Gündem
  • 20.9.2004 14:29

ERDOĞAN: ''DİNİN AYDINLATICI HAKİKATİNİ YAYMAK ZORUNDAYIZ''

ANKARA - Başbakan Erdoğan, 3. Din Şurası'nda yaptığı konuşmada, bütün gerçek dinlerin insanlığı hayra, iyiliğe ve güzelliğe çağırdığını söyledi. İnsan, ne zaman bu ilahi çağrıya uyup yönünü bu hissiyata çevirmişse kötülüklerden arındığını, doğruya, aydınlığa ve iyiliğe yöneldiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: ''Hazreti Mevlana'nın Mesnevi'de söylediği gibi, bu dünyada susamış kişilerin su aradıkları gibi, su da dünyada susamışları arar. İşte dinin hakikati; susamışların suya erdiği anda ortaya çıkar. Bu hakikati kaybetmemek için hem susamışlığımızı hem de suya kanmışlığımızı bir arada tutmak, bir gönülde saklamak durumundayız. Çünkü bugün dünyanın, inanmış gönüllerin yayacağı aydınlığa, söyleyeceği güzelliğe, sahip çıkacağı doğruluğa çok ama çok ihtiyacı vardır. Erdoğan, bir yerde insanlık onurunu rencide eden, mahşeri vicdanı kanatan bir yara varsa, o büyük günahın kaynağının hakikat körlüğü, karanlık ve cehalet olduğunu anlattı. Mevlana'nın Mesnevi'de, ''Bu dünya bir dağdır, yaptıklarımızsa ses... Ses yankılanır, gene bize döner gelir'' dediğini anımsatan Erdoğan, ''Madem biz iyiliğin, güzelliğin, doğruluğun öğütlendiği değerlere inanıyoruz, o zaman başını duman almış dünya dağını, hayrın sesiyle yeterince yankılandıramıyoruz demektir'' diye konuştu. Erdoğan, şöyle devam etti: ''Madem biz, dinin aydınlatıcı hakikatine vakıfız, bu aydınlığı yaymak, karanlığı bu aydınlıkla ağartmak zorundayız. Çünkü aklımız bize şunu söylüyor; 'hakikati kim biliyorsa yalandan da o sorumludur'. Bugün dünyayı saran güç savaşlarına, savaş kültürüne, zulüm dalgalarına karşı, sahip olduğumuz hakikati güçlü bir şekilde seslendirmek, insanlık onurunu, barış kültürünü ve hayatı yüceltecek medeniyet düşüncesini savunmak zorundayız. Bizler, böyle bir dinin mensuplarıyız. Bundan dolayı da iftihar ediyoruz. Medeniyet, hangi ırka, dine, dile mensup olursa olsun, bütün insanların haklarını mukaddes bilmemiş midir? Bizim değerlerine bağlandığımız din, alemlere rahmet olarak bahşedilmiş değil midir? O halde medeniyetimize nasıl sahip çıkıyorsak, dinimize nasıl gönülden bağlanıyorsak, insanlığın hak ve adalet temelinde şekillenen bir dünya idealine de aynı samimiyetle, sadakatle bağlanacak, sahip çıkacağız.'' Türk milletinin milli ve manevi değerlerine bağlılığının üst seviyede olduğunu ifade eden Erdoğan, bugün İslam dünyasının Batı dünyasıyla buluşma noktasına, hem coğrafi olarak hem de kültürel olarak en yakın ülkenin de Türkiye olduğunu kaydetti. Erdoğan, ''Bu, şu anlama geliyor: Batı dünyası nezdinde İslami değerleri, ait olduğumuz medeniyetin büyük tarihsel birikimini önce biz temsil ediyoruz'' dedi. Erdoğan, şöyle konuştu: ''Yüce Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde, 'Dünya bir andan ibarettir' buyuruyor. Kemale ulaşmak ideali için yola çıkan bütün insanlar gibi bizim de görevimiz o anı hayırla doldurmaktır. Her insan kendi anını iyilikle, güzellikle, doğrulukla doldurabilirse, dünyanın yaşadığı bütün zamanlar aydınlanırdı. Bugün dünyanın pek çok köşesi, kanla, gözyaşıyla zulümle karardıysa da hakikatin ilmi hala pırıl pırıl aydınlıktır. Çünkü hakikat gölgelenemez. Diliyorum ki dünya bir boydan bir boya hakikatle aydınlansın. Diliyorum ki insanlar, savaşan değil, birbiriyle kucaklaşan medeniyet değerleri çerçevesinde yeni ve mutlu bir dünya inşa etsinler. Diliyorum ki bu güzel buluşma böyle bir dünyaya giden yolun kaldırım taşlarından biri olsun.' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:57

İLGİLİ HABERLER