Gündem
  • 19.1.2008 16:29

"DENİZ BAYKAL'I MAHKEMEYE VERECEĞİM"

"BAYKAL HAKKINDA DAVA AÇACAĞIM"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu AK Parti'nin nedense Ankara ile Atatürk'le derdi var" sözleri nedeniyle CHP Genel Başkanı Deniz Baykal hakkında dava açacağını söyledi.

Baykal'ı eleştiren Erdoğan, "Önce sen dön kafanın içini tezekkür et. Şu anda İş Bankası'nın yönetim kurulunda 4 tane CHP üyesi var. Sayın Baykal İş Bankası'nı Ankara'dan İstanbul'a niye götürdünüz? İş Bankası'nın kurucusu kim Atatürk. Niye İstanbul'a getirdiniz. Cevap veremez. Çünkü bunların akşam söylediği ile sabah söyledikleri farklıdır. Akşam farklı yatar, sabah farklı kalkarlar. Biz İstanbul bir ticaret merkezi, bunu dünyada herkes kabul ediyor. Türkiye'nin ekonomi merkezi İstanbul. Burada biz finansı daha da hareketli hale getirelim diyoruz. Hepsini İstanbul'da toplayalım dedik. İstanbul'da toplamak suretiyle finans sektöründe canlılığı artıralım dedik" diye konuştu.


Partili kadınlara da seslenen Erdoğan, "Nüfusun yarısını dışlayan, kadınlarımızı, annelerimizi, kızlarımızı dışlayan bir siyaset, siyaset olamaz. Göstermelik bir temsil hakkıyla kadınların iradesine ipotek koyan ve onların sadece oylarını isteyen bir siyaset kurumuyla, gerçek bir demokrasi inşa edilemez" açıklamasında bulundu.


Erdoğan, Türkiye'ye yeni bir siyaset getiren AK Parti'nin, önceki iktidarlar
gibi göstermelik parti organları oluşturmadığını söyledi.

AK Parti'nin, milletin bütün gücünü kadınıyla, erkeğiyle harekete geçirdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, . "AK Parti'yi kurduğumuz gün, siyasetimizin rotasını milletimizin bütün fertlerinin birliğinde görmüştük. İşte siyaset rotamızın vardığı yer burasıdır. Milletimize güvenerek yola çıktık. Milletimiz kendine gala yı çıkarmasınlar. Biz üvenenlere güven verdi. Türkiye'de siyasetinnkuvvetler ayrılığı prensibi varsa, bu ülkede yas saygınlığının
bitme noktasına geldiği bir dönemde umudun kapılarını böyle açtık. 14 Ağustos 2001 'milletin bahtı, ülkemizin bahtı kapandı' deniyordu. Kapanmadığını gördük. Allah'ın izniyle bu şerefli emanet bizim omuzlarımıza yüklendi. Bizim siyasetimiz milletimizi ve devletimizi güçlendirme siyasetidir. Bu yolda çok kısa zamanda büyük başarılara imza attık. Çok daha büyüklerine imza atacağız" şeklinde konuştu.


Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye'yi bütün meseleleriyle bir bütün içinde ele aldığını söyledi. Hükümetin, gençlere, kadınlara, çiftçilere hitap ederken ayrı bir dil kullanmadığını ifade eden Erdoğan, "Ekonomiden uluslararası ilişkilerimize, enflasyondan büyümeye kadar ülkemizi karanlık bir tünelden çıkardık ve aydınlığa kavuşturduk. Biz, gençlerimize hitap ederken ayrı bir dil, kadınlarımıza hitap ederken ayrı bir dil, çiftçilerimize hitap ederken ayrı bir dille seslenmiyoruz. Biz Türkiye'yi bütün meseleleriyle bir bütün içinde ele alıyoruz. Biz AK Parti'yi kendi özel duygularımızın sesiyle kurmadık. Biz AK Parti'yi milletimizin talebi üzerine kurduk. AK Parti milletimizin bir ihtiyacı olarak ortaya çıktı. 81 vilayette kamuoyu araştırmalarımızı yaptıktık ve bu araştırmaların neticesinde milletimiz dedi ki 'evet bu işe ihtiyaç var, zamanı geldi, sizi bekliyoruz kurunuz partiyi'. Türkiye'de şu an kadın kolları olarak. 850 ilçede örgütü olan başka hiçbir siyasi parti yok. Kadınların siyasetle ilişkisi, ülkenin bütün meselesiyle, dünyanın bütün meseleleriyle ilişkisi anlamına geliyor" dedi.

"KADINLARIMIZ, GELECEĞE YÜRÜYEN TÜRKİYE'NİN DE MİMARLARIDIR"
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:


"Hanımların etkili olmadığı bir siyasi hareketi, sadece renksiz ve derinliksiz bulmakla kalmıyor, demokrasinin temsil kabiliyeti bakımından da sakıncalı ve sağlıksız buluyorum. Hanımlarımız sadece bu ülke nüfusunun yarısını teşkil etmiyor. Aynı zamanda Türkiye'nin yaşadığı bütün krizlerin aşılmasında en ağır yükü yükleniyor, en büyük fedakarlığı yapıyor. Hanımlarımızın engin fedakarlıkları olmasa bu toplum, bu büyük ekonomik depremlerin enkazı altından çıkamazdı. Yaşanan onca sıkıntıya, yokluğa,yoksulluğa rağmen çocukları karnı tok tolaştıran, eksikleri kapatmak için çırpınan kadınlarımız bugün ayağa kalkıp geleceğe yürüyen Türkiye'nin de mimarlarıdır. Demokrasinin temsili için kadınlar siyasette yer almalı. Biz görevi devraldığımızda Türkiye dünyada 180 ülke arasında 26. sıradayken, şu anda 17. sırada. 2002 yılında Türkiye Avrupa'nın 12. büyük ekonomisi iken, bugün 6. büyük ekonomisi durumuna geldi. Dünyada küresel sermayenin girişi bakımından 217 ülke arasında biz göreve geldiğimizde 53.
sıradayken, şimdi 16. sıraya yükseldik. Göreve gelmeden önce Türkiye'ye giren yıllık küresel sermaye 1 milyar dolardı ama şimdi 2006'da 20 milyar dolara çıktık, 2007'de yine 20 milyar civarındayız. 25 AB ülkesine kıyasla Türkiye bütçe açığının gsmh oranı bakımından en yüksek oranlı ülkeydi, bugün bütçe fazlası veren 9. ülkeyiz. Türkiye'ye inanmayanlar, Türkiye'ye güvenmeyenler, Türkiye'nin başarala yı çıkarmasınlar. Biz ısını dinnkuvvetler ayrılığı prensibi varsa, bu ülkede yasışarıda arayanlar nereden nereye geldiğimizi görmek istiyorlarsa önce bu rakamlara baksınlar. Göreve geldiğimizde Türkiye'nin milli geliri 181 milyar dolardı. Bu oran şimdi 489 milyar dolar. Göreve geldik, Türkiye'de ihracat 36 milyar dolardı, biz 5 senede bunun üzerine 100 milyar dolar ilave ettik. Yan gelip yatarak bunlar olmuyor, çalışarak oluyor".

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 14:15

İLGİLİ HABERLER