ERDOĞAN: KIŞLAYA, CAMİYE, YARGIYA SİYASET SOKMAYALIM
ANKARA - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin kurulduğu andan itibaren kışlaya, camiye ve yargıya siyaset sokmama konusunda hassas davrandığına vurgu yaparak, ana muhalefet liderinden de en az kendileri kadar hassas olmasını rica etti ve, ''Lütfen, kışlaya, camiye, yargıya siyaset sokmayalım. Bunu biz yapmıyoruz, lütfen siz de yapmayın'' dedi.
Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, CHP'yi eleştirdi.
''CHP geçtiğimiz günlerde tekrar tekrar yine kışlaya, camiye, yargıya siyasetin sokulmamasını istedi'' diyen Erdoğan, ''Ben tabii CHP'nin bu yaklaşımına aynen katılıyorum, kabul ediyorum, biz de aynı şeyi savunuyoruz zaten. AK Parti kurulduğu andan itibaren hep bu hassasiyet içinde olduk ve bu hassasiyetle yürüdük'' dedi.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Ancak ana muhalefet liderinden de en az AK Parti kadar bu noktada hassas olmasını rica ediyorum. Bize çuvaldızı batırmadan önce kendilerine lütfen iğneyi bir batırsınlar. Onlarca örneği var. Bakın ben burada sadece son zamanlarda bir tanesini örnek vereyim. Örneğin CHP'nin Bolu İl Başkanı, Bolu'daki imam ve müezzinlere bir mektup gönderiyor. 'Türkiye, kendisi gibi düşünmeyen insanlara adeta zulüm eden bir iktidar tarafından yönetilmektedir.' Mektubun içeriği de bu... Lütfen yaşananlara kayıtsız kalmayın' diyebiliyor. CHP'nin sayın lideri, hemen her konuşmasında orduyu, yargıyı hedef alan son derece tahrikkar ve son derece sorumsuz açıklamalar yapabiliyor. Yani Anayasa'nın 138. maddesini sürekli çiğniyor. Sürekli. Ama çiğnemeye karşı yargının bugüne kadar bir suç duyurusunda bulunduğunu hiç duydunuz mu? Acaba AK Parti tarafından böyle bir şey yapılmış olsa yer yerinden oynar mı? Oynar. Ama onlar bakıyorlar ki böyle bir şey yok; ondan sonra sürekli adeta yargıyı yönlendirme, yönetme, tahrik etme gibi bir görevi yerine getiriyor. Lütfen, kışlaya, camiye, yargıya siyaset sokmayalım. Bunu biz yapmıyoruz, lütfen siz de yapmayın."
-AYTAÇ DURAK HAKKINDAKİ İDDİALAR-
Erdoğan, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak hakkındaki iddialara ilişkin de şunları söyledi;
''Bu beyefendiyi niye tekrar aday yapmadık, görüyorsunuz. Ne kadar isabetli bir adım attığımız ortada mı? Ortada.Niye? Her şeyden önce bir insan kalkıp da genel başkanıyla konuştuğu zaman o sözünü yerine getirmiyorsa, yani doğru konuşmuyorsa doğru hareket etmiyorsa onun AK Parti çatısı altında yeri olamaz. O anda zaten biz dedik, 'kusura bakma seninle yollarımız ayrıldı'. İlk gittiği yer CHP oldu, CHP de kabul etmedi. Gittiği yer neresi oldu MHP. AK Parti'nin ve CHP'nin reddettiği kişiyi MHP aday gösterdi. Bugün o kişiyi istifasını isteyerek hatasını telafi etmeye çalışıyor. Gerçi şimdi istifa etti o ayrı mesele. Buradan da güya dürüstlük örneği vermek istiyor. Bunu bir defa sorsana ya. AK Parti, burada belediye başkanıyken niye acaba bunu aday yapmıyor, acaba burada ne var? Bir şey var ki aday yapmıyor. Yani Adana gibi yerde, AK parti bu kadar güçlü bir parti, ve kalkıp aday yapmıyor. Demek ki burada var bir şey, bir su kaçağı var. İşte bu son olaylar da AK Parti'nin hassasiyetlerini, farkını bir kez daha vurgulamıştır. Arkadaşlar bu hassasiyetle yolumuza devam edeceğiz. Bu hassasiyetlerden asla taviz vermeyiz.''
Erdoğan, Son dönemde bazı gelişmeler yaşandığını, bunlardan birinin de Ankara'da meydana geldiğini kaydederek, şunları söyledi:
''Bakıyorsunuz ki ideolojik olarak hangi yelpazede yer aldığı belli olan bazı grupların halk otobüslerine karşı, belediye otobüslerine karşı takındıkları tavırlar, otobüslerin üzerlerine yazılan yazılar, aynı zamanda hafif raylı sistemde yaptıkları işgaller... Bunlar işgaldir. Bunların insan hakkıyla, özgürlükle yakından uzaktan alakası yoktur. Otobüsler, trenler bedava olacakmış... Dünyanın neresinde var böyle bir şey? Benim bildiğim yer yok. Bu komünist düşünce, komünist mantık var ya zaten o yaşadığı ülkeleri, geçmişte onları iflas ettirdi. Ondan sıyrıldılar onlar, bizdeki komünistler hala bundan kurtulamadılar. Bunlar milletten yana değil, bunlar illetten yana. Çünkü milletten yana olan milletin malını gelip boyar mı, camlarını indirir mi? Bunların millet diye bir derdi yok ki yaptıkları iş hep bu. Bununla bir yere varılmaz.''