Gündem
  • 8.3.2010 12:41

DEPREM DEĞİL, KERPİÇ ÖLDÜRDÜ!. "HASARLI EVLERE GİRMEYİN"

Elazığ'da 6,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İlk belirlemelere göre, sarsıntıda 57 kişi hayatını kaybetti, 70'e yakın kişi de yaralandı.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre; saat 04.32'de merkez üssü Karakoçan ilçesi Başyurt beldesinde 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Yerin 5 kilometre altında meydana gelen sarsıntı, yaklaşık 1 dakika sürdü.
Deprem, Elazığı kent merkezi, Kovancılar ve Karakoçan ilçelerinde maddi hasarlara neden oldu.
Deprem en çok 6 köyü etkiledi. En büyük hasar ve can kayıpları Kovancılara bağlı, Aşağı ile Yukarı Kanatlı, Göçmeler, Aşağı ile Yukarı Demirci, Okçular köylerinde oldu.
Deprem, özellikle Okçular Köyü'nde büyük hasara ve çok sayıda ölüme neden oldu. Köydeki evlerin büyük bir kısmının yıkıldığı ifade edildi.

57 ÖLÜ VAR

Depremde şu ana kadar 57 kişi yaşamını yitirdi, 70 kişi de yaralandı.
Yıkılan binalarını büyük bir kısmının kerpiçten yapılması dikkat çekti.
Enkaz altında kalanların da olduğu belirtiliyor. Enkaz altında kalanları kurtarmak için çalışmalar sürüyor.

6.5 SAATTE 44 ARTÇI ŞOK

Elazığ'da sabah saat 04.32'de meydana gelen 6.0 şiddetindeki depremin ardından artçı sarsıntılar devam ediyor.
Yıkıcı depremin ardından Elazığ'da son 6.5 saat içerisinde merkez üssü Gökdere-Palu, Başyurt-Karakoçan ve Karakoçan olmak üzere şiddeti 2.5 ila 5.5 olmak üzere 44 artçı sarsıntı meydana geldi.
Saat 09.55'de meydana gelen 5.5 şiddetindeki deprem Elazığ, Tunceli ve Diyarbakır'da da hissedildi.

OKULLAR TATİL

Artçı sarsıntılar nedeniyle Elazığ ve Tunceli'de eğitime iki gün ara verildi. İki kentte de eğitim, 10 Mart'ta yeniden başlayacak.
Öte yandan, 6.0 büyüklüğündeki ilk depremin ardından artçı sarsıntıların yaşanmasına devam ediliyor.
Buna göre, en son saat 10.43'te hissedilen 2.7 şiddetindeki artçı sarsıntıyla birlikte bugün Elazığ'da yaşanan artçı depremin sayısı 41'e ulaştı.

KURTARMA EKİPLERİ BÖLGEDE

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından bölgedeki hasarlı yapılara can güvenliği açısından girilmemesi gerektiği belirtilirken, Ankara, Kayseri ve Van'dan 3 ambulans helikopterin bölgeye intikal ettirildiği belirtildi.
Bölgede toplam 23 araç, 127 arama-kurtarma personeli ile çevre il ve ilçelerden çok sayıda ambulans ve 82 kişilik medikal kurtarma-sağlık ekibinin çalışmalara devam ettiği bildirildi.

KIZILAY'DAN KRİZ MERKEZİ 
Kızılay tarafından Ankara'daki Afet Operasyon Merkezi'nde de kriz masası oluşturuldu.
Kızılay tarafından 230 çadır, 1000 battaniye, 20 mevlana evi, 2 seyyar mutfak, 18 personel de bölgeye sevk edildi.
Bölgede ortaya çıkabilecek kan ihtiyacının karşılanabilmesi için bölgeye yakın kan merkezleri de alarm durumuna geçirildi.
Kızılay, Diyarbakır ve Malatya kan merkezlerinden bölgeye kan sevkıyatı için hazırlıklar da tamamlandı.
Bölgeye ulaşan afet müdahale ekibi yardım malzemelerini ihtiyaç sahiplerine dağıtacak.
Ayrıca bölgeye gönderilen seyyar mutfaktan halka ve kurtarma çalışmalarına katılan görevlilere sıcak yemek dağıtımı yapılacak.

BAKANLAR BÖLGEDE

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve bazı bölge milletvekilleri ile birlikte deprem bu sabah deprem bölgesine ulaştı.
Yetkililerden kısa süre bilgi alan bakanlar, daha sonra askeri helikopterle Karakoçan ilçesi Başyurt beldesi Okçular köyüne hareket ettiler.
Bu arada, Elazığ Valisi Muammer Erol da depremin etkili olduğu köylerde incelemelerde bulundu.

HASARLI BİNAYA GİRMEYİN!


Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi Müdürü ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsnü Can, İHA'ya Elazığ'da bu sabah meydana gelen depremle ilgili açıklamalarda bulundu. Can, depremler konusunda yapılacak çok şeyin olduğunu ancak depremle yaşamanın halen öğrenilemediğini söyledi. Doğu Anadolu fayının halen aktif olduğunu belirten Can, "Bu aktifliğinin nedenini belirlemek de mümkün değil. Tarihsel verilerine bakıldığında Doğu Anadolu fayında 1905 yılında 6.8, 13 Temmuz 2003 yılında
5.7, 11 Ağustos 2004'te 5.3, 26 Kasım 2005'de 5.2, 9 Şubat 2007 yılında da 5.0 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir. Doğu Anadolu fayında bir hareketin olduğu görünüyor.

Bugünde 6.0 şiddetinde bir deprem olmuştur. Bu fay Kuzey Anadolu fayı ile önemli faylarımızdan birisidir. Her an hareketli olma olasılığı mümkündür. Kuzey Anadolu Fayında da olabilir ancak ne zaman olacağını tahmin etmek mümkün değildir" dedi.

Türkiye'nin yüzde 98'inin deprem bölgesi içinde yer aldığını kaydeden Can, depremden kaçınmanın mümkün olmadığını ancak tedbirlerin mutlaka alınması gerektiğini vurguladı. Can, bugüne kadar yaptıkları araştırmalarda Türkiye'deki bütün depremlerde Erzincan depreminden 1999 yılındaki Marmara depremine kadar oluşan büyük depremlerde üç önemli konunun gerçekleşmediğini söyledi.

Bölgedeki yapı koşullarına bakıldığında hiçbirisinin mühendislik hizmeti görmeyen yapılar olduğunu belirten Can, "Köylülerin ve kazada bulunanların ekonomik güçlerine bağlı olarak kendilerinin barınak haline getirdiği mekanlar. Taş ve kiremitten oluşmuş üzerinde yağmuru geçirmemesi için bir metre ağırlığında bir toprakla kapatılmış ve bunun altında barınan insanlar. Bunlar çok eski yıllarda mağaralarda yaşayan insanların kullandığı yapılardır. Bu tür yapılardan kurtulmadığımız takdirde böyle depremlerde daha çok insanımızı kaybedeceğimiz aşikardır. Siyasilerin ülkemizdeki yapı stoğu hakkında çok ciddi araştırma yapması ve buna öncelik sağlamaları gerekir. Bunu yapmak için çok ciddi bir bilimselliğe de ihtiyaç yoktur. Mühendislik hizmeti görmüş bir ve iki katlı yapıların hasar görmesi mümkün değildir. Burada yapılacak yapılar tek katlı yapılar mühendislik hizmeti alarak yapılsaydı bugün 41 vatandaşımızı kaybetmezdik" dedi.

Yapıların hiçbirinde yürürlükte olan yönetmeliklere uyulmadığını belirten Can, "Türkiye'nin her yerindeki yapı stoğunda bu mevcuttur. Tasarım aşamasında deprem riski göz önünde bulundurulmamış ve yapım aşamasında denetim mekanizmasına da çok uyulmamıştır" diye konuştu.

Doğu Anadolu Fay hattında son dönemde bir hareketlilik olduğunu belirten Can, "Fay enerjisini boşalttı. Şimdi tüm faylarda birtakım hareketlilikler var. Bunların mekanik olarak belirlenmesi de oldukça zor. Çok küçük de olsa bazı kırıklar izlenebilir. Her fayda her türlü hareket olabilir" dedi.

Öncelikli olarak depreme dayanıklı yapı projelerinin yapılmasını gerektiğine işaret eden Can, Türkiye'deki bilim adamlarının bunu yapabilecek düzeyde olduğunu ve mevcut yapı stoğunun depreme dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Elazığ'daki depremlerin bundan sonra ne olacağına ilişkin olarak ise Can şunları söyledi:

"Çok fazla artçı depremler olacaktır. Bugünün koşullarında aldığımız bilgilere göre ilk şiddetin sonra aynı fayda bundan daha büyük bir depreme daha az rastlanmaktadır."

Can, depremlerin sabaha karşı olmasının bilimsel bir tarifinin söz konusu olmadığını sadece tesadüf olduğunu söyledi. Kuzey Anadolu Fayının çok etkin bir fay olduğunu belirten Can, "7 şiddetinde daha önce o bölgede oldu. Ama ne zaman olacağını söylemek mümkün değil" dedi.

Bölgedeki vatandaşlara da birtakım tavsiyelerde bulunan Can, hasar görmüş evlerine girmemesi uyarısında bulundu. Can, daha sonra Gazi Üniversitesi bünyesinde kurulan Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezinde yapılan ölçümlere ilişkin bilgi verdi.

 
Videoyu İzlemek İçin Tıklayınız
 

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:52

İLGİLİ HABERLER