Gündem
  • 17.6.2021 13:37

Erdoğan Azerbaycan ile Karadeniz ve Libya'da petrol arayabiliriz

Brüksel’deki programımızın ardından, Azerbaycan Cumhurbaşkanı kıymetli dostum İlham Aliyev’in davetine icabetle Bakü’ye geldik. Sayın Aliyev’le birlikte, Ermenistan işgalinden kurtarılan ve zaferin ardından Azerbaycan’ın “Kültür Başkenti” olarak ilan edilen Şuşa’da hem resmi görüşmelerimizi gerçekleştirdik hem de çeşitli ziyaretler yaptık. Bütün alanlarda ülkelerimiz arasındaki iş birliğini derinleştirecek adımları ele aldık. Yeni dönemin bölge ülkelerinin barış, istikrar ve refahında bir imkan olarak değerlendirilmesine katkı sunacak hususları masaya yatırdık. Gelecekteki iş birliğimizin teminatı olan Şuşa Beyannamesini imzaladık. Burada ayrıca Azerbaycan Milli Meclisine hitap etme imkanımız oldu. Daha sonra burada bulunan askerlerimizle bir araya geldik. Euro 2020 kapsamında Bakü’de oynanan Türkiye-Galler maçını da izledikten sonra Antalya’ya dönüyoruz.

 Antalya’da Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne başkanlık edeceğiz. 18 Haziran’da da Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışını yapacağız. Bütün bu yoğun ziyaretlerimizin, görüşmelerimizin ve programlarımızın ülkemiz bölgemiz ve dünya için verimli ve hayırlı olmasını diliyorum.

SORU: İki gündür Bakü ve Şuşa’dayız. Ermenistan çekildiği bölgelere döşediği mayınların haritalarını hala vermiyor. Birkaç gün önce Kelbecer’de mayın patlaması nedeniyle ne yazık ki 3 sivil hayatını kaybetti. Bu konuyla ilgili değerlendirmeniz ne olur?

 Ermenistan’ın Azerbaycan’ın Karabağ Zaferi gerçeğini kabul etmesi, bölgenin önünde açılan bu yeni dönemi doğru okuması gerekiyor. Ermenistan, güven artırıcı adımlar atmaya da başlamalı. Döşediği mayınların haritalarını Azerbaycan’la paylaşması bu yönde önemli bir ilk adımı teşkil edecektir. Savaş sırasında olduğu gibi, bu dönemde de yeniden imar çalışmalarından mayınlı alanların temizlenmesine kadar her adımda bütün imkanlarımızla Azerbaycan’ın yanında durmaya devam edeceğiz. Mayın temizleme konusunda biz şu an itibarıyla biçer döver aletlerine de benzeyen bir aracı Türkiye olarak üretiyoruz. Bu, uzaktan kumandalı bir araç. Şu an itibarıyla Azerbaycan’a bundan 10 kadar verdik. Fakat ilk etapta bu sayıyı 20’ye çıkaracağız ama ardı ardına bunlardan kendilerine vermeye devam edeceğiz. Bunun en büyük özelliği çok seri mayın taraması yapması. Uzaktan kumandayla mayını patlatıyor ve yoluna devam ediyor. Mayın patlatmada da sayısal olarak çok ileride. Yani bu öyle detektörle mayın aramaya benzemiyor, tarayarak gidiyor. Bunları aynı şekilde biz kendimiz de kullanıyoruz. Terör bölgelerinde bunlardan istifade etmeye başladık. Bu alet inşallah gerek bizde gerekse dost kardeş ülkelerde çok iş görecek diye inanıyorum.

SORU: Doğalgaz ve petrol araması ve çıkarılması konusunda Azerbaycan son derece ileri bir düzeyde. Karadeniz’de veya başka bölgelerde Azerbaycan’la bu konuda ortaklık yapılacak mı?

Şu anda özellikle bu konuda Azerbaycan’la bizim TANAP ve TAP’dan gelen bir dayanışmamız söz konusu. Bunun dışında, biz belki yeni bir sürece de adım atabiliriz. Bu ne olabilir? Örneğin şu anda bizim Türk Petrolleri ile alakalı bir yapımız var. Bu yapıyla birlikte, nasıl şu anda TAP’da, TANAP’da birlikteliğimiz varsa, biz değerli dostum İlham Aliyev kardeşimizle böyle bir adımı Libya’da da atabiliriz. Onların bu konularda belli bir birikimi var, deneyimi var. Aynı birikim ve deneyim bizde de olduğuna göre, hatta rafinaj olayında da bazı adımlar atmak mümkün. Bu tür adımları da atabiliriz. Ben kendisine de bu teklifi yaptım. O da böyle bir şeyden memnun olacağını, böyle bir adıma kendilerinin de girebileceğini söyledi. Temennim odur ki bu adımları beraber atmak suretiyle sadece Avrupa’ya açılmak değil hem kendi ülkemizde hem çok daha farklı ülkelere inşallah yayılma fırsatını da buluruz.

