Ekonomi
  • 12.1.2012 15:33

"ENERJİDE HEDEFİMİZ 2023'E KADAR YÜZDE 20 TASARRUF"

İSTANBUL  - Yıldız, ''31. Enerji Verimliliği Haftası'' kapsamında WOW İstanbul Otel'de düzenlenen ''3. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı''nın açılışında yaptığı konuşmada, gelirleri artırırken, giderleri azaltıcı bir bütçenin Türkiye'ye yakışır bir bütçe olacağını kaydetti.
Dünyada ihmal edilen ama herkesin nesillere karşı sorumlu olduğu bir iklim değişikliği ve çevre problemi olduğuna işaret eden Yıldız, o yüzden nükleer güç santralleri ile ilgili geliştirilen projelerin, iklim değişikliğine pozitif katkısı olan projeler olduğunu belirtti.
Yıldız, çimento fabrikalarının baca gazı ısınının 300 derece civarında olduğunu ifade ederek, yalnızca baca ısınının bir prosesle beraber değerlendirilmesinin 55-60 megavat enerji kullanan bir çimento fabrikasının 18 megavatlık enerjisini karşılayabildiğini ifade etti.
Rüzgarla alakalı lisanslanmış projelerin toplam tutarının 20 milyar dolar civarında olduğunu ve bunları 2015-2016 yılına kadar yapacaklarını anlatan Yıldız, bunların yerli kaynaklardan yapılabiliyor olmasının çok değerli ve önemli olduğunu söyledi.
Yıldız, ''51 milyon lira civarındaydı projenin toplam değeri. 2,5 megavatlık bir rüzgar santralinin Türkiye'de her yönüyle yapılabilmesini sağlayacak bir proje geliştiriliyor. Bu aynı zamanda pazarı hazır olan ve direkt lisanslanmış projelerin imalatını yerli kaynaklardan sağlayabileceği bir yapı oluşturacaktır'' dedi.
Elektrik dağıtımın özel sektör ve kamuyla beraber cirosunun 22 milyar lira olduğunu bildiren Yıldız, şunları söyledi:
''Hemen hemen son 10 yılda tanıştığımız cep telefonlarının cirosu da bir o kadardır. Fakat bizde o kadar iz bırakmıyor. Bir de elektrik fiyatları, elektriğin faturası çok yüksek görülüyor ama cep telefonlarının faturası önemsenmiyor. Türkiye'nin nüfusu 73 milyon ama Türkiye'ye resmi yollardan girmiş cep telefonu sayısı 106 milyon. Şu anda resmi olarak 61 milyon adet abone var.
Yıllık 3,2 milyar liralık yatırımla 22 milyar liralık bir cironun oluştuğu bir sektörle yalnızca üretime ayırdığımız 8 milyarlık liralık yıllık yatırımla 22 milyar liralık bir cirodan bahsediyoruz. Tabii ki Türkiye'nin gelişen ve ilerleyen yüzü her birimizin refah seviyesini artırıyor. Ama refah seviyelerini artırırken, bizim giderlerimizi de bir karşılaştırma imkanı olması lazım. bu manada da burada da bir tasarruf noktasının oluşması lazım.''
Bakan Yıldız, enerji verimliliğiyle alakalı yalnızca kanunlar ve mevzuatların yeterli olmadığına işaret ederek, bu kültürün mutlaka artan bir şekilde geliştirilmesi ve hayatın her alanına girmesi gerektiğini anlattı.
Taner Yıldız, enerji verimliliğindeki başlıca hedeflerinin; 2023 yılına kadar şu anki bulundukları rakamlardan yüzde 20 civarında tasarruf etmek olduğunu dile getirerek, bu hedefin çok uçuk ve ulaşılamaz bir hedef olmadığını söyledi.
Ellerindeki son verilerin 2023 yılına kadar yüzde 20 tasarruf edilebileceğini gösterdiğine değinen Yıldız, bu konuda özel sektörü, kamusu ve sivil toplum kuruluşları ile el ele verilmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Bakan Yıldız, ''Bizim yakında yayınlayacağımız, hazırlıklarını bitirdiğimiz ve sivil toplum örgütleri ile paylaştığımız Enerji Verimliliği Strateji Belgesi var. Bu strateji belgesinde birtakım detaylar da işlenmiş olacak. Kamunun üzerine düşen işler var, özel sektörün üzerine düşen işler var'' dedi.

