ERDOĞAN: BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ!
Başbakan Erdoğan’a “Recep Bey” diye seslenen CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde biraraya gelip tokalaştı.
CHP Kurultayı’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “Recep Bey” diye seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu konuşmanın ardından ilk kez Erdoğan ile biraraya geldi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 17. Olağan Genel Kurulu’na katılan ikili birbirinin elini sıktı.
ERDOĞAN'IN KONUŞMASI:
Dünyanın neresine gitsem, Türkiye'nin markalaranı ürettiği ürünleri görüyorum. Hangi devlet başkanı veya başbakan ile görüşürsem sizden övgü ile bahsediyor. Ülkeme, milletime bu övgüyü yaşattığınız için teşekkür ediyorum.
Hedefimiz 2023'te 500 milyar dolar ihracat yapabilmek. Bu hayal değil, ulaşılamayacak bir hedef değil. Önümüzdeki 13 yılda bunu 5 kat arttırabileceğimize ben inanıyorum. El ele verdik, omuz omuza verdik, gönül birliği yaptık ve bugünlere ulaştık. Aynı şekilde yürüyerek ihracat hedeflerimizi birlikte yakalayacağımıza inanıyorum yeterki sizin azminiz olsun.
Brezilya'yı ilk kez bir Türkiye Başbakanı ziyaret etti. Maziye bakıyorsunuz ilk kez bir TC BAşbakanı ziyaret ediyor. Gerçekten büyük bir ilgi ile karşılandı. Brezilya'nın ardından Arjantin ziyareti vardı. Ancak orada daha önce mutabık kalındığı halde Atatürk Anıtı yüzünden nezaketsizlik yaşandı ve orayı iptal edip Şili'ye geçtik. Arjantin karşısındaki tepkimize destek veren tüm işadamlarımıza teşekkür ediyorum. Şili'de iken de İskenderun'da yapılan saldırı ve Akdeniz'deki devlet terörünü de haber alınca temaslarımızı yarıda kesip ülkemize döndük. Önce çocuklar fosfor bombaları ile öldürüldükçe, bölgede kadınların sel olup aktıkça, hastanaler okullar bombalandıkça, çocuklara ilaç, gıda, oyuncak götüren insanlar katledildikçe bölgeye refah gelmez. Bu hırçın politikalardan bölgenin hiçbir ülkesi kazanç sağlamayacağı gibi İsrail halkı da kazanç sağlayamaz. Birileri buna sessiz kalabilir, göz yumabilir. Birileri bu zorbalığı teşvik edebilir. Ama biz bu zorbalığa bu saldırganlığa göz yummayız boyun eğmeyiz görmezden gelmeyiz. Şu iki gün içerisinde uluslararası toplumun dikkatinin çekilmesi ilk planda ne yapılması gerekiyorsa hızlı bir şekilde yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Bir çok ülke liderleri ile görüşerek hissiyatlarımızı bildirdik. BM Genel Kurulu'nu acilen toplantıya çağırdık. Çok sert bir kınama açıklaması yapıldı. NATO Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırdık oradan da kınama yapıldı.
Artık haklı tepkimizi ortaya koymamız, bütün dünyanın ilgisini çekti, gazze konusunu gündeme farklı bir şekilde getirdi bugün düne göre daha önemli karşılık buluyor. Mısır Refah Sınır Kapısı'nı açtığını duyurdu. Bir süredir İsrail hükümetinin bölgede estirdiği şiddet rüzgarları, ortadoğudaki barış ve istikrar için sorun haline gelmiştir. Bu politikaların başta İsrail olmak üzere kimseye faydası yoktur. Bölge içinde dünya barışı içinde faydası yoktur. Bizim İsrail halkı ile sorunumuz yok. Bizim İsrail yönetimi ile sorunumuz var. İsrail halkı güvenliğini tehlikeye atan, itibar ve saygınlığını zedeleyen iktidar partilerine gereken cevabı vermelidir diye düşünüyorum. Defalarca söyledim antisemitizm bir insanlık suçudur. Ben bölgemde ne insanların ne turistlerin farklı bir davranışa maruz kalmalarına izin ve müsade etmem. Tamamının güvenliği biizm teminatımız altındadır. Bu noktadaki anlayışımız budur. Bizim tarihimizin bize yüklediği sorumlulukta budur. Tüm dünya nezdinde yapılan katliamları örtmeye çalışmak inandırıcılığını yitirmiştir. En tepesinden bu olaylara karışmış olanlar için suç duyurumuzu hassasiyetle yaptık yapıyoruz ve bu işin takipçisi olacağız.
TÜRK EKONOMİSİNİN DÜNYADA 17. SIRAYA YÜKSELMESİ BİR TESADÜF DEĞİLDİR
Biz bölgemizde barış istiyoruz. Bunu bozmak isteyenlere de gerekirse en sert tepkimizi koymaktan kaçınmayacağız ve kaçınmıyoruz. Bizim dünya üzerindeki hiçbir ülkeye husumetimiz yok ve olamaz. Biz her zaman düşman üretmek yerine dost kazanmak için yurtta sulh cihanda sulh mantığı ile yola devam ettik. Türkiye ekonomisinin 7 yıl gibi kısa sürede 26. sıradan 17 sıraya yükselmesi sıradan bir olay değildir. Bu ülke 7,5 yılda dünyadan 26. sıradan 17 sıraya nasıl geldi. Türkiye'nin milli gelirin 7,5 yılda 3 kat arttırmış olması asla bir tesadüf değildir.
2009'da krize rağmen Arap ülkelerine ihracatımızı 21 milyarın üzerinde tutmayı başardık. Bu proaktif dış politika ile oldu. Samimi şekilde barışı, huzuru refahı savunmamız ile oldu. ABD ile kriz oluyor, tüm dünya etkileniyor. Türkiye kaynaklı değildi bu kriz. Yanıbaşınızda savaş varsa, kan ve gözyaşı varsa bundan etkilenirsiniz. Bizim yanımızda savaş yokmuydu? Vardı, Irak'ta yaşanan gelişmelere rağmen Türkiye tırmanışa geçti. Eksen kaymasından bahsedenler bu rakamları görmüyor, okuyamıyor yada okumak istemiyor. Ortadoğu yanarken siz buradan kendinize yalıtılmış müreffeh bir dünya inşaa edemezsiniz. Biz ortadoğuda barış, istikrar, refah ve huzur istiyoruz. Avrupa için, kendimiz için, küresel barış için istiyoruz ve yıllardır elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Eğer Gazze için sesimizi yükseltiyorsak, bu bir eksen kaymasının bir politika değişikliğinin neticesi asla değildir. Bu hukukun egemen olması, adaletin egemen olması, barışın gelmesi, akan gözyaşının dindirilmesi içindir. Biz sadece insanlık, vicdan, hukuk, hak, adalet diyoruz. Değerli arkadaşlarım Suriye ile vizeleri kaldırırken barış adına kaldırdık. Ürdün ile kaldırırken bunun için kaldırdık. Ama şöyle baktığınız zaman bu kadar kısa süre içerisinde ithalat ve ihracatımız ne hale geldi. Turizmde neler oldu? Sınır illerimizdeki bir değerlendirmeye baktığınızda bunun farkını görüyorsunuz.