FLAŞ HABER...BULAŞMAYAN KALMAMIŞ, 576 ŞİRKET VE HOLDİNG ÖRÜMCEK AĞI SORUŞTURMASINDA
KAYNAK : Haber Vitrini
ANKARA/'Örümcek ağı' operasyonu ile ilgili çarpıcı bilgilere ulaşan usta gazeteci Saygı Öztürk, 576 şirket ve holding'in bu operasyon çerçevesinde soruşturma kapsamına alındığını yazdı.Öztürk,"Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcılığı ile Ankara Emniyet Müdürlüğü, maliye müfettişleri ve vergi denetmenleri 'Örümcek Ağı' soruşturması kapsamında aylardır büyük bir gizlilik içinde yürüttükleri çalışmanın sonuna yaklaşmıştı. Birden 'komplo' iddiası patlatıldı. Önümüzdeki günlerde başlaması gereken büyük operasyonun önü kesilmeye çalışıldı"dedi.İşte örümcek ağına takılanlar...
SAYGI ÖZTÜRK'ÜN KONUYLA İLGİLİ YAZISI ŞÖYLE;
576 büyük şirket ve holdinge 'Örümcek Ağı' soruşturması geliyor
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcılığı ile Ankara Emniyet Müdürlüğü, maliye müfettişleri ve vergi denetmenleri 'Örümcek Ağı' soruşturması kapsamında aylardır büyük bir gizlilik içinde yürüttükleri çalışmanın sonuna yaklaşmıştı. Birden 'komplo' iddiası patlatıldı. Önümüzdeki günlerde başlaması gereken büyük operasyonun önü kesilmeye çalışıldı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Şerafettin Bural'ın, Mülkiye Müfettişi Melih Özay'a verdiği ifade ile 22 Mayıs'ta Teftiş Kurulu Başkanlığı'na verilen diğer ifadeleri okuyunca çok önemli bilgilere sahip oluyoruz. 576 büyük firmanın sahte döviz alım belgeleriyle ihracat taahhütlerini kapattıkları belirtiliyor ve çok büyük bir vurgundan söz ediliyor. Bu arada DGM Savcısı Hamza Keleş de, 'Örümcek Ağı' soruşturması kapsamında ifadeler almaya devam ediyor. Dileriz bu kez hedef savcı olmaz... 576 firma arasında kimler mi var? Kimler yok ki...
İfadelere yansıyanlar
Ankara Emniyet Müdürlüğü görevinden alınan Hasan Yücesan, Mülkiye müfettişine verdiği ifadede, 'Örümcek Ağı' operasyonunda İstanbul Emniyeti'nden bazı kişilerin isimlerinin gündeme geldiğini belirtiyor, 'Bunun üzerine İstanbul İl Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ile telefonla görüşerek durumdan kendisini haberdar ettim. Bununla da yetinmeyip soruşturmanın DGM Savcısı tarafından yürütülmesini rica ettim ve nitekim DGM Savcısı Hamza Keleş tarafından konu bizzat soruşturuldu' diyor.
Daha önce İzmir, son olarak Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevinde bulunan Şerafettin Bural, İzmir'de 480 milyon dolarlık 'Balina', 10 trilyonluk vurgunun ortaya çıkarıldığı 'Beyaz Önlük' operasyonunu yapan, 'Örümcek Ağı' operasyonunun ise tam ortasındayken görevden alınıyor. Kendisine 'Yetti gari' deniliyor. İfadesini okuyunca önemli bilgilere sahip oluyoruz. İşte Bural'ın ifadesinden bölümler:
EKLEME OLMADI: Abdurrahman Yakupreisoğlu'nun ifadesine ekleme yaptığım iddiası gerçek dışıdır. Tüm bilgi ve belgeler ile hesap uzmanları tarafından daha önce alınmış ifadesinden yararlanılmak suretiyle şahıs ifade vermiş; gerek sorulan sorular ve gerekse yazım sırasında hiçbir şekilde belli bir amaca yönelik yönlendirme yapılmamış hiçbir ilave de söz konusu değildir. İl Valisi Alaattin Yüksel tarafından da yönlendirme yapılmamıştır. İfade alımı tamamıyla DGM'nin karar ve emirleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.
