Deniz Feneri CHP'yi de salladı!
CHP'nin 2008 ve 2009 yılı hesaplarını inceleyen Anayasa Mahkemesi, Deniz Feneri Davası için yapılan mahkeme masraflar ile CHP Lideri Deniz Baykal'ın düğünlerde taktığı bilezik ve altınlar ile parti Saymanı Mustafa Özyürek'in gönderdiği 'çiçek' masraflarını da parti gideri saymadı.
Ayrıca partiye kayıtlı olmayan araçlar için yapılan benzin masrafları, cezalı gaz ve telefon faturaları, Halk-TV'ye yapılan canlı yayın masrafları ile Mahkeme bu şekilde, 1.4 milyonluk gideri kabul etmeyerek, Hazine'ye irad kaydedilmesine karar verdi.
CHP'nin gelir ve giderleri Anayasa Mahkemesi'ne takıldı. Mahkeme, 2008 yılı hesaplarında 1.3 milyonluk harcamanın siyasi parti faaliyetleriyle ilgisi olmadığı gerekçesiyle 'reddine' karar verdi. Ayrıca parti gideri olarak gösterilen bilgisayar ve televizyonların 'demirbaş' olarak kaydedilmesi konusunda uyardı.
2009 yılı hesaplarında ise, Deniz Feneri'yle ilgili dava giderinin partiyle ilişkisi soruldu. CHP Lideri Baykal ile MYK Üyesi Ali Kılıç'ın manevi tazminat davası açılması üzerine Avukat Ali Gülen'e yapılan 15 bin avroluk ödemenin partiyle ilişkisi soruldu. Parti yetkililerinin, bu masrafların Deniz Feneri ile ilgili olarak şahıslar adına değil parti adına bir ödeme olduğu açıklaması mahkemece kabul görmedi. Mahkeme, "Parti yetkilileri verilen mütalaaların veya görüşlerin Parti ile ilişkisini kanıtlayan belge ve bilgi sunmamışlar, parti adına yapılan ödemeler olması nedeniyle kayıt altına alındığını ifade etmişlerdir. Bu kişiler Parti üyesi olsalar da dava giderleri şahsi olduğundan yapılan giderlerin Parti tüzel kişiliğince karşılanmaması gerekir. Verilen görüşlerin Parti tüzelkişiliği yerine kişilerle ilgili olması ve istenen bilgilerin verilmemesi nedeniyle söz konusu giderlerin Parti tarafından karşılanmaması gerekir. Bu nedenle 46.961,40TL.nin Hazine’ye irad kaydedilmesi gerekir " denildi. Bu görüşe sadece üye Osman Alifeyyaz Paksüt katılmadı.
DÜĞÜN TAKISI DA REDDEDİLDİ TRAFİK CEZASI DA
- 2009 yılı hesaplarında, partiye ait araçların muayene ücretlerinin gecikmesi, trafik cezası gibi parti görevlilerinden kaynaklanan nedenler dolayısıyla yapılan 985 liralık gider;
- Genel Başkanın düğünlerde taktığı 20 bin 150 liralık takı, parti yetkililerinin 'genel başkanın şahsi temsili değil, partiyi temsilidir, tıpkı çiçek çelenk gibi' savunmalarına rağmen, mahkeme tarafından kabul edilmedi. Gerekçede, "2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 3. maddesine göre siyasî partiler tüzük ve programlarında belirlenen görüşler doğrultusunda siyasî etkinlikte bulunan kuruluşlar olduklarından giderlerinin de amaçlarına uygun olması gerekir.
Muhtelif cins ve adette altın ve takı alınarak yapılan giderlerin, Parti’nin siyasî faaliyetleri içinde değerlendirilmesi mümkün olmadığından 20.150TL tutarındaki söz konusu Parti giderinin 2820 sayılı Yasa’nın 75. maddesi uyarınca Hazine’ye irad kaydedilmesi gerekir" denildi.
- Belgesi olmadığı gerekçesiyle 180 bin liralık doğalgaz faturaları, fotokopi giderleri, şahıslara yapılan ödemeler de mahkemece gider olarak kabul edilmedi.
- Genel Sayman Mustafa Özyürek'in gönderdiği 62 bin liralık çiçek faturası da parti gideri olarak kabul görmedi. (Aysel Alp - Hürriyet)
Anayasa Mahkemesi maksatlı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin mali denetimine ilişkin kararıyla bir partinin kendi siyasi faaliyetleri için yapması zorunlu olan hiçbir adım atılamayacağını, Yüksek Mahkemenin maksatlı bir şekilde, seçim çalışmaları nedeniyle yapılan harcamaları bile siyasi faaliyet alanı dışında bıraktığını savundu.
Oran, yaptığı yazılı açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin 2008 ve 2009 yılları kesinhesabı incelemesini değerlendirdi.
Anayasa Mahkemesi'nin rutin olarak yaptığı incelemeler kapsamında, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin verilmiş mali denetim kararının incelenmesi sonrasında, Anayasa Mahkemesi'nin son derece siyasi, yanlı ve daraltıcı bir yorum yaptığının, siyasi faaliyet alanını son derece kısıtlayıcı davrandığının ortaya çıktığını savunan Oran, şunları kaydetti:
''Anayasa Mahkemesi, Maliye Bakanlığı tarafından kabul edilen harcamalara ilişkin belgeleri bile tanımamaktadır. Nitekim Vergi Usul Kanunu'nca kabul gören aslı ve onaylı sureti olan faturalar bile Anayasa Mahkemesi tarafından kabul görmemiştir. O verilen kararda her siyasi partinin yapmakta olduğu mecburi medya hizmetleri alımı, canlı yayın ve link tahsisi gibi işlemler, partiyi temsilen açılan TRT ve Deniz Feneri gibi davalardaki mahkeme giderleri, kendi personeline, güvenlik görevlilerine veya gönüllülerimize verilmiş olan yemekler bile faaliyet alanı dışında bırakılmış, adeta buralardan bir usulsüzlük yaratılmaya çalışılmıştır. Parti adına, partinin yetkili organları tarafından alınan karar doğrultusunda ilgili görevliler tarafından yapılan seyahat masrafları, bayram ve yılbaşı münasebetiyle parti personeline alınan çikolata, gençlik ve kadın kollarının yapmış olduğu seçim harcamaları ve daha birçok usule uygun olarak yapılmış harcama da usulsüz sayılmıştır.''
Alınan bu kararın tüm siyasi partilerin geçmişte yaşanan sıkıntıların ortadan kaldırılması adına birleşerek çıkarttığı 6111 sayılı Yasa'yla ortaya konulan iradeye de aykırı olduğunu ve çeliştiğini ileri süren Oran, ''Anayasa Mahkemesi'nin bu görüşüne göre, bir partinin kendi siyasi faaliyetleri için yapması zorunlu olan hiçbir adım atılamaz. Anayasa Mahkemesi maksatlı bir şekilde, seçim çalışmaları nedeniyle yapılan harcamaları bile siyasi faaliyet alanı dışında bırakmış durumdadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile tanınan açık, dinamik, demokratik siyaset alanını da hareketsiz bırakacak bir adım atmıştır'' değerlendirmesinde bulundu.
Oran, Anayasa Mahkemesi'nin tüm partilere eşitlikçi bir şekilde, her türlü siyasi görüş ve ideolojik bakış açısından uzak olarak karar vermesi gerektiğini vurgulayarak, temyiz olanağı olmayan bu kararı da kamu vicdanına havale ettiklerini belirtti.