Gündem
  • 15.1.2005 13:03

FEHMİ KORU, BAŞBAKAN ERDOĞAN''IN HEDİYE KONUSUNDA NEDEN BİR SÜRE SESSİZ KALDIĞINI AÇIKLADI

Hediye tartışması Tayyip Erdoğan ilginç bir insan; kendisine ve partisine bakış normalleştikçe ilginçliği daha da dikkat çekiyor. Ülkemiz insanında varolan hemen bütün özellikleri üzerinde taşıyor Tayyip Erdoğan. Başbakanlığı, bu sebeple, herkes için bir öğrenme sürecine dönüştü. Hep ''farklı'' olma derdindeki veya gerçekten ''farklı'' siyasilerden sonra, ''halktan biri'' başbakan olunca, yorumcuların işleri de olağanüstü zorlaştı. Şu son ''hediye'' konusunu ele alalım. Tayyip Erdoğan veya eşi, gazetelere geçtiği kadarıyla pahada ağır bir hediyeyi kabul etmemeleri veya nezaketen kabul etseler bile sahiplenmemeleri gerektiğini bilmezler mi? Siyasî etik kaygısı, daha da önemlisi Ak Parti''nin temsil ettiği gelenek ve taşıdığı iddia, başbakan, bakanlar ve bürokratlara ''hediye kabulü'' konusunda ek görevler yüklüyor; bunu en iyi bilecek durumdaki kişi de Tayyip Erdoğan elbette. Önleyici bir yasa bulunmasa da, günün anlam ve önemini hatırlatmaya yarayandan öte değere sahip bir hediyeyi siyasiler ve yakınlarının kabul etmemeleri beklenir. Bunu herhalde Başbakan Erdoğan da biliyor; biliyor ki, dün, hediyelerin başbakanlığın zimmetine kaydedileceğini açıklayarak tartışmayı kapattı. Ancak, işte gördük, medya konunun üzerine balıklama daldığında, sanki bilmezmiş görünmeyi yeğledi. Günlerden beri, kamuoyu, medyanın da etkisiyle, ''''Alacak mı, almayacak mı?'''' diye fal açıp durduysa bundan... Tayyip Erdoğan, bu kadar süre sessiz kalmakla 1. Medyayı umursamadığı mesajını herkese bir daha verdi; 2. Olayı, kimlerin nasıl tepki vereceğini gözleme fırsatı olarak da kullandı. Siyasette tepe noktalara ulaşanlar, medyaya baktıklarında hiç hoş bir tablo görmüyorlar. Sadece önlerine konulan dosyalar değil medyayı gözlerinde küçülten, kulaklarına fısıldananlar ve bizzat tanık oldukları da Türkiye''de olayları yönlendirme tekelini elinde tutanlar hakkında olumsuz kanaat beslemelerine yol açıyor. Medyanın devletle çarpık ilişkilerinden haberdarlar; ''gazeteci'' sıfatlı bazı kişilerin göründüklerinden epey farklı kimliklere sahip olduğunu da öğreniyorlar. Aleme nizâmât vermeye kalkışanların, aslında kendi düzenlerinin bozukluğunu en iyi bilenler de siyasiler... Siyaset ile medya, özellikle üst düzey siyasiler ile medya patronları arasında, ''karşılıklı göz yumma'' üzerine kurulu bir çalışma tarzı (modus vivendi) bulunuyordu; geçmişin pislikleri bugün Yüce Divan''lık dâvâlar haline dönüşmüşse, bunun sebebi, o tarzın pek çok pisliği örtmeye yaramasıydı; karşılığının ne olduğunu da pek çok medya patronunun TMSF''lik oluşu ortaya koyuyor zaten... Tayyip Erdoğan, görebildiğimiz kadarıyla, medyanın siyaseti ve siyasilerin tercihlerini belirlemeye kalkıştığı her duruma tepki gösteriyor. Hediye konusunda bir süre kulağı üzerine yatması da, düşündüğü hükümet değişikliğini, sırf medya ısrarcı olduğu için, ertelemesi de o tepki yüzünden... ''''Ülkemiz insanının bütün özelliklerini üstünde taşıyor'''' tespitimiz, hediye olayında, ''tepkileri ölçme'' niyetinde kendisini belli ediyor. Başbakanlık makamına çıkmış bir kişi veya ailesi fertlerinin, ne kadar değerli olursa olsun, maddi bir hediyeyi önemseyeceğini düşünüp o yolda yorumlar yapanlar gerçekten dikkatle izlenmeye değer... Koltuğunu kendisi, ailesi ve yakınları için zenginleşme fırsatı olarak kullanmış nice örnek hepimizin belleğinde canlı; Tayyip Erdoğan''dan altın bir kolye ile ipek bir halının hesabını soranların da... Tepki verenlerin o tepkileri vermeye hakları olmamaları bir iş, tepki çekecek davranışlar sergilemek daha başka bir iş... Deveyi havuduyla yutanlara ses çıkartmayanların, altın kolye ve ipek halı hediyeleri karşısında fırtına koparmaları sırıtıyor elbette; ancak kopan fırtına, Ak Parti''den ve hükümette sorumluluk taşıyanlardan beklentilerin ne kadar yüksek olduğuna da işaret ediyor. Tayyip Erdoğan''ın ''hediye'' muhabbetini uzatmasının bunu anlamaya da yararı dokundu işte... En iyisi, hediye konusunu, yanlış anlamaya meydan bırakmayacak kurallara bağlamak... Fehmi Koru Yeni Şafak Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:38

İLGİLİ HABERLER