Gündem
  • 9.2.2005 00:53

DEVLET DENETLEME KURULU, ÇOCUK YUVALARINDAKİ FUHUŞU BELGELEMİŞ!..

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) 1 Nisan 2003 tarihinde hazırladığı rapora göre, korunmaya muhtaç çocukların kaldığı çocuk yuvası ve yetiştirme yurtlarında yöneticilerin ihmalinden dolayı fuhuş yapılıyor ve cinsel taciz olayları yaşanıyor.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı öğretmenlerin üye olduğu Çocuk Esirgeme Öğretmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Kemal Arslan, Cumhurbaşkanlığı raporunun gerçeği yansıttığı görüşünde. Son 10 yıldır kurumlarda çok sayıda fuhuş ve taciz olayının yaşandığına dikkat çeken Arslan olayların üst düzey yöneticilerce örtbas edildiğini ifade ediyor. Sosyal demokrat bir dünya görüşüne sahip olduğunu söyleyen Arslan, CHP milletvekillerinin İzmir'deki hadise konusunda “Rızaya dayalı bir ilişki olmuş, büyütmeye gerek yok” şeklindeki açıklamalarını eleştirdi. Cumhurbaşkanlığı raporunda fuhuş ve cinsel taciz olayları ile şu görüşler yer verildi: “Kuruluşlarda yaşanan cinsel taciz olaylarının önlenmesi açısından kuruluş yöneticilerinin ve personelinin daha duyarlı hale getirilmesine, kurum bakımındaki çocukların ise bu konuda uzmanlarca bilgilendirilmelerine gereksinim vardır. Fuhuş, dilencilik, madde bağımlılığı gibi nedenlerle korunma altına alınan çocuk sayısında artış gözlenmektedir. Bunlar, aynı yurt ya da yuvayı paylaştıkları kurum bakımındaki diğer çocukları olumsuz etkiledikleri gibi, kuruluşlar bu konularda uzmanlaşmadıklarından kötü alışkanlıkların giderilmesini sağlayamamaktadır.”

DDK, yurt ve yuvalardaki fuhuş ve cinsel taciz olaylarının sebebi olarak daha önce aile içi veya aile dışında cinsel istismara uğramış, cinsel sapma, fuhuş, hırsızlık ve benzeri davranışlara yönelmiş ya da yöneltilmiş çocukların kalacak yeri olmadığı için buralarda barınmalarını gösteriyor. Raporda yuva ve yurtlardan kaçışların ciddi bir sorun oluşturduğu vurgulanarak, “Kuruluşlarda kayıtlı; ancak kaçak durumda olan çocuk sayısı 623’tür. Çocuk ve gençlik merkezlerinde uygulanan “Açık Kapı Sistemi” gereği kaçak çocuk tespiti yapılmamakta, özürlü bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde ise çocukların günlük yaşamları büyük ölçüde kuruluşların içinde ve bakıcı elemanların gözetiminde sürdüğü için kaçan çocuk olmamaktadır.” deniyor. Duygusal, fiziksel ve cinsel istismara uğramaları nedeniyle özel tedaviye ihtiyaç duyan çocukların doğrudan çocuk yuvalarına yerleştirilmelerinin yeni ortamlarına uyumlarını ve sağlıklı gelişimlerini engellediği ifade edilen raporda şu tespitler yapılıyor: “Davranış bozukluğu içinde olan ya da fuhuşa itilen çocuklar için özel kuruluşlar olmadığından, yetiştirme yurtlarına alınmakta, bu durum diğer çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Korunmaya muhtaç olup, topluma kazandırılmış olan diğer çocuklarımızın hırsızlık, dolandırıcılık, yankesicilik ve hatta cinayet işlemiş çocuklarla birlikte kalırken fevkalade tedirgin olmalarının yanında bu suçlu çocuklar onları da yanlarına katıp sokağın tehlikeli ortamına sürüklemeye çalışmakta, tüm eğitim, rehabilitasyon çalışmalarına engel olmaktadırlar.”

Zaman

Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:03

İLGİLİ HABERLER