Gündem
  • 8.3.2010 12:07

DEPREM UZMANINDAN KORKUTAN AÇIKLAMA

Türkiye Jeofizik Kurumu Onursal Başkanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, 51 kişinin hayatını kaybettiği, 100'den fazla kişinin de yaralandığı Elazığ depreminin aslında beklenen bir sarsıntı olduğunu belirterek, "Şili depremi depremi Elazığ depremini tetikledi" dedi.

İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan, depremi yorumladı:

Depremin derinliği yaklaşık 5 km derinliktedir. Bu depremin daha önce öncü depremleri vardır. 21 Mart 2009'da 4 büyüklüğünde bir deprem olmuştur. Ve arkasından Elazığ Palu dolaylarında 14 Şubat 2010'da yine 5 km derinliğinde bir deprem olmuştur.

Yine 21 Şubat 2010'da 4.3 büyüklüğünde Gökdere bölgesinde bir öncü deprem olmuştur. Yani bu depremin bir yıl içinde 3 tane son ay içinde de yaklaşık 2 tane öncü depremi vardır. Bu konuda basına bir açıklama yapmıştım. Bu açıklamaları kendi web sayfamda da yayınlamıştım. Ve arkasından bu deprem oldu. Ben bütün bu dpremleri günü gününe yayınlayan bir kişiyim. Bu depremin artçı depremleri 15 gün sürecektir. Ve bu artçı depremlerin büyüklüğü 5 buçuğa kadar ulaşabilir.

Bütün dünya şu anda oynuyor. Bugün yarın dünyanın başka yerlerinde 6,6.5 hatta 7 büyüklüğünde depremler göreceğiz. Bu depremler Mart sonuna kadar yoğun olarak dünya üzerinde görülecek.

Şili depreminden sonra dünya üzerindeki depremler yoğunlaşmıştır. Dünyada olan her 100 depremin 3 tanesi de Türkiye'de olur. Türkiye'de bundan payını aldı. Ama tekrar ediyorum. Şili depremi Elazığ depremini yaratmamıştır. Ancak tetiklemesine yardımcı olmuştur.

Türkiye'nin hiçbir yerinde deprem olmasa bile Elazığ, Tunceli, Erzincan, Bingöl çatağında deprem olabilir. Bunun nedeni de burası tam Kuzeyanadolu kırığı ile Doğanadolu kırığını keism yeri. Bu bölge Türkiye'nin en gergin alanıdır. Dolayısıyla bu deprem üremiştir." 

Depremin artçılarının 5.0 şiddetine kadar varabileceğini ifade eden Prof.Dr. Ercan, Ege bölgesinde bir çok nokta başta olmak üzere Amasya, Tokat, Niksar üçgeni ile Çankırı'nın kuzeylerinin depreme gebe olduğunu belirtti.

İHA'ya açıklamalarda bulunan Prof.Dr. Ahmet Ercan, "Burada bir deprem olacağını geçtiğimiz ayın 19'unda siteme yazmıştım. Burası deprem konusunda Türkiye'nin en üretken yeridir. Türkiye'de hiçbir yerde deprem olmazsa bile, burada deprem olur. Dolayısıyla bu bölge, oldukça kırıklı" diye konuştu.

Bu depremin ana kırık üzerinde değil, yan kırıklar üzerinde oluştuğuna dikkat çeken Prof.D. Ercan, yan kırıkların uzunluğunun yaklaşık 15-20 kilometre olduğunu belirtti. Ercan, "Bu uzunluktaki kırıkların oluşturduğu deprem de yaklaşık 6.0,. 6.4 büyüklüğünde. Bu deprem eğer ana kırık uzunluğunda olsaydı, 7.3'e kadar ulaşırdı. Çok büyük bir felaket olurdu. Bunun artçı depremleri, bir deprem fırtınası olarak sürmektedir. Bunlar 5.0 şiddetine kadar varabilir. Elazığ'ın görmüş olduğu en büyük deprem, 1866 yılında 6.4'tür. Bu deprem her ne kadar Elazığ sınırında gözükse de, Bingöl'e daha yakındır. Bingöl'de bu depremle ilgili daha önce önlem alınmıştır ancak dağ köylerinde önlem alınmamıştır. Bu insanlara hiç hizmet gitmedi, ana sorun da bu" diye konuştu.

Prof.Dr. Ahmet Ercan, 8.8 şiddetindeki Şili depreminin, Elazığ depreminde etkileyici olduğunu söyledi. Şili'deki depremle Türkiye'deki kırıkların bir ilintisi olmadığının altını çizen Prof.Dr. Ercan, "8.8'lik depremden çıkan enerji, bin 800 atom bombasına eşittir. Bu enerji, dünyayı zangır zangır sallar. Direkt Şili depremi tetiklemiştir diyemeyiz ama etkisi olmuştur" açıklamasında bulundu.

Prof.Dr. Ercan, "Bu depremin İstanbul'da etkisi olacak mıdır?" sorusuna, "Depremin bulunduğu noktadan 50 kilometrelik alanda yaşayanlar dikkatli olmalı. Artçılar sürecektir. Şili depremi nedeniyle Mart ayı sonuna kadar dünyada bu tür sallantılar olacaktır. Herkes dikkatli olmalı. Bu deprem, İstanbul'da bir deprem oluşturmaz. İstanbul'da 2015 yılına kadar deprem olmayacağını düşünüyoruz. 40 bilimadamı çalışıyor. Yüzde 60 ihtimalle depremin ne zaman olacağını bu çalışmalar sonucunda söyleyeceğiz. Ben, 'bir deprem geliyor diye uyarmıştım' ve daha 20 gün geçmeden bu deprem oldu. Deprem, Kuzey Anadolu kırığı ile Doğu Anadolu kırığının kesiştiği yere çok yakın bir noktada oldu. Ege bölgesi deprem çekincesi altındadır. Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, özellikle Rodos, Marmaris, Fethiye üçgeni, Midilli, Datça Çeşme üçgeni, Amasya, Tokat, Niksar üçgeni, Çankırı'nın kuzeyleri depreme gebedir diyebiliriz" yanıtını verdi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:52

İLGİLİ HABERLER