SORU: Zengezur koridoruyla ilgili çeşitli spekülasyonlar var. Gecikme nedeni olarak çeşitli fikirler beyan ediliyor. Acaba bu teknik olarak bir gecikme mi yoksa gerçekten Rusya tarafından farklı bir beklenti mi var?

Azerbaycan’ın Zengezur projesini çok önemli görüyoruz ve destekliyoruz. Açılacak olan bu koridor bütün bölge için çok önemli bir imkan olacak. Bu konuyla ilgili olarak şu an itibarıyla Rusya tarafında bir görüş ayrılığı ya da bu işi geciktirme gibi bir niyet olduğuna ihtimal vermiyorum. Tam aksine, Rusya burada daha yardımcı bir hava içerisinde. Gerek İlham Aliyev kardeşimin görüşmeleri var, gerekse yakın bir zamanda ben de ikili bir görüşmeyi sayın Putin’le yapacağız. Ama biz tabi şu an bir şeye kilitlendik. O da 5 yıllık anlaşma. Bu 5 yıllık anlaşmayla bu adımı atalım istiyoruz. Buralarda da bu platform konusunu, dün de söylemiştim bugün de söylüyorum. Bu platformun başını çeken ülkeler olarak Rusya var, Türkiye var, Azerbaycan var, İran var. Bunun yanında istiyoruz ki Gürcistan da bulunsun, istiyoruz ki Ermenistan da bulunsun. Rusya bu işin olmasını istiyor. Biz hakeza öyle… Biliyorsunuz geçenlerde Gürcistan Başbakanı bizdeydi, kendisiyle de bunu konuştuk. Bu konuları kendisine özellikle ifade ettim ve kendisi de “biz bunun üzerine çalışalım” dediler. Kendilerini o şekilde uğurladık. Bu platforma onların da olumlu desteği olursa bölge çok çabuk sükûnete kavuşur diye düşünüyorum. Bu güzergah tabi Azerbaycan’a büyük imkanlar sağlayacak. Aynı şekilde tabi Ermenistan’a da büyük avantajlar sağlayacak. Bu konuyla ilgili olarak Rusya’nın da olumlu bakışı var. Çünkü burası önemli bir koridor, önemli bir hat. Temenni ediyorum ki bölgenin tarımına da çok ciddi bir zenginlik katacak. Yani burası bir tarım koridoru olarak da nefes aldıracak diye inanıyoruz.

SORU: Sayın İlham Aliyev Şuşa Beyannamesinden bahsederken, bunu biraz da Kars Anlaşmasına benzetti. Azerbaycan toplumunda da Türkiye’nin askeri üssü konusunda ciddi bir talep söz konusu. Bu yeni anlaşma kapsamında askeri üs söz konusu olabilir mi? Şuşa Beyannamesi askeri üssü kapsıyor mu?

Şimdi bu, açıkladığımız maddelerin dışında değil. Burada daha sonra gelişme, genişleme olabilir. Şimdilik burada daha çok, özellikle bu sınır boylarının garanti altına alınması, teminat altına alınması asıl olandır. Burada özellikle sayın İlham Aliyev’in Putin ile yapacağı ara görüşmeler bu işi farklı bir şekilde geliştirebilir. Bizim yapacağımız görüşmeler bu işi farklı şekilde geliştirebilir.


SORU: NATO Zirvesi öncesi bir heyeti Libya’ya gönderdiniz, orada temaslarda bulundular. Libya’da önümüzdeki dönemde ne gibi gelişmeler olabilir?

