Medya
  • 25.7.2002 10:35

ERTUĞRUL ÖZKÖK, İSMAİL CEM İPEKÇİ'YE VERDİ VERİŞTİRDİ

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA/Hürriyet Gazetesi Genel yayın müdürü Ertuğrul Özkök, dün hararetle desteklediği İsmail Cem İpekçi'yi yerden yere vurdu.İpekçi'nin AB yasaları için Mesut Yılmaz'a bazı şartlar ileri sürmesine kızan Özkök, "Yarın oy vereceğimiz partiler, gözümüzün önünde eriyip gidiyor.Karakter sınavından neredeyse hiçbiri geçemiyor.Bu hastalık, daha hafta başında kurulan ‘‘Yeni Türkiye’’ye bile sirayet etmiş durumda.Birileri mutlaka, ‘‘Apo'yu idamdan kurtardılar’’ diyecek.İsmail Cem bile bundan korkuyor.Ama biz artık, cesur siyasetçileri bekliyoruz "dedi. İŞTE ÖZKÖK'ÜN YAZISI ÖNCEKİ akşam, Silivri'de bir dostumuzun çiftliğinde verilen yemekteyiz. Telefon çalıyor. Saat 21.30... Arayan ANAP lideri Mesut Yılmaz'a çok yakın bir siyasetçi. ‘‘Mesut Bey'in canı çok sıkkın’’ diyor. Çünkü o gün liderlerle yaptığı görüşmelerden hiçbir sonuç alamamış. ‘‘Herkes kendine göre oynuyor’’ diyor. Yılmaz'ı en çok, Yeni Türkiye lideri İsmail Cem şaşırtmış. Çünkü Cem görüşmede, olayların ilk patladığı Çankaya zirvesinden sonra DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in benimsediği politikayı savunmuş. Yani ‘‘Siz önce koalisyon ortaklarınızın onayını alın’’ demiş. Ankara'daki arkadaşlarımız Yılmaz'dan aldıkları bu bilgiyi, YT adına toplantıya katılmış bir yöneticiye sordu. O da doğruladı. 3 KASIM BİLE GEÇ Ancak dün bu haber Hürriyet'te verilip, Yeni Türkiye'nin merkezine tepki telefonları yağmaya başlayınca, Cem bir açıklama yapmak zorunda kalıyor. ‘‘Evet ben öyle dedim ama, ortaklarınızı ikna edemezseniz de ben destek veririm de dedim’’ diyor. Oysa Yılmaz şunu söylüyor: ‘‘Cem bana şartsız destekleriz diye bir şey söylemedi.’’ Bu tabloya bakınca içimden şunu haykırmak geliyor. Türkiye hemen seçime gitmeli. Seçim için 3 Kasım bile çok geç. Çünkü içine girdiğimiz türbülans, bütün siyasi partileri inanılmaz biçimde yıpratmaya başladı. SİYASİ MANEVRALAR Bütün partiler insanın yüzünü buruşturan siyasi manevralar peşinde. Yarın oy vereceğimiz partiler, gözümüzün önünde eriyip gidiyor. Karakter sınavından neredeyse hiçbiri geçemiyor. Bu hastalık, daha hafta başında kurulan ‘‘Yeni Türkiye’’ye bile sirayet etmiş durumda. Cem gibi Avrupa yanlılığı ispatlanmış bir insan bile, ‘‘Kürtçe eğitim’’ ile ‘‘idamın kaldırılması’’ olayının seçimde istismar edilmesinden çekindiğini söyleyebiliyor. O nedenle hükümet ortaklarına ‘‘Aranızda anlaşın’’ diyor. Anlayacağınız o bile, Avrupa konusunda ‘‘cesur’’ politika yapamıyor. Haklı da olabilir. Çünkü bu konu seçim meydanlarında inanılmaz bir şekilde istismar edilecek. Birileri mutlaka, ‘‘Apo'yu idamdan kurtardılar’’ diyecek. Bir başkası, ‘‘Kürtçe'yi serbest bırakıp, Türkiye'yi böldürecekler’’ propagandası yapacak. İsmail Cem bile bundan korkuyor. İlkel siyaset Türkiye'de sadece dünün sorunu değil. Bugünün de sorunu ve yarının da sorunu olmaya devam edecek. Ama biz artık, cesur siyasetçileri bekliyoruz. CESUR ADAMLAR Bu ilkel istismarı iplemeyecek, güzergáhını, ilkel siyasetçilere göre değil, kendi bildiği doğrulara, halkın beklentilerine göre belirleyecek devlet adamlarını özlüyoruz. O nedenle bu ‘‘Ama’’lar, bu ‘‘itirazlar’’ şaşırtıcı geliyor. Siyasete, demokrasiye olan güvenimiz giderek azalıyor. İşte bu yüzden ‘‘Kime oy vereceksiniz’’ sorusuna verilen cevaplarda, ‘‘hiçbirine’’ hanesine dikilen kalenin kapıları bir türlü açılamıyor. Toplumların tarihinde çok önemli anlar vardır. Bugün o anlardan birini yaşıyoruz. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği için karar naktasındayız. Ve ne yazık ki bu fırsat, göz göre göre kaçıyor. Dibimizde daha dün demokrasiye geçmiş ülkelerin lideleri, mırın kırın etmeden Kopenhag kriterlerini yerine getiriyor. Hiçbiri bunu kompleks yapmıyor. Milli gurur vs. gibi korkak ve ikiyüzlü gerekçelerin arkasında saf tutmuyor. Hiçbir ülke çıkıp, ‘‘Bunlar bizim iç işlerimize karışıyor’’ türünden ucuz, hatta bayağı bahaneler uydurmuyor. Göreceksiniz. Beş on yıl içinde bu ülkeler, bizi fersah fersah geçecekler. Bugün 100-200 dolar olan ücretleri uçup gidecek. Onların ne kadar geliştiğini, her yıl bize gelen turistlerinin kalitesinden göreceğiz. Onların harcadıkları para her yıl artacak, kılık kıyafetleri her yıl biraz daha düzelecek. LANETLE ANACAĞIZ Her yıl biraz daha medeni ülke insanı olacaklar. Bizler mi? Onu içimiz çok ama çok acıyarak göreceğiz. Ve bize bu fırsatı kaçırtanları lanetle anacağız. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:31

İLGİLİ HABERLER