Gündem
  • 11.6.2004 11:30

DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DAKİ MİSYONERLİKLE İLGİLİ ŞOK RAPOR!...

UĞUR ALICI ANKARA - Sivil toplum örgütlerince hazırlanan ve bu bölgeleri kapsayan geniş kapsamlı 'misyonerlik' raporunda yer alan çarpıcı sonuçlara göre, misyonerlerin çalışmalarında hedef kitle, ilk ve orta dereceli okullar ile üniversiteli öğrenciler. Memur-Sen, Eğitim-Bir-Sen, Van Eğitim Vakfı, İlim Yayma, Anadolu Gençlik ile Gökkuşağı Derneği ve Anadolu Vakfı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde misyonerlik çalışmalarıyla ilgili bir rapor hazırladı. Misyonerlik faaliyetlerinin yaklaşık üç yıldan beri doğu illerinde yoğun bir şekilde devam ettiği vurgulanan raporda, bu çalışmaların güvenlik güçlerinden ve bölge halkının dini duyarlılığından çekinildiği için gizlilik içinde yapıldığı, ancak son zamanlarda bu çalışmaların aleni bir nitelik kazandığına dikkat çekildi. Raporda misyonerlerin önem verdiği ve faaliyetlerini artırdıkları iller Mardin, Diyarbakır, Şırnak, Hakkari, Siirt, Bingöl, Van ve Batman olarak sıralandı. YOKSULLUK VE AHLAKSIZLIKTAN İSTİFADE EDİLİYOR ''Yoksulluk, misyonerlerin kullanmasını iyi bildiği bir illettir'' denilen raporda misyonerler özellikle ilk ve orta dereceli okullar ile üniversitelerde öğrenim gören yoksul aile çocuklarını hedef alıyor ve bu öğrencilere maddi imkanlar sağlayarak saflarına katıyorlar. 'Ahlaksızlık'ın misyonerlerin çalışmalarını kolaylaştıran etken olarak gösterilen araştırmada, bu konuda şu görüşlere yer veriliyor: ''Ahlaksızlık, misyonerlerin en fazla istifade ettiği hususların başında gelir. Bu durumun farkında olan misyonerler, bölgenin ahlaki dokusunu bozmak için veya daha fazla kimliksizleştirmek için her türlü gayri ahlaki faaliyetleri ya kendileri genişletmektedir, ya da var olanı yaygınlaştırmaktadırlar.'' Dini eğitim öğretim ve bilginin yetersizliğinin de kullanıldığı kaydedilen raporda, ''28 Şubat'la Türkiye'de başlayan süreç, toplumun manevi dinamiklerini ve dinle ayakta kalabilen ahlaki umdelerini yerle bir etti. Toplumun dini bilgi kaynakları yok edildi. Böylece ülke ve bölge insanı manevi bir boşluğa itildi. Misyonerler de bu fırsatı değerlendirmek üzere harekete geçtiler ve büyük bir şekilde de yararlanmaktadırlar'' denildi. DİYANET İŞLERİNE SON DURUM RAPORU SUNULDU Sivil toplum örgütleri tarafından hazırlanan rapor, Diyanet İşleri Başkanlığı'na da sunuldu. Misyonerlik çalışmalarıyla ilgili 'son durum raporu' başlığı altında hazırlanan raporda, bölgede giderek yeni kiliselerin açıldığı ve sayılarının arttığına dikkat çekilerek, önce parasal destek yoluyla daha sonra 'İsa işlediğimiz günahlara karşılık çarmıha gerilmiştir'' şeklinde bazı parlak cümlelerle gençlerin kandırıldığına yer verildi. Raporda ileri sürülen, misyonerlerin çalışmalarıyla ilgili diğer faaliyetler ise şöyle sıralandı: ''Bingöl'de 12 aile, nüfus il müdürlüğüne başvurarak dinlerini Hıristiyan olarak değiştirmek istediklerini ifade etmişlerdir. Van'da 15-20 arasında yerli öğretmenin misyonerlik faaliyetlerine katkı sağladıkları sızan haberler arasındadır. Diyarbakır'ın Bismil ilçesi Alevi Türkmenleri'nden Ahmet Güvener'in 1998'de Hıristiyan olup Avencelik kilisesini açtığı ulusal basının gündeminde yer aldı. Dargeçit ve Nusaybin'e bağlı dağlık arazide Hıristiyanların dubleks binalar inşa ettikleri de gelen haberler arasındadır. Bölge insanı bu gelişmelerden son derece tedirgindir. Eğer bu işin arka planında uluslararası bazı oyunlar yoksa ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Diyarbakır'da bazı hilelerle açılan bir kilise ile ilgili mahkemeyi neden izlemektedir?'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:22

İLGİLİ HABERLER