ dedikodu yazım büyük ilgi gördü."İçerden" aktardığım bir dedikodu, dün iş ve hukuk çevrelerinde epey tartışıldı.

Bu arada Başbakanlık’tan ikinci bir açıklama geldi.

Mehmet Ali Birand ve benim yazılarımda anlatılanlarla ilgili açıklamanın üslubu çok dikkat çekiciydi.

Ben açıklamaya bir anlam veremedim.

İsterseniz birlikte okuyalım:

"Bugün Posta Gazetesi’nde Mehmet Ali Birand ve Hürriyet Gazetesi’nde Ertuğrul Özkök imzalı köşe yazılarında Sayın Başbakanımıza atfen yer verilen ifadeler de aynı çerçevede değerlendirilmektedir.

Yoruma konu yapılan meselelerin sohbet sırasında konuşulmuş olması, Sayın Başbakanımıza atfedilen ifadelerin doğru olduğu anlamına gelmemektedir.

Her şeyden önce Sayın Başbakanımız adına dil belirlemek ve ifade seçmek gazete yazarlarının ne görevi ne de hakkı değildir.

Not alınmayan ve kayıt tutulmayan özel bir sohbetin, izlenim sınırlarının dışına çıkan haberlere konu yapılması kabul edilemez. Aksi, gazeteciler tarafından Sayın Başbakanımıza atfen seçilen dil ve ifadelerin kabulü anlamına geleceği için bu açıklamanın yapılması zorunlu görülmüştür."

* * *

Gelin bu açıklamayı birlikte analiz edelim.

Başbakanlık yazdıklarımız için "Doğru değildir" diye bir ifade kullanmıyor.

Onun yerine, "Doğru olduğu anlamına gelmemektedir" gibi muğlak ve bağlayıcı olmayan bir ifade tercih ediliyor.

Başbakanlık Basın Danışmanı Akif Beki, bir dil uzmanıdır.

"Semiotik", "semioloji" gibi kavramları çok iyi bilir.

Dolayısıyla direkt ifade yerine, muğlak bir anlatımı tercih etmesi, ne kadar zorlandığını açıkça gösteriyor.

O nedenle hayatımda, yazımla ilgili hiçbir açıklamayı bu kadar büyük bir iç rahatlığı ile köşeme koymuyorum.

Ayrıca İstanbul ve Ankara’da yaşayan gazeteciler, yemeğe katılan gazetecileri tanıyanlar, hem Birand’ın, hem benim yazdığım şeylerin doğru olduğunu çok iyi biliyorlar.

İsterseniz yazımı yazarken dikkat ettiğim bir ayrıntıyı da burada anlatayım.

Bana gelen ilk bilgi, direkt yemeğe katılan bir kişiden değildi.

O bilgide, Sabah-atv ihalesi için Başbakan’ın, "Ben müdahale etseydim, 600-700 milyon dolara satılırdı" dediği belirtilmişti.

Bunun üzerine, yemeğe katılan iki kişiyi arayıp, bu ifadenin doğru olup olmadığını sordum.

Her ikisi de, "Hayır, 600-700 milyon dolar gibi bir rakam telaffuz etmedi" dedi.

Ama her ikisi de, dün yazdığım bilgiyi teyit etti.

Konuşma şehveti denen şey zaten budur. Bir şeyi söylersiniz, ama ertesi gün onu, kağıt üzerine yazılı görünce ürkersiniz.

* * *

Neyse, ben yine araştırmacı gazeteciliğime devam edeyim.

Yemeğe eşli davet yapılmış.

Bir de şunu öğrendim.

Çağırılacak gazeteciler listesini Başbakanlık yapmış.

O listede, daha sonra yemeğe katılanlardan birinin adı yokmuş.

Onu da ev sahibi Can Paker ekletmiş.

Ancak o ismi Başbakanlığa kabul ettirmede epey zorlanmış.

Bir ara kadınlar bir köşeye, erkekler başka bir köşeye çekilmiş.

Kadınlar, Emine Erdoğan’la sohbet etmişler.

Emine Erdoğan eşinden söz ederken hep "Başbakanımız" ifadesini kullanıyormuş. Bu arada üç çocuk meselesi de açılmış.

Emine Erdoğan da eşi gibi üç çocuğu savunmuş.

Bunun bilimsel bir izahı olduğunu, 2030’da Türkiye’nin nüfusunun azalmaya başlayacağını anlatmış.

* * *

Bazı gazeteciler, Başbakan’a üç konuda daha sertleşmesi tavsiyesinde bulunmuş.

"Anayasa değişikliği yaparak, Anayasa Mahkemesi’nin yetkisini azalt. Askerin daha çok üstüne git. Ergenekon’da çıtayı daha da yükselt."

Bunların akılsız dost mu, yoksa akıllı düşman mı olduğuna karar veremedim.

İçerden dedikodularım burada bitiyor.

Güncellenme Tarihi : 15.5.2016 09:01

İLGİLİ HABERLER