ESKİ BAKAN TOPÇU'NUN DAVASI, ZAMAN AŞIMINDAN DÜŞEBİLİR
EDA HAN
ANKARA (İHA) - Bayındırlık ve İskan Eski Bakanı Yaşar Topçu'nun, "Karadeniz Sahil Yolu İhalesi'ne fesat karıştırdığı" iddiasıyla Yüce Divan'da yargılanmasına bugün devam edildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, esas hakkında verdiği mütalaasında, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın düşürülmesini istedi.
Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan sıfatıyla yaptığı yargılamanın bugünkü duruşmasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Ok, esas hakkında görüşünü açıkladı. İhaleye katılma koşullarının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre önceden saptanması gerektiğini belirten Ok, Karadeniz Sahil Yolu İhalesi'nin 2886 sayılı kanun kapsamının dışına çıkarıldığını belirtti. Sanık Bakan'ın ihaleyle ilgili ilk olurundan sonra belirlenen ihale esaslarından çıkılıp altıya bölündüğünü ve yeni firmaların davet edildiğini kaydeden Ok, Karadeniz Sahil Yolu'nda çalışan 3 firmanın şartları oluşturduğu halde ihaleye çağrılmadığını belirtti. Ok, bu 3 firmanın ihaleye davet edilmemesiyle ilgili ortaya konulan gerekçelerin "samimi" bulunmadığını söyledi.
Ok, "Amacın rekabet değil, bu ihaleden pay almak olduğu anlaşılmaktadır. İhaleye sonradan 4 firmanın katılması, bu firmaların korunduğu ve kayrıldığını ortaya koymuştur. İhalenin 2886 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarılması her ne kadar sanığın takdirinde de olsa burada kamu yararı gözetilmemiştir. İhalenin altıya bölünerek farklı firmalara verilmesini 'yolların çok kısa sürede yapılması' şeklinde açıklamak inandırıcılıktan yoksundur" şeklinde konuştu.
Topçu'nun Yüce Divan'a sevk kararında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "ihaleye fesat karıştırmak" suçunu düzenleyen 205. maddesi uyarınca, cezalandırılmasının istendiğini hatırlatan Ok, yasada ihaleye fesat karıştırma suçunun sınırlarının çizildiğini, sanığın eyleminde menfaat temininin tespit edilemediğinden suçun 205. madde değil, eski ve yeni TCK'da göreve kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti.
Bu konuda Yargıtay'ın kararlarının da olduğunu hatırlatan Ok, suçun ihaleye fesat karıştırmak değil, kişilerin mağduriyeti, kamunun zarar görmesi ve kişilerin kazanç sağlaması göz önünde bulundurulduğunda suçun genel ve tali olma özelliğinin devam ettiğini kaydetti. Ok, devletin zarara uğratılmasının kesin olarak belirlenemediği için sanığa istinat edilen ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşmadığını, sanığın görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini ifade etti.
Zaman aşımı konusuna da değinen Ok, bu konudaki yasa hükmünü anlattı. Dava dosyasına bakıldığında sanığın 19 Eylül 1997 yılında olan suç tarihinden Yüce Divan'a sevk edildiği 10 Kasım 2004 tarihine kadar geçen sürede zaman aşımını kesici herhangi bir işlem yapılmadığından, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen 5 yıllık asli dava ceza aşımının gerçekleştiğinin anlaşıldığını kaydetti. Ok bu nedenle davanın düşürülmesini talep etti. Duruşma, Topçu'nun esas hakkında mütalaasını sunması üzerine 11 Nisan 2006 tarihine ertelendi.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 09:54