ERDOĞAN, İSRAİL'E YOL HARİTASINI OBAMA İLE GÖRÜŞECEK!..
OBAMA NETANYAHU’YU DİZGİNLEYEBİLECEK Mİ?
HASAN MESUT HAZAR/WASHİNGTON
Ay sonunda Kanada’da yapılacak G-20 zirvesinde, Başkan Obama ile Başbakan Erdoğan “yüz yüze” görüşecekler.
Bu görüşme çok önemli.
Zira hem Türkiye’nin İsrail için çizeceği yeni yol haritası, hem de stratejik Türk-Amerikan ilişkilerindeki ‘işbirliği’ ivmesinin belirlenmesi” bakımından bu yüz yüze görüşme “hayati bir önem” taşıyor.
İsrail’in uluslararası sulardaki Gazze Filosu’na talihsiz korsan saldırısı ve 9 masum gönüllüyü “devlet terörü” estirerek öldürmesi, hem bölgede hem de uluslararası arenada büyük gelimelere yolaçtı.
Türkiye, İsrail’in bu kanunsuz ve korsan saldırganlığına henüz hakettiği cevabı vermedi.
İsrail’in rehin aldığı gönüllüleri kurtarmak, ölü ve yaralıları 24 saat içinde bıraktırmakla yetindi.
Ayrıca Birlşemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acilen toplanmasını ve İsrail’i kınayan karar tasarısının çıkmasını sağladı.
Ayrıca Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’nden de , “Uluslararası Araştırma Komisyonu” kurulması kararını çıkarttı.
Bunlar, ilk anda yapılması gereken en acil diplomatik adımlardı.
Türkiye bunları sağduyulu ve onurlu dik duruşu ile gerçekleştirdi.
Serinkanlı davrandı.
Kriz sırasında Başkan Obama ile Başbakan Erdoğan telefonda görüştüklerinde ABD, Türkiye’nin en acil talepleri için İsrail nezdinde girişimler başlatı.
Irkçı ve izansız Netanyahu hükümetine daha önce görülmemiş baskılar yaptı.
Türkiye’ye, “itidalli olması ve durumun G-20 zirvesi sırasında Obama-Erdoğan görüşmesinde yüz yüze değerlendirilmesi” teklifinde bulundu.
Önemli sözler verdi, taahütlerde bulundu.
Böylece, hem krizin çok daha vahim sonuçlar doğuracak şekilde genişlemesini durdurdu.
Hem de Türkiye’nin yeni İsrail yol haritasının “aceleye getirilmemesini” sağladı .
Krizi soğuttu ve duygusal tepkilerle, Türkiye-İsrail ilişkilerinin “tamamen kopmasını” önledi.
Şimdi Türkiye işte bundan dolayı, G-20 zirvesi sırasında Obama-Erdoğan görüşmesine kadar, “dikkatli bir bekleme” içinde.
İsrail’e hakettiği bedeli ödetmek için, Başkan Obama’nın ve ABD’nin “verdiği sözlerin-garantilerin” yerine getirilmesini bekliyor.
Yol haritası henüz kesinleşmedi.
Türkiye’nin, “İsrai’in özür dilemesi, uluslarası soruşturma açılması, tazminat ödenmesi, gemilerin bırakılması” şeklindeki ön taleplerinin karşılanması konusunda, “ABD’nin etkisi ve katkıları” da belirleyici olacak yeni yol haritasında..
ABD’DE İLGİNÇ GELİŞMELER
Bu süreçte ABD’de ilginç gelişmeler yaşanıyor.
Bir tarafta, neocon denilen siyonist-haçlı ittifakının “uzman ve gazeteci” maskeli ajan provakatörleri, çılgın karalama kampanyalarına girişiyor.
Yerli işbirlikçileri ile beraber Türkiye’nin “İslamlaştığı, ekseninin kaydığı” yalanlarıyla AK Parti’yi ve Erdoğan’ı “bitirmeye” çalışıyorlar.
Ak Parti’nin 8 yıllık iktadarının başından beri sürdürdükleri iftira, İslam karşıtlığı ve Türk-Amerikan stratejik işbirliğini “zehirleme” yalanlarına bütün şiddetiyle davam ediyorlar.
Ama bu çirkin neocon denilen siyonist-haçlı ittifakın artık çok aşındı.
ABD’nin anlı şanlı gazetelerinde, arada bir değil hergün çıkan -Türkiye’yi karalama- haber ve yorumları bile artık pek ciddiye alınmıyor.
Bunların, ne Türk-Amerikan ilişkilerinin zehirlenmesi, ne de Türkiye-İsrail ilişkilerinin onarılmayacak yaralar görmesi, umurlarında değil.
