DEMİRKAZIK'TAN, 'PKK PROPAGANDASI YAPSAM KAZANIRDIM' İDDİASI
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın ilk duruşmasına Nil Demirkazık ile avukatı Berivan Melik katıldı. Kimlik tespiti sırasında, mesleği için ''Sivil toplum örgütü lideriyim'' ifadesini kullanan Demirkazık, savunmasında, ''tek suçunun bu ülkeyi sevmek olduğunu'' söyledi.
Demirkazık, ''Devletime, milletime, bayrağıma karşı herhangi bir suç işlemedim. Şoven milliyetçilerin hedefi olmam dolayısıyla yargılanıyorum'' diyen Demirkazık, kendi internet sitesine suç unsuru oluşturacak şeyler koymadığını savundu.
''KÜRDİSTAN ROZETİ''
Mahkeme Başkanı Mehmet Orhan Karadeniz'in ''Kürdistan rozeti'' taktığını hatırlatması üzerine Demirkazık, Çocuk-Der Genel Başkanı olması dolayısıyla, bir çocuk derneğinin açılışına katılmak için Türk iş adamlarının daveti üzerine Erbil'e gittiğini, orada resmi görevli kişilerle görüştüğünü ve rozetin de o sırada kendisine verildiğini anlattı.
Rozeti taktığında, gazetecilere, ''rozeti kendisine takan kişilerin görüşünü aktardığını'' savunan Demirkazık, ''ancak basının, bunu kendi görüşüymüş gibi yansıttığını'' ileri sürdü.
İddianamede yer alan ''rozetin Suriye, İran, Irak ve Türkiye'deki Kürdistan topraklarını temsil ettiğini söylediği'' şeklindeki ifadeyi kabul etmediğini söyleyen Demirkazık, daha önce aynı rozet dolayısıyla hakkında açılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını bildirdi.
''Kendi internet sitesine başkalarının girdiğini, bu nedenle sitede yer alan yazıların kendisine ait olmadığını'' söyleyen Demirkazık, bu konuda bir davanın sürdüğünü ifade etti.
Demirkazık, bazı basın-yayın organlarına da yansıyan ''silahlı faaliyet yürüten terör örgütü mensuplarının kıyafetlerinden giyerek, elinde kalaşnikof silah ile çektirdiği fotoğraflarla'' ilgili olarak ise Kuzey Irak'ta bir kaymakamı ziyaret ettiğini, kıyafetin onun kıyafetlerinin aynısı olduğunu söyledi.
Silahın da kaymakamın olduğunu ifade eden Demirkazık, fotoğrafı ''anı'' için çektirdiğini kaydetti. ''Nevruz kutlamalarında Diyarbakır'da bölücü örgütün sözde bayrağı altında fotoğraf çektirdiği'' iddialarının hatırlatılması üzerine, nevruz kutlamalarının kalabalık olduğunu ve o sırada bunu fark etmediğini söyledi.
Demirkazık, ''bazı kamu kurumlarında Kürtlere karşı kin ve düşmanlık duyulduğuna dair bir söz söylemediğini'' savundu. Bölücü örgütün propagandasını yapmadığını tekrarlayan Demirkazık, ''2007 seçimlerinde Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili adayıydım. Sadece 175 oy aldım. PKK propagandası yapsaydım, Diyarbakır'dan 175 oy mu alırdım?'' diye sordu. Demirkazık, suçsuz olduğunu savunarak, beraatini talep etti.
DEMİRKAZIK'IN BABASINDAN MAHKEMEYE DİLEKÇE
Mahkeme Başkanı Karadeniz, babasının kendisi hakkında mahkemeye, ''psikolojik rahatsızlığı olduğu'' yönünde dilekçe verdiğini açıkladı. Bunun üzerine Demirkazık, akıl sağlığının yerinde olduğunu ifade ederek, babasının duyduğu endişe üzerine, kendisini kurtarmak için bunu yaptığını düşündüğünü kaydetti. Mahkeme Başkanı Karadeniz'in, ''Sen de bırak bu işleri'' demesi üzerine Demirkazık, sokakta yaşayan binlerce çocuk olduğunu ve bu çocukları kurtarmaya çalıştığını söyledi. Bunun üzerine Karadeniz, ''Buna senin de benim de gücüm yetmez. Yaşamana bak'' dedi. Demirkazık'ın avukatı Melik de dosyada müvekkilinin müsnet suçu işlediğine dair bir delil olmadığını savundu.
Müvekkilinin göz önünde bir kişi olduğunu, kaçma ya da delil karartma ihtimalinin bulunmadığını ve uzun süredir cezaevinde tutulduğunu ifade eden Melik, Demirkazık'ın tahliyesini talep etti.
Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili ise mevcut delil durumuna göre Demirkazık'ın tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti, babasının dilekçesi doğrultusunda Demirkazık'ın akli dengesinin tespiti için Ankara Numune Hastanesine sevk edilerek ön rapor alınmasına, raporun gelmesinin ardından Demirkazık'ın Adli Tıp Kurumuna sevkinin değerlendirilmesine karar verdi. Demirkazık'ın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, dava dosyasındaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Davanın iddianamesinde, Demirkazık'ın, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 220/7. maddesi yollamasıyla ''terör örgütü üyesi olmak'' suçunu düzenleyen 314/2. maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. ve 7/2. maddesi uyarınca 8 yıl 6 aydan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 14:18