Erdoğan: Komşusu açken tok yatan bizden değildir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizler, 'komşusu açken tok yatan bizden değildir' medeniyetinin, anlayışının mensuplarıyız. Küresel bir vicdanla, küresel bir adalet duygusuyla tüm bu ülke ve ihtiyaç sahiplerini kucaklamak, onlarla birlikte bir kalkınma rejimi ihdas etmek hepimizin görevidir'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Birleşmiş Milletler 13. Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, sınırlarını sermaye için, yatırım için, ham madde için ve enerji için ardına kadar açan ülkelerin gün gelip ilgilenmedikleri sorunların da sınırlarından girebileceğini artık hesaplarına katmak zorunda olduklarını söyledi.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Küresel finans krizi, başkalarının sorunlarına kulak tıkayan, başkalarının acılarını gözlerine yummak suretiyle izleyen bir anlayıştır. Bugün yaşadığımız küresel krizden doğru dersleri çıkaramazsak, yarın bizim ya da çocuklarımızın çok daha ağır krizlere maruz kalacağı kaçınılmaz bir gerçektir. İşte bugünden bunu önlemek, bugünden bizi, çocuklarımızı, dünyamızı bekleyen tehditlere karşı tedbir almak zorundayız. Burada özellikle dayanışma kavramını çok daha anlamlı hale getirmek, buna somut karşılıklar üretmek durumundayız. Bizler, 'komşusu açken tok yatan bizden değildir' medeniyetinin, anlayışının mensuplarıyız. Küresel bir vicdanla, küresel bir adalet duygusuyla tüm bu ülke ve ihtiyaç sahiplerini kucaklamak, onlarla birlikte bir kalkınma rejimi ihdas etmek hepimizin görevidir.''
-''Türkiye, OECD ülkeleri arasında resmi kalkınma yardımlarını en çok artıran ülke''-
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınma alanında kaydettiği başarılara paralel şekilde yükselen donör bir ülke olarak ön plana çıktığını belirterek, Türkiye'nin bugüne kadar olduğu gibi gelecek dönemde de kalkınma konusunda üzerine düşen görevi yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı.
Türkiye'nin resmi kalkınma yardımlarının 2010'da 1 milyar dolar, 2011'de 1,3 milyar dolar olarak gerçekleştiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, bu rakamla Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında resmi kalkınma yardımlarını en çok arttıran ülke olduğunu söyledi.
Gelişmiş ülkelerin kalkınma yardımlarında önemli kesintilere gittikleri kriz ortamında, Türkiye'nin yardımlarını bu kadar yüksek oranda arttırmasının, gelişmekte olan ülkelere desteğinin en somut göstergelerinden birisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
''En az gelişmiş ülkelere güçlü desteğimiz, uluslararası kalkınma faaliyetlerimiz içinde önemli bir yer tutuyor. Bu anlamda geçen yıl mayıs ayında BM En Az Gelişmiş Ülkeler 4. Konferansı'na İstanbul'da ev sahipliği yaptık. Konferans vesilesiyle kabul edilen İstanbul Eylem Planı ve Bildirisi'nin önümüzdeki 10 yıl boyunca takipçisi olma sorumluluğunu üstlendik. Bu ülkelerdeki doğrudan yatırımlarımızın 2020 yılına kadar 10 milyar dolara çıkarılması için hükümet olarak yatırımcılarımıza her türlü desteği vermeyi taahhüt ettik. En önemlisi; en az gelişmiş ülkelere yılda 200 milyon dolar kaynak tahsis edilmesi hedefini içeren ekonomik ve teknik iş birliği paketimizi uygulamaya koyduk. En az gelişmiş ülkeleri desteklemeye, sorunlarını her vesileyle ve her düzeyde dile getirmeye önümüzdeki dönmede de kararlıklıkla devam edeceğiz.
Türkiye olarak kalkınma alanındaki iş birliğimizi sadece ikili değil küresel, bölgesel ve çok taraflı platformlarda da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda küresel ekonomik yönetişimin başlıca zemini haline gelen G20 bünyesinde kalkınma konularının ele alınması memnuniyet vericidir. Ayrıca BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi çerçevesinde hayata geçirilen Kalkınma İşbirliği Formu'nun çalışmalarını da önemsiyor ve destekliyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Komitesi çerçevesinde yürütülen Kalkınma İşbirliği çalışmalarına da öncülük ediyoruz. Bunların ötesinde Türkiye olarak ülke, bölge, kıta ayrımı yapmadan, din, dil, ırk ayrımı yapmadan küresel ölçekte tüm insani sorunlara uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyoruz.''
-''Medeniyetler İttifakı girişimi hedeflediğimiz küresel refahın bir aracıdır''-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin gerek yurt içinde gerçekleştirdiği cesur reformlar, gerekse dış politikadaki aktif tutumu sayesinde ekonomide önemli başarılar elde ettiğini belirterek, gerçekleştirilen reformların ve aktif dış politikanın istikrarlı büyümeyi yakalamada etkili olduğunu söyledi.
AB'ye katılım müzakerelerini yürüten bir Avrupa ülkesi olmasının yanı sıra Balkanlar, Orta Asya, Kafkas ülkeleri, Afrika ve Ortadoğu ile çok iyi münasebetler geliştiren Türkiye'nin farklı bir kalkınma modelinin de öncüsü konumuna yükseldiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''İnsanlığın barışını, huzurunu, refahını gözeten bu kalkınma anlayışının, bölgemizdeki ve dünyadaki bütün ülkeler tarafından paylaşılması için de iş birliği çabalarımızı sürdürüyoruz. BM çatısı altında İspanya ile eş başkanlığını yaptığımız, Katar Emiresi Şeyha Mozah hanımefendinin de desteklediği Medeniyetler İttifakı girişimi işte hedeflediğimiz bu küresel refahın bir aracıdır'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, BM 13. Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nda bir hafta boyunca yapılacak tartışmaların, 21. yüzyıl için adil ve paylaşımcı bir kalkınma modelinin oluşturulmasına yönelik ortak çabaya katkıda bulunacağına inandığını belirterek, konferansın tüm katılımcılarına başarılar diledi.