Varsa yoksa “Başbakan Erdoğan yıkılsın, Türkiye küresel ve bölgesel güç olmasın, her istediklerini alabilecekleri zayıf ve hatta ‘uydu’ bir Türkiye kurulsun!” hayalindeler.
Ama öte yandan, çok ciddi bir “akademisyen ve gerçek uzmanlardan oluşan, fevkalade önemli ve vizyonlu yeni bir aydınlar grubu” oluşuyor.
Bunlar, hem Türkiye-israil ilişkilerinin hem de Türk-Amerikan stratejik işbirliğinin artık “gerçekler ve global değerler” üzerinde yeniden yapılanmasını istiyorlar.
Türkiye’nin Ortadoğu’ya istikrar ve barış gelmesi için oynayacağı “hayati rollere” dikkat çekiyorlar.
Dahası, ABD’nin İsrail kamburu ile oluşturduğu “dediğim dedik ve ideal temennilerle” dolu Ortadoğu politikaları yerine, Türkiye’nin yüzlerce yıllık tecrübesi ve ağırlığının getirdiği “gerçek durum fırsatlarını” temel alan uygulamalara geçilmesini seslendiriyorlar.
Başkan Obama’ya, “Türkiye’nin hem Ortadoğu’nun istikrarı, hem de İran ve terörle global mücadele konularında” dile getirdiği diplomasi ve gerçekçi çözüm tekliflerini” dikkate alması tavsiyesinde bulunuyorlar.
Türkiye’nin sunduğu imkanların, ABD’nin ve İsrail’in uzun vadeli hedefleri ve menfaatleri için, olağanüstü fırsat oluşturduğunu vurguluyorlar.
Ey Obama, ey ABD, “ bu fırsatı kaçırma!” diyorlar.
STEPHEN KINZER’IN YENİ KİTABI
New York Times gazetesinin kıdemli Ortadoğu temsilcilerinden ve makaleleri-kitapları ile büyük ses getiren Stephen Kinzer son yazdığı kitapta, bu duruma dikkat çekiyor.
“Türkiye’nin, ABD’nin ve İran’ın, başta Ortadoğu olmak üzere pekçok ortak hedef ve stratejik menfaatlerinin bulunduğunu; Türkiye’nin sunduğu bu yeni imkanların ve fırsatların uzun vadede herkese büyük yarar getireceğini” altını çizerek belirtiyor.
Eksen kaymaları iftirasına da en güzel cevabı veriyor.
Türkiye-ABD stratejik ekseninin asıl şimdi olması gerektiği gibi “gerçekçi ve uygulanabilir bir temele oturacağını” ifade ediyor.
Ayrıca, yakın zamanda yaşanan gerginliklerin “asla bu önemli gerçeği değiştirmeyeceğini; çünkü ABD ve Türkiye’nin, birçok ortak stratejik hedefi paylaştığını” vurguluyor.
Stephen Kinzer’ın vurguladığı diğer önemli hususlar da satır başlarıyla şöyle:
-Türkiye ve ABD fikir ayrılıklarını bırakıp, ortak hedeflere ve konulara yoğunlaşmalı.
-Türkiye, küresel arenada yeni bir oyuncu.
-Türkiye’nin benimsediği aktif rol aslında ABD için çok olumlu. Böylece 2 ülke, işbirliği sayesinde Ortadoğu’da tek başlarına elde edebileceklerinden çok daha fazlasına ulaşabilirlar.
-Türkiye yeri geldiğinde Washington’dan bağımsız hareket ederek Ortadoğu’daki güvenilirliğini iyice artırdı; bu güvenilirlik ABD ve Batı için çok önemli bir varlık ve fırsat olabilir.
Washington bu önemli fırsattan yararlanmayı bilmeli, Türkiye’den faydalanmalı.
-Türkiye, “dünyanın büyük değişimler geçirdiğine ve ABD’nin Ortadoğu çıkmazından kurtulmak için yeni ve bölge halklarını dinlemeyi esas alan diplomasiye önem vermesi gerektiğine, yeni politikalar-yaklaşımlara” dikkat çekiyor. ABD yönetimleri bu vizyonu ve onun sunduğu fırsatları çok iyi değerlendirmeli.
...
Sonsöz:
Bütün bunlar, Başkan Obama’nın çok ciddi bir testin eşiğinde olduğunu da açıkca gösteriyor.
Bakalım Obama Netanyahu’yu ne ölçüde dizginleyecek ve Türkiye’nin İsrail yol haritasını yeniden çizmesi konusunda hangi olumlu ve yapıcı adımları atacak?
Bekleyelim, görelim.