ERTUĞRUL ÖZKÖK NE DEMEK İSTEDİ?

3 dk okuma
ERTUĞRUL ÖZKÖK NE DEMEK İSTEDİ?

Hızlı Özet

Hürriyet Gazetesi yazarlarından Ertuğrul Özkök, bugünkü yazısında yine imam hatip liseleri konusuna değindi. Özkök, bu tartışmanın radikal çevrelere umut verdiğini yazarak,yazısını şu ilginç ifadeyle noktaladı: 'Bu ülkenin makul çoğunluğu mutlaka iktidar olacaktır.Ve makulün iktidara yürüyüşü de basından, basındaki köşe bunkerlerinden başlayacaktır. '

İşte Ertuğrul Özkök'ün bugünkü yazısı:

O genci ben alkışlıyorum


EVET, 19 Mayıs’ta stadyumda komutanların alkışlamadığı o genci ben alkışlıyorum. Ayrıca komutanların da alkışlaması gerektiğine inanıyorum.

Şeref tribünündeki komutanlar, karşılarında gençliğin Atatürk’e cevabını okuyan o çocuğu ayakta alkışlamalıydılar.

ONA MI KARŞIYIZ

Eğer imam hatip okullarına karşıysanız, hiç sinirlenmeyin, sözümün sonunu bekleyin.

O çocuğa dikkat ettiniz mi?

Saçları jöleli. İnsanın içini açan bir duruşu var.

İyi konuşuyor ve güzel şeyler söylüyor.

Ben diyorum ki bu çocuk alkışlanmalıydı.

Üstelik laik düzene gönülden inanan insanlar daha kuvvetli alkışlamalıydı.

Çünkü o çocuğa şunu göstermek gerekiyordu.

‘Bak delikanlı, biz sana karşı değiliz. Seni toplumun dışına itmek gibi bir niyetimiz yok. Biz, işte seni bu duruma düşüren okul sistemine karşıyız.’

Yani adı ‘imam hatip’ olan sözde meslek liselerine.

Meslek lisesi adı altında faaliyet gösteren ‘imam’ adı altındaki bu okullar, gencecik çocukları hayatlarının başında böyle yapayalnız bırakıyor.

19 Mayıs günü resmi kutlamalarda yaşanan olaylar yıllardır bir avuç fanatik tarafından nasıl bir köşeye sıkıştırıldığımızı, gencecik insanları hayatlarının başında nasıl düş kırıklıklarına uğrattığını bir kere daha ispatladı.

Açıkça söyleyeyim, bu 19 Mayıs hepimize zehir oldu.

O MANZARA

İmam hatip okulları konusunda hükümete karşı çıkan birçok samimi insan, türbanlı kadınların canlı yayında tribünden çıkarılmasından rahatsız oldu.

Ama aynı insanlar Başbakan’ın Onuncu Yıl Marşı’nı alkışlamayarak gösterdiği sessiz tepkiyi de sevmediler.

Denizli Belediye Başkanı’nın, 23 Nisan törenlerine başını açarak katılan eşi, bu defa törene katılmadı.

Neden mi?

Çünkü o olaydan sonra bazı gazete ve gazetecilerin nişan tahtası haline geldi.

Bazı köşe yazarları Belediye Başkanı’nı bizzat arayarak hesap sordular.

İnsanlar üzerinde inanılmaz bir terör yaratıldı.

Güya insanların başını örtmelerinin yasaklanmasını baskı olarak gören bu insanlar, başkalarına ‘Başını niye açtın’ diye yüklendiler, hayatlarını cehenneme çevirdiler.

Bu olay bir kere daha gösterdi ki, biz hepimiz, iki ayrı kutuptaki bir avuç fanatiğin kölesiyiz.

Onların kavgası arasında kalmış durumdayız.

Bir kısmı ‘din’ adına, bir kısmı ise ‘Atatürkçülük’ adına insanların hayatını karartıyorlar.

SPOR YAZARI

Bakın her iki fanatik kanatta da bayram sevinci var.