HES değerlendirmesi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, hidroelektrik santrallerine (HES) karşı çıkanlar bulunduğunu belirterek, ''Tabii ki enerji Türkiye'nin en tabii kaynaklarından. çevrenin ve yeşilin dostu olarak bütün bu kaynakları harekete geçireceğiz. Yalnızca tek taraflı değil yıkarak değil. Zaman zaman çok hoyratça çalışan ve çevreye duyarlı olmayan müteahhitlerimiz de var. Ben onları destekleyemem. O yüzden çevreyle uyumlu ve yeşile saygılı bütün bu yatırımları yapmak zorundayız'' dedi.
Yıldız, ''31. Enerji Verimliliği Haftası'' kapsamında WOW İstanbul Otel'de düzenlenen ''3. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı''nın açılışında yaptığı konuşmada, Uluslararası Enerji Ajansı'nın son verilerine göre dünya 2050 yılına kadar petrol ve doğalgazın ağırlığını koruyacağını, buna kömürü de katarsak şu anda dünyadaki üretim payı yüzde 85 civarında olan bu 3 temel kaynağın en fazla dünyada yüzde 75'lere kadar düşebileceğini kaydetti.
Dünyadaki eğrinin petrol ve doğalgazın egemenliğini koruyor olmasıyla devam ettiğini, Türkiye'nin bu enerji kaynaklarını yerli kaynaklar haline getirmeyle alakalı çalışmalarını devam ettirdiğini anlatan Yıldız, ''12 katına çıkan bir arama faaliyetlerine ayırdığımız pay var. AK Parti hükümetleriyle beraber son 10 yıl içinde 12 katına çıkardık. Varsa bulmayı ümit ediyor ve inanıyoruz o yüzden çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Ama biz her şeye mazeret olabilir şuna mazeretimiz olamaz. Biz bütün kaynaklarımızı denedik ama 24 saatin 22 saatinde elektrik var 2 saatinde elektrik yok. Böyle bir mazeret olamaz. O yüzden gerek ithalata dayalı doğalgazın, gerek petrolün ve türevlerinin dünya ilerleyen ve genişleyen Türkiye'nin bütün ihtiyaçlarını karşılayabilmesi açısından bütün enerji kaynaklarını harekete geçirmiş durumda'' diye konuştu.
Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı Yıldız, 2023 yılı hedeflerini belirlediklerini, Türkiye'nin dünyadaki ilk 10 ekonomi arasına girmesiyle alakalı enerji sektörü bütün tedbirlerini aldığını kaydetti.
Yıldız, ''Bunların arasında öncelikle yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili bütün kaynaklarımızı harekete geçiriyor olmamız lazım. Su kaynaklarımız var rüzgar var jeotermal var. Güneş, biyo kütleler ve diğer enerji kaynakları var. Bunların her birisini mutlaka kullanabiliyor halde görmemiz lazım'' dedi
Yıldız, ellerindeki büyüme rakamlarının, yenilenebilir enerji kaynaklarının büyüme rakamlarından daha büyük olduğunu, dolayısıyla Türkiye'nin diğer enerji kaynaklarını da başta nükleer olmak üzere harekete geçirmeleri gerektiğini söyledi.
Yalnızca Akkuyu'ya yapılacak nükleer güç santralinin hemen hemen Türkiye'ye bir estetik katan rüzgar güllerinin yaklaşık 10 bin tanesine denk geldiğini ifade eden Yıldız, bir yandan onları yapmaları, bir yandan da nükleer güç santralleriyle ilgili çalışmalara devam etmeleri gerektiğini söyledi.
Yıldız, HES'lerle ilgili olarak da şunları ifade etti:
''Bir kısım HES'lere karşı çıkanlarımız var. Tabii ki enerji Türkiye'nin en tabii kaynaklarından. Hem ciddi güzelliklerinden olan çevrenin ve yeşilin dostu olarak bütün bu kaynakları harekete geçireceğiz. Yalnızca tek taraflı değil yıkarak değil. Zaman zaman çok hoyratça çalışan ve çevreye duyarlı olmayan müteahhitlerimiz de var. Ben onları destekleyemem. Enerji projesi gerçekleştiriyor olsa da. O yüzden çevreyle uyumlu ve yeşile saygılı, zeytin ağaçlarıyla beraber bütün bu yatırımları yapmak zorundayız. Bütün bu saydığımız değerler Türkiye'nin kaynağıdır. Türkiye'nin artısıdır ama aynı zamanda enerji kaynakları da Türkiye'nin artısıdır. Bunlar birbirlerini zıtlamazlar, birbirini eksik hale getirmezler tam tersi birbirini desteklemeliler. HES'ler alakalı yapılan mücadelenin bizlere yol su köprü olarak değil, tamamen doğalgaz ithalatı olarak geri döneceğini bilmemiz lazım. Bu şuur içinde davranıyor olmamız lazım. Gelirlerimizi çeşitlendirirken, giderlerimizi de mutlaka kısmamız lazım.''
Yıldız, Türkiye'nin enerji verimliliğiyle ilgili her ne kadar kanunu çıkarsa da yönetmeliklerini mevzuatlarını ikincil mevzuatlarını çıkarmış olsa da hala bu konuda uzun bir mesafe kat edeceği yol bulunduğunu söyledi.

