Asayiş
  • 29.3.2005 00:06

FEHRİYE ERDAL DAVASI... SABANCI AİLESİNİN AVUKATI SCHMİTZ : "ÖMRÜMÜN SONUNA KADAR BU DAVANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM"

MEHMET CÖMERT
BRÜKSEL  - Sabancı ailesinin avukatı Fenand Schmitz, Fehriye Erdal davasıyla ilgili olarak, "Fehriye Erdal, 1996 yılında Belçika'da işlediği suçlardan dolayı yargılanacak. Fakat Türkiye'de işlediği suçlardan yargılanır mı onu bilemiyorum. Ömrümün sonuna kadar bu davanın peşini bırakmayacağım" dedi.


Avukat Schmitz, bürosunda kendisiyle yapılan röportajda, Erdal davasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Schmitz, kendisine yöneltilen, "Adalet Bakanı Lorette Onkelinx, Fehriye Erdal'ın Belçika'da yargılanacağını söyledi. Siz Sabancılar'ın avukatı olarak bu konuda neler söyleyecek siniz?" şeklindeki soruya şöyle yanıt verdi:


"Bildiğiniz gibi Fehriye Erdal'ın dosyası bir yılan hikayesi gibi. Erdal'ın iki tane dosyası var. Dosyanın biri 9 Ocak 1996'da Türkiye'de işlediği suçları içeriyor ve bu dosyadan ben sorumluyum. 1996'da Özdemir Sabancı, Toyota Genel Müdürü Halit Güngür ve sekreter Nilgün Hasefe'nin öldürülmesi olayının Fehriye Erdal, Mustafa Duyar ve İsmail Akkol tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Cinayet suçuyla aranan Erdal, 4 Kasım 1999'da Belçika'nın tatil beldesi Knokke de bir yangın alarmı neticesinde bölgeye itfaiye ekiplerinin gelmesi sonucu bir apartman dairesinde arkadaşlarıyla beraber tesadüfen ele geçirildi. İkinci dosya ise Erdal'ın Belçika'da işlediği suçlarla ilgili. Bu dosyada da Erdal'ın ele geçirildiği dairede ruhsatsız silah, DH-KPC örgütüne ait dökümanlar, silah susturucuları, bomba yapımında kullanılan malzeme, çalıntı telefon ve bilgisayarlar bulunması suçları yer alıyor. Erdal aynı zamanda çete kurmaktan dolayı da Belçika'da yargılanacak. Önümüzdeki aylarda başlayacak davada Erdal 11 arkadaşıyla beraber mahkemeye çıkacak".
Türkiye'de işlediği cinayetlerden dolayı Belçika'ya kaçan Erdal hakkında, Belçika'nın idam cezası sebebiyle iade talebini reddettiğini kaydeden Schmitz, "Belçika'daki yüksek mahkeme de, verdiği kararda yabancı uyruklu kişilerin yabancı bir ülkede yabancılara karşı işlediği suçlardan dolayı mahkemelerin yetkili olmadığını söyledi. Ancak Roma hukukunda şöyle bir hüküm var: 'ya kendin yargıla ya da iade et'. Ayrıca önümüzde Ruvanda davası gibi bir örnek var. Bu davada Belçika kendisine sığınan savaş suçlularını yargıladı. Bundan dolayı bu davanın peşine düştüm ve davayı sonuna kadar götüreceğim. Erdal, Türkiye'deki suçlarından dolayı da burada yargılanmalıdır. Bir de Avrupa yasalarına göre bir olayın terör olayı olması için otomatik silahla işlenmesi gerekiyor şeklinde bir tez attılar ortaya. Bu oldukça eski bir kanun. Ben bu kanunu formüle eden kişilerle görüştüm. Otomatik kavramının genel bir kavram olduğunu ve bütün tabancalara otomatik denilebileceğini söylediler. Bundan dolayı bu da bir terör suçudur. Üstelik DH-KPC, AB tarafından terör örgütü olarak tanımlandı. Bundan dolayı ömrümün sonuna kadar bu davanın peşini bırakmayacağım" dedi.

Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:22

İLGİLİ HABERLER