Bilindiği üzere, Libya’nın meşru hükümeti ile yakın iş birliği içindeyiz. NATO Zirvesi öncesinde de Dışişleri Bakanımızın başkanlığında bir heyetimiz, Libya’da bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Brüksel zirvesinden önce böyle bir ziyaretin yapılması çok çok önemliydi, çok çok da iyi oldu. Arkadaşlarımız geç saatlere kadar orada bu çalışmayı yaptılar. Gerek Başbakan gerek Konsey Başkanı ile yapılan verimli görüşmeler neticesinde memnuniyetle döndüler. Libya tarafı da bu ziyaret ve görüşmelerden memnuniyet duydu. Libya ile ilişkilerimizi güçlendirme, anlaşmalarımızı gözden geçirme fırsatı bulduk. Bu ziyaret tabi dünyada da çok farklı bir şekilde izlendi. Bundan sonra da bu çalışmaları belirli aralıklarla devam ettireceğiz. Sadece Libya değil burası için de öyle… Afganistan, Pakistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve bütün bu bölgede bu ekip bu tür çalışmalarını sürdürecek. Bunları yapmamızın sebebi var. Böylece “Türkiye sizinle her zaman beraber, sizi yalnız bırakmayacak” diyoruz. Bu diplomasi ilişkisini sürekli diri tutacağız. Bununla beraber onların taleplerinizi öğrenmek, bizim taleplerimizi iletmek için sürekli bu görüş alışverişi yapmak istediğimizi onlara bildireceğiz.

SORU: NATO zirvesinde yaptığınız görüşmelerde Suriyeli mülteciler meselesi de gündeme geldi mi? Bir de Avrupa Birliği ile olumlu gündem konusunda gelinen son nokta nedir?

Maalesef Avrupalı liderler bu konuları hiç gündeme getirmedi diyebilirim. Biz gündeme getirdik. Özellikle bu Frontex olayını gündeme getirdik. Frontex konusunda onların da şikayetçi olduğunu bizzat kendilerinden duyduk. Frontex’in başındaki şahsın bunlar tarafından da eleştirildiğini gördük. Miçotakis’le görüştük. Kendisine bir şey söyledim. “Bugünkü toplantı gibi, bundan sonra da biz üçüncü kişi, kurum veya devletleri aramıza sokmayalım. Yapacaksak bu işleri beraber yapalım. Senin özel temsilcin, benim özel temsilcim bir arada görüşsünler, bizi haberdar etsinler. Ondan sonra da biz bir araya gelelim. Adımları da buna göre atalım.” dedik. Mutabık kaldığımız en önemli konu da zaten bu oldu. İnşallah bundan sonra Yunanistan’la devletler, kurum ve kuruluşlar araya girmek suretiyle değil, daha çok benim özel temsilcim İbrahim Bey ile kendi özel temsilcisi Eleni Hanım haberleşerek bir araya gelerek adımları da ona göre atmış olacağız. Bizim Miçotatis’le bir araya gelişimiz onlar için bayramlık şeker gibi oldu. Bu çok önemli bir şey. İyi oldu, güzel geçti. Temenni ediyorum bundan sonrası da güzel olsun.

SORU: Türkiye son dönemde birçok ülkeye, hatta NATO ülkelerine ve partnerlerine de SİHA satmaya başladı. Batı ve dünya medyasında gün geçmiyor ki SİHA’larımızın küresel jeopolitik dengelere etkisini ele alan bir yorum yazılmasın. Bu konuda savunma sanayimiz markalaşıyor. NATO zirvesinde bununla ilgili bir talep ya da değerlendirme oldu mu? Savunma sanayimizde gelinen aşamayı ve yeni projeleri değerlendirebilir misiniz?

Bu konuya ilgiyi özellikle NATO Zirvesinde de gördük. Bu konuda bizim en son Polonya ile bir anlaşmamız oldu. Tabi Polonya’dan sonra bir yerde bu işin kapısı açılmış oldu. Şimdi talepler zaman zaman geliyor, gelecek. Tabi burada bizim açımızdan bir şey çok önemli. Baykar’ın bu alanda attığı adım Avrupa’ya Türk savunma sanayisinin açılması demektir. Gerek İHA’da gerek SİHA’da gerek Akıncı’da ilk defa Avrupa pazarlarına Türk savunma sanayisinin ürünleri girecek. Şimdi bazı yeni ürünler de var. Onların mühimmatı var. O mühimmatlar da çok önemli. Onlar da bu pazarlara girecek. Bunların girmesiyle beraber NATO’da, NATO ülkelerinde bu silah, araç, gereç, mühimmat bunların bulunması çok çok önemli. Polonya bu noktada önemli. Diğerleri hakeza öyle. Temenni ediyorum ki bundan sonraki süreçte bu adımları güç birliği yaparak devam ettiririz.

 

İLGİLİ HABERLER