Dünya
  • 5.2.2015 21:46

Fethullah Gülen'in PARA LOBİSİ işbaşında

Gülen örgütü bir ihanet şebekesi olduğunu kanıtlayıp, Türkiye’de kaybettiği savaş sonrası son bir umut olarak ABD’deki efendilerini “bizi kurtarın” diyerek yardıma çağırdı. ABD Kongresi’nden bazı üyelere Gülen için mektup yazdırtan paralel terör örgütü, uluslararası bir ihanet şebekesi olduğunu iyice belli etti.

Amerikan Kongresi’nin 88 üyesi Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry’ye bir mektup yazarak, Kerry’den Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşmasını ve Türkiye’de Fethullah Gülen’le bağlantılı gazetecilere yönelik son gözaltıları gündeme getirmesini istedi.
Kongre üyelerinin önemli bir kısmının Yahudi Lobisine bağlı isimlerden oluşuyor.Bu isimler yıllardır Gülen tarafından 'Bağış' adı altında paraya boğuluyor.İhanet için milyonlarca dolar harcayan Gülen, kendine destek sağlaması için özel bir lobi bile oluşturmuş.
Türkiye'den giden ve miltarı 20 milyar doları bulduğu söylenen himmet paralarının bir kısmını bu lobi için dağıtan Gülen bunun için özel bir kuruluş bile kurdu.

Bakanı John Kerry'e gönderdiği mektubun sponsoru Gülen cemaatinin kontrol ettiği Turkic-American Alliance (Türki-Amerikan İttifakı) adlı lobi kuruluşu olduğu ortaya çıktı.

Türkiye'de Gülen Hareketi ve hükümet arasında süren gerilim Washington’a sıçradı. Fethullah Gülen’in Salı günü New York Times’ta yayımlanan ve Türkiye’deki antidemokratik uygulamalar nedeniyle Erdoğan Yönetimi’ni eleştiren makalesinden bir gün önce Amerikan Kongresi’nin 88 üyesinin ABD Dışişleri Bakanı Kerry’ye bir mektup yazarak, Kerry’den Türkiye’de Gülen’le bağlantılı gazetecilere yönelik son gözaltılar nedeniyle Erdoğan Yönetimi ile görüşmesini istediği ortaya çıktı.

Türkiye’de Bank Asya yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kontrolüne geçmesinden de bir gün önceye denk gelen 2 Şubat 2015 tarihli mektupta şu ifadeler kullanıldı:

DERİN ENDİŞE DUYUYORUZ
“Türkiye’de Türk medya mensuplarına yönelik son gözaltılardan derin endişe duyuyoruz. Güçlü bir demokrasi, gelişmek için hem hoşgörü hem şeffaflık gerektirir ama Türk Hükümeti’nin hükümete muhalif sesleri korkutma, gözaltına alma, baskı altında tutma kararı, Türkiye’nin sahip olduğunu iddia ettiği tüm demokratik ilkelere bir tehdittir.

Birçok gazete haberine göre, Türkiye’nin çok satan günlük gazetesi Zaman’ın genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Medya Grubu’nun CEO’su Hidayet Karaca, 14 Aralık 2014’te soru işareti uyandıran suçlamalarla gözaltına alınınca, gözaltına alınan basın ve medya mensuplarının sayısı 29’a yükseldi. Bu medya mensuplarının Erdoğan Yönetimi’nin muhalifi olarak bilinen İslam âlimi Fethullah Gülen’le bağları var. Maalesef Hidayet Karaca halen tutuklu olarak yargılanmayı bekliyor.

ERDOĞAN’A ULAŞMANIZI İSTİYORUZ
Bu gözaltılardan bir yıl önce Erdoğan Yönetimi’ne yönelik yolsuzluk iddiaları gündeme geldi. Sonrasında 400 kişi (Gülen destekçisi olduğu belirtilen 150’si dahil) Twitter’da yakından izlendi ve Türkiye’de sosyal medyaya erişim engellendi. Muhalefeti susturmaya yönelik daha önceki çabalara ilave olarak bu son gözaltılar, Türkiye’deki herkes için özgürlük, demokrasi ve ekonomik refah üzerinde olumsuz bir etki yarattı.

O yüzden bu davalara barışçıl ve uygun bir çözümü teşvik etmek için sizden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yönetimine ulaşmanızı güçlü bir şekilde istiyoruz. Ortadoğu’da ABD’nin stratejik bir müttefiki ve önemli bir NATO üyesi olarak Türk Hükümeti’ni bu korkutma yöntemlerini bırakıp özgür basın ve karşıt seslere hoşgörü tavrını kucaklarken görmeyi umuyoruz. Kendi halkına karşı sorumluluk ve görevlerini yerini getirmede Türk Hükümeti’ni teşvik etmek bizim önceliğimiz.”

Tolga TANIŞ / WASHINGTON/HÜRRİYET

 

Güncellenme Tarihi : 18.3.2016 22:22

İLGİLİ HABERLER