Bir kısmı şehvet içinde ‘yalakalar’, ‘dönekler’ edebiyatına sarıldı. Hakaretin bini bir para.

Öteki taraf farklı mı?

Onlar da totalci olduğu için aynı havadalar. Onlar da Avrupa Birliği, Kıbrıs gibi konularda hükümeti destekleyip, imam hatip okulları konusunda karşı çıkan insanları, ‘Bunlar zaten böyleydi, asıllarına döndüler’ diye yerden yere vuruyorlar.

İkisinin de kafası aynı. ‘Ya bizden olacaksın, ya onlardan.’

Ya AKP’yi her konuda destekleyeceksin, ya da ağzıyla kuş tutsa bile yerden yere vuracaksın.

Bunlara bakıyorum ve içimden şu geçiyor:

En fanatik spor yazarları bile bu kadar fanatik değil.

En koyu Fenerbahçe yazarı bile, takım iyi oynamadığı zaman eleştiriyor, iyi olduğu zaman destekliyor.

MAKULÜN İKTİDARI

İmam hatip tartışmasının ülkeye en büyük zararı bu olmuştur.

İtibarını kaybetmeye başlayan fanatikler yeniden başlarını kaldırmaya başladı.

Onlara bu hayat öpücüğünü de ne yazık ki hükümet verdi.

İmam hatip tartışmasının ülkeye en büyük zararı işte bu hayat öpücüğüdür.

Ama kimse üzülmesin.

Bu ülkenin makul çoğunluğu mutlaka iktidar olacaktır.

Ve makulün iktidara yürüyüşü de basından, basındaki köşe bunkerlerinden başlayacaktır.


Bu haber 2368 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dizide yazdılar Kaşif Kozinoğlu'nun hücresinde oynadılar
Medya/Magazin

Dizide yazdılar Kaşif Kozinoğlu'nun hücresinde oynadılar

Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'nde ölümünden 2 gün önce yayımlanan Kurtlar Vadisi Pusu'nun 136. bölümündeki 'Kaşifoğlu' sahnesi soruşturma dosyasına girdi. Dizinin üç senaristi 'bilgi sahibi' sıfatıyla ifade verdi.

Habervitrini12222 Görüntüleme
Kurtlar Vadisi ile ilgili şok iddia
Medya/Magazin

Kurtlar Vadisi ile ilgili şok iddia

MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen ve Kurtlar Vadisi senaristlerinin ifadeye çağrılmasıyla derinleşen soruşturma kapsamında yeni açıklamalar geldi. Dönemin RTÜK Başkanı Zahid Akman, Kurtlar Vadisi Terör dizisinin dizinin yayından kaldırılma sürecinde aylarca tehdit aldıklarını ve emniyet koruması altına alındıklarını bildirdi.

Habervitrini12421 Görüntüleme
Kurtlar Vadisi'nin yönetmeni Osman Sınav’ın mezara götürdüğü sır
Medya/Magazin

Kurtlar Vadisi'nin yönetmeni Osman Sınav’ın mezara götürdüğü sır

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Kurtlar Vadisi Pusu senaristlerinin ifadeye çağrılması ve dizideki bir plaka detayının dikkat çekmesiyle birlikte, 2025 yılında yaşamını yitiren yönetmen Osman Sınav

Habervitrini14325 Görüntüleme
İşte Cem küçük davasında medya patronunun ifadesi
Medya/Magazin

İşte Cem küçük davasında medya patronunun ifadesi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Cem Küçük’e yönelik soruşturmasında gözaltına alınan medya şirketi sahibi İsmail Çanak’ın savcılık ifadesinin ayrıntıları belli oldu. Hesaplarındaki milyonluk para trafiği sorulan Çanak, Cem Küçük’e yaptığı 630 bin TL’lik ödemeyi organizasyonlara katılımıyla, Tahir Sarıkaya’ya gönderdiği 9 milyon 75 bin 564 TL’yi ise aralarındaki iş ilişkisiyle açıkladı.

Habervitrini11599 Görüntüleme