"DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİ DEVAM EDECEK"
WASHINGTON - Transatlantik Akademisi Uzmanı Joshua Walker, bir çok Amerikalı ve Avrupalı'nın DTP'nin kapatılmasından kaygı duyduğunu söyledi.
Türkiye'deki "tüm Kürt partilerin kapatıldığını" ileri süren Walker, "Talihsiz bir şey ama böyle olacağı tahmin ediliyordu, hepimiz bekliyorduk" dedi.
DTP'nin kapatılmasının zamanlamasının "çok kötü" olduğunu belirten Walker, "Bundan daha kötü bir zamanda olamazdı. Hükümetin demokratik açılımına zarar verdi, açılımın üzerine doğrudan bir etkisi olacağını sanıyorum" diye konuştu.
DTP'nin kapatılmasıyla Türkiye'de "Kürtleri kimin temsil ettiği sorununun" ortaya çıktığını ileri süren Walker, "DTP tarzı bir partiye her zaman ihtiyaç vardır. Yeni bir Kürt partisinin yaratılacağına eminim" dedi.
-"DEMOKRATİK AÇILIMIN DURACAĞINI ZANNETMİYORUM"-
Joshua Walker, DTP'nin kapatılmasının "demokratik açılım" sürecini durdurmayacağını savunarak, hükümetin konuyla ilgili elinden geleni yaptığını söyledi.
Walker, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hükümet ne olursa olsun sürece devam edecek, 7 askerin şehit edilmesi bile bunu durdurmadı. İnşallah olmaz ama büyük bir saldırı olsa bile ben bu sürecin duracağını zannetmiyorum. Hükümet ve Başbakan konuyu şahsi bir durum haline getirdi. Başbakan'ın böyle meseleleri şahsi olarak aldığı her durumda inatçı davrandığını görüyoruz. Başka siyasetçi bu tür durumda süreci bırakabilirdi. Açılımı durduracak bir senaryo bile düşünemiyorum."
-"ÇOK KAYGILIYIM"-
Walker, Türkiye'nin geleceğine dair "çok kaygıları" olduğunu ifade ederek, "Kürt sorununa siyasi çözüm bulunamazsa askeri çözüm gündeme gelecek ki bu çok daha fazla kutuplaşmaya yol açacak." dedi.
Türkiye ile Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetiminin ilişkilerinin geliştiğini de hatırlatan Walker, DTP'nin kapatılmasının iki tarafın ilişkilerini çok etkilemeyeceğini, ama bölgenin "Türkiye'nin güvenilirliğine" dair inancını azaltabileceğini, Türkiye'nin bölgesel rol oynama arzusuna da zarar verebileceğini söyledi.
-"SİYASETİ TEMEL ALAN PARTİ OLMALI"-
Washington Enstitüsü Türkiye Uzmanı Soner Çağaptay ise, Türkiye'nin toplumsal barışının devamı için DTP'den sonra kurulacak partinin "Şiddeti, DTP'den daha fazla reddetmesi ve toplumsal meseleleri çözümde siyaseti temel alan bir parti olması gerektiğini" söyledi.
"Demokratik açılım paketinin, iyi niyetli, Kürt sorununa çözüm bulmak ve PKK terörünü sona erdirmek için başlatılmış olsa da Kürt meselesine etnik çözüm getirmeyi amaçladığı için Türkiye'de geri tepki yarattığını" savunan Çağaptay, şunları kaydetti:
"Türkiye gibi etnik kimliklerin önemli olmadığı bir ülkede, bir etnik kimliğe olağandan fazla vurgu yaparak bir geri tepki oluşturdu. Türkiye'de etnik bazlı fay hattı ortaya çıkıyor gibi gözüküyor. Bu bakış açısı üzerinden sınırlı da olsa sokaklarda sosyal şiddet var. Bunun büyümemesi için DTP'den sonra kurulacak partinin alması gereken tavır, bu etnik fay hattını bastırıcı bir tavır olmalı, yangına körükle gidilmemeli, şiddeti öneren parti olmaktan vazgeçmesi gerekiyor."
-HENRİ BARKEY: BDPYİ KAPSAYACAK AÇILIM OLMALI-
ABD'deki düşünce kuruluşlarından Carnegie Endownment uzmanı, Lehigh Üniversitesi uluslararası ilişkiler profesörü Henri Barkey, DTP'nin söylemleri nedeniyle kapatıldığını ve bunu haksız bulduğunu söyledi.
DTP'nin kapatılmasıyla birlikte "demokratik açılımın da kapandığı" yönündeki sözlere katılmadığını vurgulayan Barkey, açılımın "yara aldığını" ancak devamının hükümetin isteğine bağlı olduğunu kaydetti.
Barkey, "Tabii, DTP'nin orada olmaması önemli ama şuna unutmamak lazım ki, zaten hükümet DTP'yi bu demokratik açılıma dahil etmemişti. DTP'den arınmış bir demokratik açılımdı bu" dedi.
DTP'nin tabanında ortaya çıkan rahatsızlığın yatıştırılması gerektiğini anlatan Barkey, bu kesimin "demokratik açılım"a dahil edilmesi gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"DTP'nin kapatılmasında geri dönüş yok. Ama bir Barış ve Demokrasi Partisi var. Bu yeni bir parti ve tam DTP'nin partisi değil. Kendisine özgü bir kadrolaşması var. DTP'nin milletvekilleri geçebilir ama önemli olan bu partinin, DTP'de olan hataların yapılmaması için, bir şekilde bu açılımın içine alınması lazım. Belki bugün öğrenilmesi gereken bir ders varsa, o da DTP'nin yerine gelecek olan Barış ve Demokrasi Partisi'ni kapsayacak bir demokratik açılım olması gerektiği.''
"Demokratik açılım"ın "şiddetin sona ermesi ve PKK'nın artık silahsızlanması ve bir savaş unsuru, örgüt olarak ortadan kalkması için şans" olduğunu belirten Barkey, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hükümetin yapmak istediği yeni bir atılımda bulunup, yeni bir sürecin başlamasını sağlamak. Bu tür konularda ekstrem uçlar her zaman süreçleri baltalamaya çalışacaktır. Bunu önceden düşünüp, onlara karşı pozisyon almak, halkı hazırlamak lazım. Mesela Reşadiye'deki olay, belki de PKK'nın açılıma karşı olan ögeleri yapmıştır.''
Kuzey Irak'taki bölgesel Kürt yönetiminin Türkiye'ye büyük faydaları olacağını dile getiren Barkey, ''Hep denir; 'Türklerin Türklerden başka dostu yok, 'Kürtlerin dağdan başka dostu yoktur' denir. Halbuki bu değişti son bir sene içinde ve artık Kürtlerin Türklerden başka arkadaşı yok.''
-BAŞBAKANIN TUTUMU-
Bu noktada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ulusa Sesleniş" konuşması yapıp, açılımın içeriğini daha açıkça anlatması ve somutlaştırması gerektiğini belirten Barkey, partilerin kapatılmasını zorlaştıracak kanun ve Anayasa değişikliği de yapılmasının uygun olacağını kaydetti. Barkey, "Sonra da belki Başbakanın belki de kapatılan partinin geri kalan 19 milletvekiliyle görüşmesi, onlara Barış ve Demokrasi Partisi'ne katılıp bir daha Meclis'e dönmelerini söylemesi ve ilerde daha kapsamlı şekilde beraber çalışacaklarına dair söz vermesi lazım" ifadesini kullandı.