Denktaş, Kıbrıs'ta iki kesimde yapılan referandumlardan sonra ortaya çıkan sonuçlara herkesin saygı göstermesini istedi.
Cumhurbaşkanlığı'ndan verilen bilgiye göre Denktaş, İsviçre'de bu yıl 15.'si düzenlenen Crans Montana forumunun ''AB'nin genişleme süreci'' konulu panelinde bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs-AB ilişkileri ve bu bağlamda AB'nin yapısı konulu konuşmasında, ''AB'nin 25 üyenin oluşturduğu sütunlardan meydana gelen, adalet, demokrasi, insan hakları, barış içinde birlikte yaşama ve refah gibi kavramlar üzerine kurulan bir yapı olduğunun'' altını çizerek, bu kavramların sözde kalmamasını istedi.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında iki eşit ayaklı bir sütundan oluşturulduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Denktaş, ancak bunun Rumlar tarafından yıkıldığını söyledi.
Rumların 40 yıldır ''Kıbrıs Cumhuriyeti'' unvanı arkasına saklanarak Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp ettiklerini anlatan Denktaş, ''Rumlar 40 yıldır Kıbrıs'a sahip çıkma siyasetini yürütüyorlar. Dünya da onları Kıbrıs'ın meşru hükümeti olarak tanımak suretiyle destek veriyor. Artık dünya bu desteği vermekten vazgeçmeli, onlara Kıbrıslı Türklerin hükümeti olmadıklarını söylemeli'' dedi.
KIBRIS'TA İKİ AYRI YAPI OLDUĞU TESCİL EDİLDİ
''Referandum süreci ile birlikte yaşananların Kıbrıs'ta yasal bir hükümet olmadığı gerçeğini gözler önüne serdiğini'' belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, şöyle devam etti:
''Referandum sürecinde ben 'hayır' kampanyası yaptım. O günlerde AB ve ABD tarafından halkıma referandumda 'evet' denilmesi durumunda yapılacağı sözü verilenlerin yapılacağına inanmamıştım. Çünkü bugüne kadar çok sözler verildiğine, ancak yapılmadığına bizzat şahit oldum. Ama halkım referandumda Kıbrıs'ın eşit koşullarda yeniden birleşmesine ve AB'ye girişe 'evet' dedi. Ben buna saygı gösteriyorum. Herkes de buna saygı göstermeli. Referandumlar Kıbrıs'ta iki ayrı halk olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kıbrıs'ta iki ayrı yapı olduğu tescil edildi. Bu çok önemlidir. Kıbrıslı Türkler referandumda AB'ye 'evet' dediler, ancak dışarıda kaldılar. Referandumda 'hayır' diyen Rumlar ise bugün tüm Kıbrıs adına AB'ye girdiler. Rumlar hem AB'ye girişe, hem de adanın yeniden birleşmesine 'hayır' dediler. Peki şimdi referandumlar sonrasında ortaya çıkan bu gerçeklere rağmen Kıbrıslı Türklere yapılan uygulamalar hangi adalet ve demokrasi ilkeleri ile bağdaştırılabilir? AB Kıbrıs'ın hepsini aldığını söylüyor, ama aslında yarısını dışarıda bıraktı. Bugün AB 25 üyeli değil 24,5 üyeli bir oluşumdur. Rumlar Kıbrıslı Türkleri temsil edemez.
VERİLEN SÖZLER...
Referandum öncesinde Kıbrıslı Türklere verilen sözlerin tutulmasını isteyen, ambargoların ve izolasyonların kaldırılması gereği üzerinde duran Cumhurbaşkanı Denktaş, AB'nin Kıbrıs'taki gerçekleri ve referandum sonrasında ortaya çıkan durumu dikkate alarak taraflara eşit davranması çağrısı yaptı.
Denktaş, ''Referandum sonrası gelinen bu yeni aşamada Rumlar, AB'ye ne hukuki, ne de siyasi olarak, Kıbrıslı Türklerle nasıl bir ilişki içine girmesi gerektiği konusunda bir şey söyleme hakkına sahip değildirler'' dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıslı Türklerin de eşit koşullarda AB üyesi olmak istediğinin altını çizerek, ''Keşke önce adada bir çözüm olmuş olsa ve sonra AB üyesi olunsaydı. Ama olmadı. Biz AB'ye girmek istiyoruz. Kıbrıs'ta iki eşit ayaktan oluşacak bir çatı oluşturmak için bize yardımcı olun'' diye konuştu.
AB'nin bu çağrıya kulak vermesini isteyen Cumhurbaşkanı Denktaş, AB'nin Kıbrıs'ı değil Kıbrıs sorununu içine aldığını anlattı.
Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümü yönünde üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Denktaş, ''Kıbrıs artık AB sürecinde Türkiye'nin önüne engel olarak konulamaz'' dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:27