Gündem
  • 25.10.2012 14:49

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasında 29 Ekim gerilimi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ataşehir Mimar Sinan Camii'nde kıldığı bayram namazı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP ile Ankara Valiliği arasında 29 Ekim kutlamalarına ilişkin yaşanan tartışmayı hatırlatan bir gazeteciye yanıt veren Erdoğan, " Buyursunlar hep birlikte Hipodromda görevimizi kaynaşarak bunu yapalım" dedi. Ankara valiliğinin aldığı bir istihbarat üzerine yasaklama kararı verdiğini belirten Erdoğan," Valilik şu anda kendi aldığı istihbaratlarla üzerine düşeni yapmıştır. Çünkü bu tür bayramlarımızı, milli duygular içerisinde hep birlikte yaşamamız lazım. Bunu eğer farklı saplantılar içerisine sokar da, farklı gelen istihbaratlarla bu olay çok daha çirkin istikametlere taşınırsa, tabi buna da valiliğin müsade etmemesi en doğal hakkıdır. O gün hep birlikte biliyorsunuz gideceğiz Anıtkabir'de görevimizi yapacağız. Ayrıca bir programlama yapmak suretiyle valiliğin de aldığı istihbaratı doğrulayan adımlar atılması yanlıştır..." diye konuştu

ÇİÇEK'İN AÇIKLAMASI DOĞALDIR

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in BDP'li vekillleri görmezden gelemem açıklamasını da değerlendiren Erdoğan, " Meclis başkanımızın bu açıklaması doğal bir açıklamadır. Ondan daha tabisi olamaz. Meclisin başkanıdır. Meclis Başkanı olarak, olaya böyle bakması doğaldır" dedi. Siyasi partilerin bakış açılarının birbirinden farklı olabileceğini söyleyen Erdoğan, Birçok konularda siyasi partilerin birbirleriyle anlaşamadıkları yerler vardır. İlla her konuda anlaşmak diye bir mecburiyet söz konusu değildir. Biz güçlü ileri demokrasi için, güçlü muhalefet istiyoruz. Eğer güçlü muhalefet olursa demokrasimizi daha güçlü hale getirir. Bizde ileri demokrasiyi o zaman farklı bir şekilde yakalırız. Bizim Türkiye'de sıkıntımız güçlü demokrasinin en önemli gereği olan güçlü muhalefetin şuanda ortaya olmayışıdır" şeklinde konuştu.

HİÇ Mİ İYİ ŞEY YAPMADIK

Muhalefetin siyaha beyaz dediğini söyleyen Başbakan Erdoğan, " Muhalefet doğruyu gördüğü zaman bunu ifade edebilmelidir. Ama bu erdemi ortaya koyamıyorsa kazanamayacaktır. Yine kaybeden olacaktır. Biz şimde doğruları yeri geldiği zaman alkışlamasını biliyoruz. Aynı şeyi muhalefetten de bekliyoruz. Bunu beklemek en tabi hakkımızdır. Bu ülkede 10 yıl içerisinde hiç yapılmış doğrular yok mu ? Halk bunu tercih ettiği için 34'den 50'ye bizi çıkarmış. Muhalefeti dinleseniz, 'bu ülkede taş üstüne taş konmadı' derler" şeklinde diye konuştu.

KILIÇDAROĞLU: TC İSTİHBARATLARLA YÖNETİLEN BİR DEVLET DEĞİLDİR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Ulus’ta düzenlenecek yürüyüşün alınan istihbarat üzerine yasaklanmasını, ”Türkiye Cumhuriyeti, istihbaratlarla yönetilen bir devlet değildir. Yasak geldiği için ben 29 Ekim törenlerinde değil, halkın arasında olacağım. Resmi törenlerle kutlamak kolay, halkın arasında olmak zordur” şeklinde değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu, Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Genel Başkan yardımcıları Umut Oran ve Gürsel Tekin ile Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde, tutuklu milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’la bayramlaştı. Kılıçdaroğlu, yaklaşık 2,5 saat kaldığı Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nden ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin ”Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın size bir daveti oldu. 29 Ekim’de ayrı bir program yapmaya gerek olmadığını ifade ederek, sizi, Hipodrom’da yapılacak etkinliğe davet etti. Ankara’daki yasağı da valiliğin aldığı istihbaratın gereği olarak açıkladı. Bu konudaki düşünceniz nedir?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin, istihbaratlarla yönetilen bir devlet olmadığını söyledi.

Anayasa’ya göre, her yurttaşın toplantı ve gösteri yapma hakkı bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ”Demokrasi var mı var, özgürlük var mı var. ’İstihbarat geldi yasaklıyoruz.’ Böyle bir anlayış olabilir mi? Bayram kutlaması yapıyorsunuz. Yasak geldiği için ben 29 Ekim törenlerinde değil, halkın arasında olacağım. Onlarla beraber bayramı kutlayacağım. Resmi törenlerle kutlamak kolay, halkın arasında olmak zordur. CHP Genel Başkanı olarak zoru seçiyorum. Bir bedel ödenecekse orada o bedeli ödemeye de hazırım. Biz cumhuriyeti kurduk, istihbarat geldi, cumhuriyeti kutlamaktan vazgeçelim. Böyle bir anlayışı kabul etmeyiz, bu çağdığı bir anlayıştır, korkulan bir anlayıştır. Babalarımız, dedelerimiz, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı ’Düşman geldi, korktuk’ diye yapmadılar. Tam tersine üstüne yürüdüler, 7 düvele karşı mücadele ettiler. Halkın egemenliğine dayalı cumhuriyeti kurdular. Başbakan ve onun uzantıları yasak getiriyorlar. Yasağı kabul etmeyiz. Halkın arasında, o 29 Ekim’de olacağım ve beraber kutlayacağız. Yurttaşlarımdan tek isteğim var. Herkes eline bir Türk bayrağı olarak gelsin. Cumhuriyetin kurulduğu TBMM önünde saat 11.00’de olacağım.” Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin ”Başbakan, ’Valilik gereğini yapacak’ dedi” demesi üzerine şunları söyledi: ”Sayın Başbakan ne söylerse söylesin. Bayram kutlamanın hele hele Cumhuriyet Bayramı kutlamanın izni olmaz, bu halkın bayramıdır, demokrasi bayramıdır, özgürlük bayramıdır. Cumhuriyeti o kadar kolay kurmadık, mücadele verildi. Bayrağımıza boşuna al bayrak demiyoruz, dedelerimizin kanının rengi var o bayrakta. Sen devlet değil misin, yasaklayarak mı önlem alıyorsun? Hiç bir şekilde istihbarata dayalı bir yasaklamayı demokrasi ile bağdaştırmıyoruz. Bunu söyleyen kişi de bu ülkede ben başbakanlık yapıyorum diyorsa, kimse kusura bakmasın ama istihbarattan güç alan bir devlet başkanı olmaz. Başbakan, demokrasi ve özgürlüklerden güç alır. Saygın bir toplum olmak istiyorsanız, önce demokrasiye özgürlüğü getireceksiniz.”

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 12:47

İLGİLİ HABERLER