Spor
  • 21.3.2014 18:25

Fatih Terim'den altın öğüt

Terim, liderlikle ilgili kitaplarda yazılar olabildiğini belirterek, "Muhakkak kitap aldığımızda okuyabiliriz. Akıllı, cesur. bilgili olacak birçok şeyi sayabiliriz. Aramızda ciddi fark var. Ne hata yapmışım nasıl liderlik yapmışım bunları geldiğim zaman anlatıyorum. Hitap eden bir futbol adamının en önemlisi yaşamışlık olsa gerek. Böyle bir farkımız var. Çünkü teoride birçok şey yapıyoruz. Pratikte yansıtmak kolay değil" diye konuştu.

Terim, 1996 yılında Faruk Süren başkanlığındaki Galatasaray'a geldiğinde yönetime gelmeyi talep ettiğini söyleyen Terim, futbolun sadece teknik değil, idari ve ekonomik tarafının da olduğuna dikkat çekti. 45 senelik futbol hayatında çok az takımda çalıştığını dile getiren Terim, aidiyet duygusu ile çalıştığını belirterek, şirketlerde de bu aidiyet duygusunun oluşması gerektiğini vurguladı.

Genç yaşta birçok başarıya imza attığını ifade eden Terim, lider kişinin uzaktan konuşarak değil, aktif, efektif liderlikten yana olduğunu söyledi. Ciddi ve otoriter göründüğünü söylemleri aldığını söyleyen Terim, "Her ne kadar ciddi otoriter görünsem de eli kolu zincir içinde çalışmadım. Muhakkak mesafe olacak kendiliğinden oluşuyorsa o güzel. Ben geldiğimde ayağa kalkın, filan deyin benim huyum da doğru da değil. Sizin deyiminizle insan aurasını kendi oluşturur. Doğal olunca çok daha güzel hoş oluyor. Bir ekipseniz asıl olan duygulara yönelmeniz lazım. İşin teknik taktik psikolojik yönetme yönünden sonra ekibimde duygusal bir bağın olmasından yanayım. Duyguları ile hitap etmekten yanayım. Çok mekanik olmamalı. Her oyuncum benimle her şeyi konuşabilir. Yeteri ki kapıyı vursun, ihtiyacım var desin. Saatin önemi yoktur" diye konuştu.


"PANSUMAN YAPARAK ÇALIŞMADIM"

Daha sonra yaşadığı bir hatırasını anlatan Terim, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"1996'da geldiğimde 4 yıllık mukavele yapmak her babayiğidin harcı değil. Başarılı olmasak 2'nci sene çıkamazdık. Türkiye'nin gerçeği. Allah'a şükür böyle gittik. Akşam eve gittim eşim bir arkadaşının kızıyla bir futbolcunun flört ettiği yönünde şikayet aldığını söyledi. Sonra başka bir espri ile onu uyardım. İlişkilerinize dikkat edin diye. Sonunda olay size yansıyacak. Oradaki kötü bir durumun basına yansıması kulübe dönecek. Yanlışlar size yansıyacak. Pansuman yaparak hiç çalışmadım. Mümkünse daha geniş kapsamlı ameliyata kadar giden Rönesans, devrim gibi çalıştım."

 

3 H'NİN ÖNEMİ

Geçen yıllarda çok fazla başarı sağlanamadığını hatırlatan Terim, burada tek başarının 1956 yılında hazırlık maçında Macarlar'ı İstanbul'da 3-1 yenen maç olduğunu söyledi. Terim, kendisinin de Türkiye'nin tarihinde en kabiliyetli oyuncularla başarı elde ettiğini ifade etti. Başarıyı her zaman riskle aldığını belirten Terim, 'Yenilirsek kolay, yenersek olay olur' lafının bu dönemde çıktığını vurguladı. Hayatında 3H'nin çok önemli olduğunun altını çizen Terim, bunları hazır, hızır ve huzur olduğunu açıkladı. Terim, "Hazır olursanız hızır yardımınıza yetişir huzurlu olursunuz. Hayatınızda her şeye hazır olmanız lazım. Bir saatte. bir dakikada bile gündemlerin değiştiği soluklanalım dediğinizde her şeye hazır olmalısınız. Çok iyi giderken kötü tersi de olabiliyorsunuz. Buna da yolda kalmadan devam etmek lazım" dedi.


"GÜVEN VE TAKDİR ÖNEMLİ"


Liderlikte güven ve takdire çok önem verdiğinin altını çizen Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlardan hiçbir zaman vazgeçmedim. Hayatımın her dönemi güven çok önemli. Birçok oyuncunun kasamda imzalanmış mukavelesi vardır. Güvenmiş ve imza atmıştır. Hep öyle birileri vardır. Çalışma hayatım da özel hayatımda da güven vazgeçilmez unsurdur. Yapılmamış işlere verilen sözler onun tutulması o anın geçiştirilmesi için olmamalıdır. Tutarlılık güven diyalogda olduğunuz için önemli. Genel olarak bu duyguyu karşı tarafa geçirdiğimi düşünüyorum. Takdir duygusuna gelince az da söyleyebilirsiniz. Belli etmekten geri durmayın. Zaman zaman onlara hakkını vermekten geri kalmayın."


