Ekonomi
  • 4.3.2002 18:11

EKONOMİSTLERDEN ŞUBAT AYI ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ

KAYNAK : Haber Vitrini NURAY BÜYÜKBAŞ İSTANBUL - Ekonomistler, Devlet İstatislik Enstitüsü (DİE) tarafından TÜFE'de yüzde 1.8, TEFE'de yüzde 2.6, çekirdek enflasyonda ise yüzde 0.7 olarak açıklanan Şubat ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Piyasa beklentileri ve geçmiş yıllar mevsimsel trendinin çok aşağısında gerçekleşen Şubat ayı enflasyon sonuçlarını ekonomistler için de sürpriz oldu. Ata Yatırım'dan Sadrettin Bağcı, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, özellikle çekirdek enflasyonun 1984 yılı Mart ayındaki yüzde 1'lik artış düzeyinden sonraki en düşük düzeyinde olduğunu belirtti. Bağcı, "Burada 1984 ve 2002 yıllarını karşılaştırmak anlamsız olur; ancak yine de ne kadar düşük gerçekleştiği konusunda bir fikir vermesi açısından yararlı olabilir. Tarım olmasaydı TEFE'de yüzde 1'ler civarında olabilirdi. Tarım fiyatları son üç hatta dört ay içerisinde yakalamış olduğu yüksek trendi devam ettirir şekilde geldi; yüzde 8.9. DİE'nin açıklamasına göre bu oranın 2.6 puanlık katkısı 2 puan şeklinde olmuş. Tarım fiyatları aslında mevsimsel ortalamasının sadece 0.9 puan üzerinde. Bu nedenle mevsimsel ortalama dahi gerçekleşmiş olsaydı TEFE en fazla 0.2 puan daha az olabilirdi" dedi. KUR VE ÖLÇEK EKONOMİSİ İmalat sanayi enflasyonunun hem beklentilerin hem de geçmiş aylarda sergilediği performansın epeyce altında gerçekleştiştiğini vurgulayan Bağcı, bu oranın toplamda binde altı olurken özelde binde yedi oranında olduğunu söyledi. Bağcı, kurlardaki gevşemeyi ve özellikle iç talepteki daralmadan dolayı üretici firmaların kıran kırana olan fiyat rekabetini göz ardı etmemek gerektiğini kaydetti. "TÜFE'DE ZORUNLU HARCAMALAR BELİRLEYİCİ" İç talepteki daralmanın devam ettiğini kanıtlar en önemli gösterge TÜFE'nin alt kalemlerinde karşımıza çıktığını öne süren Bağcı, "Gıda, konut, sağlık ve ulaştırma alt kalemlerinin 1.8 puanlık TÜFE artışına katkısı 1.7 puan düzeyinde olmuş. Yani insanlar sadece zorunlu ihtiyaçları için harcamalarını yapmışlar. Diğer harcamalar belirsiz ileri bir tarihe ertelenmiş görünüyor. Talebin en önemli belirleyicisi ücretler olduğuna ve ölçek ekonomisi kavramına göre ücretlerin reel olarak toparlanması daha uzun zaman alacakmış gibi görünüyor. Tüketici kredilerinin gündeme gelmesi ise ancak ve ancak faizlerin düşmesine ve bankacılıktaki sorunların çözülmesine bağlı olduğu için şimdilik uzak ihtimalmiş gibi görünüyor. Tüketici talebini belirleyen diğer bir etmen ise kurun servet etkisi olabilir. Bunun etkisi ise iki yönlü olabilir: İlki kurdaki yukarı doğru bir hareketin sonuna gelindiğinin anlaşılması halinde eldeki dövizlerin çözülmesi olabilir, ikincisi ise istikrarlı giden kurun bir kazancı olmayacağı varsayımı altında yine eldeki dövizler bozdurulup harcamalara yöneltilebilir" diye konuştu. FAİZLER ÜZERİNE ETKİLER... Hazine'nin enflasyonun düşük gelmesi nedeniyle faizleri aşağı çekme isteğini gündeme getireceğini kaydeden Bağcı, bunun birazda Merkez Bankası'nın faiz tavrına ve en çok da bundan sonrası için enflasyon beklentilerine bağlı olacağını ifade etti. SANAYİ SEKTÖRÜNDE CANLANMA YOK Gedik Yatırım'dan Adem Özen, Devlet İstatislik Enstitüsü (DİE) tarafından açıklanan Şubat ayı enflasyon rakamlarının piyasa beklentilerinin altında gerçekleşmesini, makro ekonomik açıdan hedeflerin tutturulmasını ileriye yönelik olumlu havayı desteklediğini söyledi. Adem Özen, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, rakamların bu denli düşük çıkmasının 2002 yıl sonu yüzde 35 enflasyon hedefinin tutturulması bakımdan beklentileri arttıracağını kaydetti. Özen, "Ancak bunu söylemek için henüz erken ileriye yönelik olarak çekirdek enflasyon kapasite kullanım oranı, siyasette de çok aksi bir gelişme olmadığı takdirde ekonominin olumlu gidişatını destekleyecektir" dedi. BAYRAKTAR: "ENFLASYONDA DÜŞÜŞ TRENDİ BAŞLADI" İş Yatırım Menkul Değerler Ekonomist Gürkan Bayraktar da, çekirdeğin bu kadar düşük gelmesini 3 temel sebebi olduğunu öne sürdü. Bayraktar, "Çekirdek enflasyon ile kur arasındaki ilişki koptu. İkinci neden ise, üreticilerin düşük maliyetle stoklarına mal alıp bu malları üretimlerine yönlendirerek bir iki ay sonra fiyat belirleyecek olması. Bir diğer neden de talebin düşük olması. Bunda hem çekirdek enflasyon rakamlarına bakarak hem de TÜFE'deki yüzde 1.8 artış beklenenin neredeyse yarısı TÜFE'deki bu hareket asıl gıda fiyatlarından kaynaklanıyor. Zayıf taleble desteklenmiş düşük maliyet etkili. Enflasyonda düşüş trendi başladı. Bu açıdan olumlu sonraki dönem için söylenecek zor" diye konuştu. AKSOY: "SANAYİ SEKTÖRÜNDE CANLANMA YOK" İktisat Yatırım Menkul Değerler Ekonomist Hakan Aksoy ise, imalat sanayideki beklenenin üzerindeki düşüşün enflasyonun bu kadar düşmesine neden olduğunu öne sürdü. Aksoy, "Son 3 ayda imalat sanayindeki enflasyon oranı yüzde 2'nin altında.Tarıma baktığımızda ise son 3 ayda yüzde 30'un üzerinde.İmalat sanayinde enflasyonun bu kadar düşük olması sanayi sektöründe talep olmadığının en güzel göstergesi. Bu hem iyi hem de kötü haber .Çünkü sanayi sektöründe henüz bir canlanma olmadığını gösteriyor .Bir de yaz ayları ile beraber mevsimsel olarak tarım fiyatlarının da düşmesi ile enflasyonun bir miktar daha gerileyeceğini düşünüyoruz. Tarım fiyatları, güçlü TL hareketi bu durumu olumlu olarak destekleyecektir" şeklinde konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:36

İLGİLİ HABERLER