Bizi BM kararları bağlar
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ABD ve Avrupa Birliği'nin İran'a petrol ithalatı yaptırımı kararlarına ilişkin, ''ABD ve Avrupa Birliği'nde bir kısım kararlar alındığı söyleniyor. Bizim için Birleşmiş Milletler'in (BM) kararları bağlayıcıdır. BM kararlarının dışındaki herhangi bir karar bizim için bağlayıcı değildir. Şu anda gerek TÜPRAŞ gerekse ithal edilen bütün yapı normal işlevlerine, ithalatına devam ediyor. Şu anda ithalatımız devam ediyor ve herhangi bir yol haritamızda bugün itibariyle bir değişiklik yok'' dedi.
Yıldız, 3. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu'nun ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
Bir gazetecinin, ''İran'a karşı Avrupa Birliği'nin planladığı genişletilmiş petrol ithalatını kısıtlayacak olan yaptırımlarla ilgili'' görüşlerini sorması üzerine Yıldız, şunları kaydetti:
''ABD ve Avrupa Birliğinde bir kısım kararlar alındığı söyleniyor. Bizim için Birleşmiş Milletler'in (BM) kararları bağlayıcıdır. BM kararlarının dışındaki herhangi bir karar bizim için bağlayıcı değildir. Şu anda gerek TÜPRAŞ gerekse ithal edilen bütün yapı normal işlevlerine, ithalatına devam ediyor. Bu konuyla ilgili bize ulaşmış resmi bir haber ve bildirim yok.
Biz hangi kuruluşlara karşı sorumluyuz, hangi kuruluşlara karşı sorumlu değiliz bunu birçok kereler kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu açıdan Avrupa Birliği böyle bir karar almış olabilir veya olmayabilir. Biz AB üyesi ülke değiliz. Şu anda ithalatımız devam ediyor ve herhangi bir yol haritamızda bugün itibariyle bir değişiklik yok.''

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 10:37

İLGİLİ HABERLER