Dine saldıran Fatih Altaylı'ya 4 yıl hapis cezası istendi

••3 dk okuma
Dine saldıran Fatih Altaylı'ya 4 yıl hapis cezası istendi

Hızlı Özet

“İslami duyarlılığa sahip kesimlere yönelik cadı avı başlatılan 28 Şubat postmodern darbe sürecinde aktif rol üstlenen Fatih Altaylı, haddi aşan söylemleriyle gündeme gelmişti.”

Altaylı'nın çirkin sözleri yargıda... 'Sapık'a 4 yıl hapis istemi
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun koruyucu aile hususunda İslami hükümlerin hatırlatıldığı fetvasını çarpıtarak "Sapıklar" şeklinde çirkin sözler kullanan Fatih Altaylı hakkında iddianame hazırlandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Fatih Altaylı hakkında kendisine ait sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı ve üyeleri için kullandığı ifadeler nedeniyle 6 aydan 4 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi.

Altaylı’ya ‘kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret’ suçlaması yöneltildi.

FETVAYI ÇARPITMIŞTI

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun sitesinde İslam’ın koruyucu ailelik ile ilgili hükümlerin hatırlatıldığı ifadeleri diline dolayan Fatih Altaylı, 17 Şubat 2023 tarihli paylaşımında çirkin sözler sarf etmişti. Altaylı, şahsi X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda “Yahu siz gerçekten sapıksınız anladık da diyanet gibi bir kurumda ne işiniz var. Sapıklar. Gidin p.rno sektörüne girin. Atatürk’ün millete doğru düzgün din bilgisi verilsin diye kurduğu kurumu sapık muhayyileniz ile kirletmeyin” demişti.

Diyanet’in fetvasında, koruyucu aile olmanın önemi vurgulanmış, çocuklara sahip çıkmanın ayet ve hadislerde Müslümanlara emredildiği belirtilmişti Ayrıca İslam’ın mümkün mertebe her çocuğun kendi öz ailesine nispet edilmesi gerektiği ifade edilmişti. Nesebin korunmasına vurgu yapılan fetvada şu ifadeler yer almıştı:

“Koruyucu aile olmak elbette son derece değerli ve güzel bir davranıştır. Bununla birlikte İslam, her çocuğun mümkün mertebe kendi öz ailesiyle bağlarının korunmasını ve ailesine nispet edilmesini emreder, anne babası dışında bir kimsenin, her açıdan çocuğu olarak görülmesini doğru bulmaz. (Ahzab Suresi, 33/4) Nitekim bir çocuğun gerçek ailesi ile arasında var olan kan bağıyla ortaya çıkan birçok hukuki sonuç, koruyucu aile ve evlatlık ilişkisinde oluşmaz. Koruyucu aile olunan bir çocuğun bu aile bireylerine mahrem olmaması da bu hükümlerden biridir. Bu konuda İslam alimleri görüş birliği içerisindedir. Kaldı ki hiç kimsenin, himayesine aldığı çocuğun kendi soy kütüğü ile ilişkisini kesmeye, ona öz ana babasını unutturmaya hakkı da yoktur.”

Açıklamada, “Yetimlerin bakımını üstlenenlerin, ihtiyaçlarını karşılayanların ahirette kendisine yakın komşu olacağının” müjdelendiği Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifine de yer verilmişti. Ancak bazı çevreler bu fetvayı “Evlat edinilen çocukla evlenilebileceğine izin” şeklinde çarpıtarak kara propaganda başlatmıştı.

 

28 ŞUBAT'TAN BERİ AYNI TIYNET

İslami duyarlılığa sahip kesimlere yönelik cadı avı başlatılan 28 Şubat postmodern darbe sürecinde aktif rol üstlenen Fatih Altaylı, haddi aşan söylemleriyle gündeme gelmişti.

1999 yılında Radyo D'de yaptığı Bab-ı Ali Yokuşu isimli programda gazete haberlerini okuyan Fatih Altaylı, Hürriyet gazetesinin manşetini okuduğu sırada Marmara Üniversitesi önünde eylem yapan başörtülü öğrencilerle ilgili, "Bir kadın var orada (Hürriyet gazetesinin manşetinde yer alan başörtülü öğrenciyi kastederek) kadın olduğunu da hiç zannetmiyorum. Bu büyük ihtimalle bir fahişe. Bir pankart açmış, öğrenci değil o, buraya getirilmiş bir fahişe. Üniversite önünde eylem yapanların arasında bakıyorum da öğrenci yoktur. Belki bir iki tane. Bunlar kevaşe kevaşe....'' demişti..

Aynı Fatih Altaylı, 3 Mart 1997 tarihindeki "Yeni vatandaşlık görevim" başlıklı yazısında yine başörtülü kadınları kast ederek "Kendime yeni bir iş buldum. Bundan böyle kılık kıyafet kanununa aykırı olarak dolaşanları, kolundan tuttuğum gibi karakola götüreceğim. Evlerini polise göstereceğim. Otomobilde görürsem plakalarını alıp bildireceğim. Yapılan işlemi savcılığa kadar takip edeceğim. Yok yok, savcılıkta da takip edeceğim. Hırsız yakalatmak iyi de, bu kanun tanımayanları yakalatmak mı kötü?" ifadelerini kullanmıştı.


 

Bu haber 872 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Pezeşkiyan yalanladı: Hamaney ile 7 saat kesintisiz görüştük
Gündem

Pezeşkiyan yalanladı: Hamaney ile 7 saat kesintisiz görüştük

İran dini lideri Mücteba Hamaney’in savaşın ilk günlerinde ağır yaralandığı ve saldırıya uğrayan bir hastanenin enkazından çıkarıldığı iddia edilmişti. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise bu iddiaları reddederek Hamaney’in "tıbbi açıdan tamamen sağlıklı" olduğunu açıkladı. Pezeşkiyan, Hamaney’le son görüşmesinin 7 saatten fazla sürdüğünü de söyledi.

Habervitrini10248 Görüntüleme
İstanbul’da sağanak yağış etkisini gösterdi
Gündem

İstanbul’da sağanak yağış etkisini gösterdi

İstanbul’da AKOM’un uyarılarının ardından bazı bölgelerde sağanak etkili oldu. Yağış nedeniyle cadde ve yollarda su birikintileri oluşurken, bazı iş yerleri ve evleri su bastı.

Habervitrini14371 Görüntüleme
Türkiye'den Mescid-i Aksa'ya düzenlenen baskına tepki: Lanetliyoruz
Gündem

Türkiye'den Mescid-i Aksa'ya düzenlenen baskına tepki: Lanetliyoruz

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te 1143 İsraillinin İsrail polisinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya girmesine Türkiye’den peş peşe tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı baskını kınarken, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Harem-i Şerif’in tarihi statüsünü hedef alan eylemlerin kabul edilemez olduğunu belirterek İsrail’e "derhal son verin" çağrısında bulundu. Bir tepki de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan geldi.

Habervitrini14511 Görüntüleme
"Terörsüz Türkiye" sürecinde gözler yarına çevrildi: İkinci toplantı yapılacak
Gündem

"Terörsüz Türkiye" sürecinde gözler yarına çevrildi: İkinci toplantı yapılacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Terörsüz Türkiye sürecinde hükümet nezdinde bir kurul teşkil ettirildi. Yarın sabah ikinci toplantımızı yapacağız" dedi.

Habervitrini13785 Görüntüleme