ERDOĞAN: 'ANLATSAM ÜLKE KALDIRMAZ!.. SİYASETİ BIRAKINCA ANLATACAĞIM!..'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) tarafından düzenlenen “Değişen Dengeler ve Türkiye’nin Artan Önemi” konulu konferansta diplomatlar, gazeteciler ve akademisyenlerden oluşan seçkin bir davetli heyetine hitap etti. Pek çok konuda önemli mesajlar veren Erdoğan, önceki gün Meclis’te yaşanan kavgayla ilgili bir soru üzerine eşi Emine Erdoğan’ın GATA’ya alınmaması olayını bir kez daha anlattı. “Bazı şeyleri söylemek zaman istiyor ama bunun zamanı gelmişti” diyen Erdoğan, bu olayın hiçbir şeyle izah edilemeyeceğini vurguladı. Erdoğan özetle şöyle konuştu:
GÖZYAŞLARINA MAHKUM KALDIK
“Bu ülkede ben yaşadığım bir olayı anlattım. Eşimin yaşadığı bir olayı anlattım. Konuyu pazar günü TRT’de anlattım. İç senedir, eşim de ben de biz bu işleri gündeme getirmedik. Gerekli olanlara, gereken yerlere söylediniz mi söylemediniz mi? Söyledim. Söyleyecek çok daha şeyler var ama ben ülkemde gerilim istemiyorum. Bu konuda yaşadığım başka şeyler de var. Bunları belki biraz daha zaman kazanacak, ondan sonra belki siyasetten çekildikten sonra kaleme alarak belki gündeme getireceğim. Ama ülkem bunları kaldıramaz. Onun için bazı şeyleri söylemek zaman istiyor ama bunun zamanı gelmişti. Bunun demokrasi ile, laiklikle, hukuk devleti ile yakından uzaktan alakası olabilir mi? Laiklik bunun güvencesi iken orada bir engelle karşılaşıyorsunuz ve benim vergisini vermek suretiyle, parasını vermek suretiyle her şeyiyle oluşturmuş olduğumuz bir kurumun hastanesinde siz başbakanın eşini ‘Burada bu ziyarete gelmesin, burada farklı durumlar meydana çıkabilir, gerginleşme olabilir, şu olur bu olur’ gibi şeylerle engellemeye kalkıyorsunuz. Biz bu işin üzerine gidemez miydik, gidebilirdik ama orada biz sadece eşimin gözyaşlarına mahkum olarak kaldık.”
YA İSTİFA YA İHRAÇ
“Benim il başkanım veya il genel meclisi üyem güya bir konuşmasında ‘Peygamber gibi anılan bir başbakan’ diye bir ifade kullanılıyor. Eğer sen de inançlıysan, bir Müslüman’san bunu zaten tasvip edemezsin. Niçin, çünkü peygamberlik zinciri kapanmıştır. Artık bir peygamber yoktur. Hele hele Tayyip Erdoğan için böyle bir şey söyleyemezsin. Bana böyle bir yakıştırmayı yapan karşısında arkadaşım gerekenleri söyledi ama ikinci defa söylenince artık bu tahammül sınırlarını aştı. Ve benim partimde böyle bir insan da barınamazdı. Nitekim daha farklı şekilde bunlar söylenmiş ama arkadaşlarıma gerekli talimatı verdim, ‘ya istifasını alın ya ihraç edin’ dedim.”
DARBELER DÖNEMi KAPANDI
Hükümet olarak çetelere, mafyaya, hukuk dışı örgütlenmelere karşı son derece kararlı bir mücadele verdiklerini belirten Erdoğan şunları söyledi: “Yıllardır dokunulamayan, sorgulanamayan oluşumlar yargının önüne çıkarıldı. Bugün çetelerin, mafyanın, hukuk dışı örgütlenmelerin serbestçe ve özgürce tartışılıyor olması büyük önem taşıyor. Gelecekte bu tür örgütlenmelerin ortaya çıkmasını bu süreç önleyecek. Türkiye’de darbeler dönemi kapandı. Gelecekte de demokrasiye yönelik müdahaleleri önleyecek olan aslında işte bu serbest tartışma zeminidir. Herkesin hak ve hukukunun bilinmesidir ve herkes de hak ve hukukunu bilecektir. Demokrasi ve hukukun kökleşmesidir asıl olan. Demokrasinin kendisine zarar vermeden, kurumlarımızı yıpratmadan, topluma korku ve gerilim yaymadan yapılan her tartışma demokrasimizi bir adım daha yukarıya taşıyacak faydalı bir tartışmadır.”
GEÇMİŞİ ESKİYE DAYANIYOR
Erdoğan, gazetecilerin “Darbe dönemi bitti” diyorsunuz ama yeni planlar ortaya çıkıyor” hatırlatması üzerine şöyle konuştu: “Şimdi aslında darbe planları noktasındaki şeylerin geçmişi biraz eskiye de dayanıyor. Tabii bunlar darbe planı mıdır, değil midir tartışma konusu olan şeyler. Ama biz bu görüntülere baktığımızda, bu değerlendirmelere baktığımızda bunun izlenimlerini gerçekten alıyoruz.”
DiN HANESi KALKABiLiR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AİHM’in nüfus cüzdanlarında din hanesinin sonunu getirebilecek kararını ise şöyle değerlendirdi: “AİHM’in verdiği karar, Anayasa Mahkememi’zin de bu noktadaki attığı adımla paralellik arz eden bir konu. Nüfus kağıtlarında din ile ilgili sütunun olup olmaması çok şeyi değiştirmez. Burada AİHM’in vermiş olduğu kararı ben anormal bir karar olarak görmüyorum. Yani bu oradan kaldırılabilir çok da önemli değil ama bunun ardından almış olduğu diğer bir karar var ki bu kararı da ben önemsiyorum, burada lehte bir karar vermiştir. Yani Türk alfabesinde olmayan bazı harflerin ısrarla konulması tezine karşı olumsuz vermiş olduğu karardır.”