Gündem
  • 22.1.2010 11:53

DÖNEMİN 2 YETKİLİSİ, İPEKÇİ CİNAYETİYLE İLGİLİ İLK KEZ KONUŞTU...

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN...

Abdi İpekçi'yi öldürmekten hapse mahkum olan Ağca serbest bırakılırken, İpekçi'nin ölümündeki bir çok soru hala cevabını bulamadı. Üstelik dönemin yetkililerinin açıklamaları ile zihinler hepten karışmaya başladı. Son bir kaç günde ortaya atılan iki iddia ise ortalığı iyice karıştırdı.

Birinci iddia Ağca'nın cinayeti işleyen kişi olmadığı iddiasıydı. Mehmet Altan köşesinde yıllar önce Uğur Mumcu'nun verdiği bir bilgiyi açıkladı. Altan'ın iddiasına göre Ağca, İpekçi'nin vurulacağını biliyordu bu nedenle oraya gitti ancak tetiği çeken isim Oral Çelik'ti demişti.

Sabah gazetesinin yayımladığı yazı dizisinde de bu iddiaya destek var. MİT raporuna göre de Oral Çelik, İpekçi cinayetinde aktif rol oynamış Ağca'ya cinayeti üstlenmesi üzerine hapisten kaçırılacağı sözü vermiş ve nihayet Ağca'nın cezaevinden kaçırılışını ve saklanmasını organize etmiş.

Ağca buna rağmen yakalandığında polise Oral Çelik, Mehmet Şener ve Yavuz Çayla'nın isimlerini vermişti.

İkinci iddia daha da vahim ki o da polis sorgusunun dönemin sıkıyönetim komutanı tarafından engellendiği iddiasıydı. Bu iddia da dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş ve İstanbul Emniyet Müdürü Hayri Kozakçıoğlu'ndan geldi.

Güneş Ağca'nın bir yerlerde himaye gördüğü gerçek devlet içinden bazı kişilerde olayın içinde olabilir dedi.

Hasan Fehmi Güneş bugün CNNTürk'te Rıdvan Akar'a 'Ağca'nın polis sorgusu için ek gözaltı süresi talep ettiğni ancak dönemin sıkıyönetim yetkilelirinin bu izni vermediğini bu yüzden de soruşturmanın tamamlanamadığını' açıkladı.

Bu ek sorgu süresinin talebini reddedilmesini eleştiriyorlar ve o dönem İstanbul Sıkıyönetim Komutanını suçluyorlar.

Kısaca hatırlatalım Sıkıyönetim bu talebi reddetmesi üzerine Ağca emniyetten askeri savcılığa nakledildi orada ifade verdi talebi reddeden Orgeneral Nejdet Üruğ'du.

Askeri savcılıkta Ağca'yı sorgulayan savcı ise Ahmet Koç'tu.

İşte dönemin Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Nejdet Üruğ'dan ve Ağca'ya suçunu itiraf ettiren dönemin askeri savcısı Ahmet Koç'tan madalyonun diğer yüzü yani işin askeri boyutu;

Dönemin ‘sivilleri’ tarafından suçlanan Üruğ’un aktardıkları;

"Son kez konuşmak istiyorum. İstanbul Emniyeti o dönemde bölünme içindeydi. POL-BİR, POL-DER çekişmesi vardı. İki grup birbirinin faaliyetlerini önleme gayreti içinde görünmekteydi... Sivil cezaevlerindeki firarlar, ayaklanmalar ve kontrolsüzlük bizim de işimizi güçleştiriyordu.

Ağca’nın yakalandığı haberi bize geldi. Emniyet, 5 günlük sorgu süresine ek olarak bizden 15 gün daha istedi. Daha sonra bir 15 gün talebi daha geldi. Yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı kuşku içindeydik. İkinci 15 günlük isteği kabul etmedik... Soruşturma dosyası ve zanlı, sıkıyönetim savcısına teslim edildi.

İddia edildiği gibi biz yetki vermedik diyelim. 30 sene içinde ne oldu? Kim kimin elini bağladı. Görevini namus bilen insanları suçlamak doğru değil. Ayrıca bizim tutumumuz engelleme değil kanuni bir yetkiyi ve takdir hakkını kullanmaktı. 15 günlük ikinci ek süre talebine karşılık vermedim; 20 günde ne yaptılar ki... Kulağımıza gelen bilgiler de, bu işin kolay çözülemeyeceği yönündeydi.

Şunu da bir vicdan borcu olarak belirtmek isterim: İstanbul Emniyeti ile Sıkıyönetyim Komutanlığı şehirde emniyeti gayet başarılı bir şekilde tesis etmiştir. Şahidi de Hayri Kozakçıoğlu’dur....

('Polisten, sivil cazaevlerinden kaçma olayları nedeniyle alındı ancak askeri cezaevinden kaçtı...?' sorusuna yanıtı) Hayır kaçmadı, kaçırıldı. Ertesi gün de bunu söyledik zaten. İçeridekiler, dışarıdan birileri tarafından kandırıldı sanırım. Sorumlu olan personel de askeri mahkemeye çıkarıldı. Cezalar, ihraçlar oldu. İçeriden yardım yapıldı ve bunu yapanlar cezalandırıldı...

Hasan Fehmi Güneş ve Hayri Kozakçıoğlu 'engellendi' dememeliydiler; yetki verilmedi... (Orgeneral Üruğ'un açıklamalarını dinlemek için tıklayın...)

Canlı Gaste dün gece, bu iki iddiayı direkt muhataplarına sordu. Dönemin Sıkıyönetim Komutanı Necdet Üruğ bir kez daha görüşlerini aktarırken, Ağca’yı sorgulayan Askeri Savcı Ahmet Koç, 30 yıl sonra ilk kez konuştu. Özellikle Koç’un anlattıkları hayli ilginç ve dikkat çekiciydi.

SORGUYU YAPAN SAVCI AHMET KOÇ

Necdet Üruğ'un ardından söz alan Askeri Savcı Ahmet Koç, Ağca'yı sorgulayan isimdi. Üruğ'un söylediklerine katılan ve konuyu biraz daha açmak istediğini belirten Koç'tan oldukça ilginç ve çarpıcı açıklamalar geldi;

'Neden 30 yıl bekledi de şimdi konuştu?' sorularını duyar gibiyim. Bu olay en başta nasıl saptırıldıysa şimdi de aynı şey yapılıyor. Ben hiçkimseyi ve herhangi bir kurumu suçlamak istemiyorum. 30 yıl sustum ve Üruğ'un açıklamalarına ek olarak şimdi konuşmak istiyorum...

Ek süre verilmemekte Sıkıyönetim Komutanlığı haklıydı... (Ağca'nın yakalanması, Sıkıyönetim'e teslim edilmesi ve daha sonrasını tarih tarih aktardı...) Emniyette kaldığı sürede tüm ifadeler ve dosya içindeki deliller basında yer aldı...

AĞCA MI ÖLDÜRDÜ?

"Neden diye sordum, 'Bu düzeni korumak için' dedi. 'Sizin vereceğiniz karar bana yetişmez' diye konuştu. 'Ben buradan çıkacağım' dedi; arkasındakilere mesaj veriyordu.

Olayın tanığını sorgulamak istedim. Bir süre uğraştık ve geldi... İfadeleri gayet tatmin ediciydi. Olayı ihbar eden ismin de ifadesini aldım... Ağca öldürdü...(Savcı Koç'un açıklamalarını dinlemek için tıklayın...)

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 11:00

İLGİLİ HABERLER