Gündem
  • 10.3.2026 11:31

Denizli'deki cehennem kapısı 1966 yıldır açık!

Dün üst merkezi Denizli’nin buldan ilçesi olan 5.1 büyüklüğündeki deprem bölgede paniğe neden oldu. 2024’te de Denizli’de 4’ten büyük depremler sıklıkla yaşanmış ancak peşinden büyük bir deprem gözlenmemişti. Peki bu kez kayıtlara geçen 5.1'lik sarsıntı Denizli'nin 60 yılında açılan ‘cehennem kapısına’ işaret ediyor olabilir mi? Doç. Dr. Bülent Özmen açıkladı.

Denizli Pamukkale’de bulunan ve devasa taş yapıların kalıntılarıyla misafirlerini karşılayan şehir, takvimler 60 yılını gösterdiğinde büyük bir depremle yüzleşene kadar tüm heybetiyle önemli bir merkez olmuştu.

 Ancak büyük sarsıntıdan kısa süre sonra kadim şehir için ‘cehennem kapıları’ açılmış ve Hierapolis’teki yaşam son bulmuştu. Asırlar sonra yeniden keşfedilene kadar pek çok kez daha yer sarsıntılarıyla yüzleşecek şehir her geçen gün biraz daha yok oluyordu.

 Bugün bilinse de o günlerde antik şehrin kurulduğu nokta ile ilgili ‘can alıcı’ bir sorun vardı. Önemli depremler oluşturabilecek bir fayın üzerinde koskoca bir tarih inşa edilmişti. 

Bu da şehrin bugünlerde ayakta kalan çok az bir kısmı olmasını açıklıyordu. Tabii bir de yıllardır açıklanamayan ve 60 yılında açılmış bir ‘cehennem kapısı’ da vardı. 

HİERAPOLİS’İN ‘CEHENNEM KAPILARI’ HÂLÂ AÇIK MI?

Depremden asırlar önce kurulan Hierapolis Antik Kenti, bu depremle yerle bir olmuş ve asırlar sürecek bir gizemi de başlatmıştı. Antik kentte bulunan bir kapı, içeri girenlerin bir daha gökyüzünü göremeyeceği bir yere gidiyordu. Oranın gizemi pek çok kişi tarafından çözülmek istense de gidenler geri dönmedikleri için bu kapının ismi ‘cehennem kapısı’ olmuştu. 

2021’e kadar pek çok iddia ortaya atılsa da ‘cehennem kapısının’ gizemi bilimsel şekilde o yıl açıklanmıştı. ‘Cehennem kapısının arkasındaki mağara, bir fay üzerindeydi ve 1966 yıldır durmaksızın karbondioksit yayıyordu.

ŞİFRESİ ZEMİNDE! ‘6’YI GEÇEN HER DEPREMDE CİDDİ ŞEKİLDE ETKİLENİR’

Denizli için tek tehlike deprem sarsıntısı da değildi. Tehlike ve riski ayıran en önemli unsurlardan biri, şehir kurulurken göz ardı edilmişti. Denizli, alüvyal bir zemin üzerine, yüksek katlı betonarme yapılarla kurulmuştu. Böylece doğanın getirdiği deprem tehlikesi, yapıların kalitesizliğiyle birleşince ortaya yıkım ve can kaybı gibi hayati riskler çıkarıyordu. Bu zemin özelliklerinin bir etkisi de Doç. Dr. Bülent Özmen’e göre çevredeki faylanmayla da açıklanabilirdi. “Denizli ili Büyük Menderes Grabeni, Gediz Grabeni, Sarayköy fay zonu, Pamukkale fay zonu, Denizli fay zonu, Honaz fayı, Kaklık fayı olarak isimlendirilen faylar bölgeyi etkilemesi olası faylardır.  Bu faylarda olabilecek ve 6 büyüklüğüne geçecek her depremden bölge önemli derecede etkilenecektir” diyen Doç. Dr. Özmen, hangi yapıların daha riskli olduğunu ve bölgede deprem tekerrür süresini de anlatarak sözlerini noktaladı.

MİLLİYET

Güncellenme Tarihi : 10.3.2026 11:38

İLGİLİ HABERLER