"LİDERLER SONUNDA YALNIZDIRLAR"

Galatasaray Teknik Direktörlüğü yaptığı dönemde Reira ile Melo arasında yaşanan kavgaya da değinen Terim, çok ciddi bir kavga sürecinin yaşandığını ancak o dönemde basın mensuplarına konuyla ilgili açıklama yaparak kriz yönetimi konusunda yaşadığı bir örnek verdi. Başarıda herkesin başarısızlıkta sadece kendisinin sorumlu tutulduğuna işaret eden Terim, "Liderler sonunda yalnızdırlar. Tuhaf bir şey var başarısız ben başarılı olduğumuzda bu kadar başarılı görmedim. Böyle tuhaf bir iş yapıyorum. Şeref tribününde kulis başlar. Son dönemde adına servis diyoruz. Böyle bir durum var. Biz de başarılı olalım diyoruz. Sonuç itibariyle kendi işimi ben vereceğim" diye konuştu.

"BİR BAŞKASINDAN TAKLİT ETMEK ZORUNDA DEĞİLİZ"

Galatasaray'da antrenörlük yaptığı dönemde kendi modelini geliştirdiğini söyleyen Terim, "2- 5- 3 gibi tersten oynayabilir miyiz? dedim. İtalyan bir muhabirle konuştuk, bir gün sonra Della Sport da tam sayfa çıktı. O gün itibariyle bunu oynamaya başladık. Söylemek istediğim şampiyon oynanan oyundan bir iki fazlasına ihtiyacımız vardı. Risk miydi? Evet. Ben yaramaz çocuk gibiyimdir. İki defa şükrederim bir Allah'ın verdiklerine bir de bana vermediklerine. Çok şükür daha iyisini yapabilirim yaptık. Bugün Avrupa'daki bazı takımlar ilerde oynayıp baskı yapınca destan yazıyoruz. O takım 90 dakika baskı yapıyordu. Bir başkasından model çalıp taklit ederek yapmak zorunda değiliz. Basın mensupları ne modeli diye sordu. Bende Terim Modeli dedim. Kendi içimizden olmuyor mu? İçimizde çok başarılı arkadaşlarımız var. Ben de bu ülkenin arka sayfasını değil gündemini de takip ediyorum. Bulunduğunuz yerden daha iyisini de seçmelisiniz" dedi.

"FUTBOLCUNUN EN İYİ YATIRIMI GAYRİMENKUL"

Daha sonra geçilen soru cevap kısmında 'Türkiye'de diğer sporcular gibi güzel paralar kazanan bir futbol adamısınız. Paranızı nasıl değerlendirdiniz?' sorusuna Terim şöyle yanıt verdi:


"Futbolla ilgilenenlerin en iyi yaptığı iş budur. Hangi iş derseniz yapamayız. Hani işin varsa başında yenin varsa arkasında yenin. Biz de öyle bir şey olmadığına göre. Şöyle bir tezim var. Herkes uzmanlık alanında çalışmalıdır. Benim işime de kimse karışmamalıdır. En iyi iş gayrimenkul almak. Hepimizin odur. Veyahut ailesinde iş yapan varsa eşi dostu varsa çoğunda kavgaya dönüşür. Büyük oranda gayrimenkul çok hesabım yok benim."


"SANDALYEYE SİZ GÜÇ VERMELİSİNİZ"

'Transfer görüşmelerinde yüksek bütçeli futbolcular önerildiğinde kulübü düşünerek 'Hayır istemiyorum' dediğiniz oldu mu?' seklindeki soruya ise Terim, "Günün manasına göre böyle bir tasarrufu olabilir ama ben bir ayrıcalık taşıyorum. Şöyle benim işim profesyonel, kendi kulübümde profesyonel davranmam. İkinci gelişimde yardımcılarıma ağır yazılar yazılmıştı. Söylemlerde var. Ben de yönetime döndüm dedim ki 2003 çok fazla konuşmayın gerekirse parasını kendim veririm. Ayrıldım arkasından ben ödedim. Arkasından böyle dedin mi? Dediler. Evet dedim ve ödedim. Orası benim böyle bir yaklaşım var onları yanlış benim yaptığım doğru demiyorum. O anki tasarruf öyle. Sonuç olarak liderlikte oturulan sandalye güç vermemeli. Mümkünsen sandalyeye siz güç vermelisiniz. Title'la veren güçle hareket etmektense sizin vereceğiniz güç olmalı. Ben hayatımda sandalyeye güvenerek hareket etmedim" dedi.

 

İşadamı Ethem Sancak'ın ne zaman emekli olmayı düşünüyorsunuz şeklindeki sorusuna ise gücü olduğu sürece bilgi ve tecrübelerini yansıtmak istediğini sözlerine ekledi.
Işıl ARSLAN-Emre KOŞAK-BURSA DHA

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 06:40

İLGİLİ HABERLER