ÖÇ ALINIYOR: 'Örümcek Ağı' ve 'Balina' operasyonunun içeriğindeki öz bilgiler, bant çözümleri basına sızmamış, sızdırılmamıştır. Ancak şu anda görevden uzaklaştırma tedbirine ve basında yer alan ithamlara uğramış olmamın sebebi, 'Örümcek Ağı' operasyonu bağlamında Erol Maks Kohen ile irtibatları sebebiyle DGM'de ifade vermesi, idari soruşturmaya muhatap olması karşısında benden öç alınmak isteniyor. Bu bir (isim veriyor) şube müdürünün çok çirkin ve aşağılık bir komplosudur. Baştan sona her şey DGM'nin emri ile yapılmıştır. Yasadışı hiçbir işlemimiz olmamıştır.
GARİBAN DEĞİL PATRONLAR: Cumhuriyet tarihinde ilk defa dublörlere, garibanlara değil, perde arkası gerçek patronlara, azmettiricilere ulaşılmıştır. Şunu da belirtiyorum ki, iş adamı (isim veriyor) DGM'ye teslim olarak şubemize geldiğinde bana bir komiserin huzurunda açık çek teklif etti ve 'Sen bu işi kapat hakkını öderiz' dedi. İçişleri Bakanımız Rüştü Kazım Yücelen, vurgunun boyutunun 3 milyar dolar olduğunu açıklamıştı. Bütün bu bilgilerin ve operasyonun temeli 'Balina' operasyonunda atılmıştır. Olayın aydınlatılmasında Abdurrahman Yakupreisoğlu'nun çok büyük katkısı oldu. 3 milyar dolarlık operasyonda gümrükler, bankalar, serbest bölgeler, Eximbank, Merkez Bankası, Maliye, Emniyet ayakları vardır. Şu ana kadar bunların derinliğine inilemedi.
ASIL AKLAMA: 'Balina'daki bilgilerle şu anda incelemesi biten 576 tane büyük firma ve holding vardır. Bu 576 firma arasında aşırı sağdan, orta kesimlerden, aşırı soldan birçok firma vardır. İçişleri Bakanımız'ın destekleriyle, DGM'nin talimatlarıyla konu delillendirilmiş olup sırası gelen firmalar adalet önüne çıkarılacaktır. Verdiğim tüm bilgiler Abdurrahman Yakupreisoğlu ve 'Balina' operasyonundan alınan bilgilerdir. Diyelim ki Yakupreisoğlu bu ifadeleri baskı ile verdi. Ne hikmettir ki, hayali ihracatla ilgili her söylediği doğru çıktı. Bu da bizim yasadışı ifade almadığımızın kanıtıdır. Kendisiyle görüşüldüğünde gerçek ortaya çıkacaktır. Mali suçlar maddi bilgi belge olmadan, delillendirilmeden yargıya havale edilmez. Edilirse bu aklama operasyonu olur.
KOMPLO TEZGAHI: Yakupreisoğlu'nun 'siyaset ayağı' hariç ifadeleri 'Örümcek Ağı'nda ispatlandı. Diğer ispat edilemeyen iddiaları da projeli çalışmalarla delillendirmeye hazırım. Esas komplo, İstanbul'da şüphelinin gözaltına alındığı 'Köstebek' operasyonudur. Bu kişi sorgusunda sürekli olarak kolunu tutmaktadır. Çekim esnasında sorgucu devamlı Şerafettin Bural ismini mükerrer onaylatmaya çalışmaktadır. Tüm dikkatler, komplolar üzerine tezgahlanmıştır.
İFTİRA KASEDİ: Vize çetesine Abdurrahman Yakupreisoğlu'nun ismi zorlamayla karıştırıldı. Amaç sadece ve sadece benimle ilgili iftira kasedini doldurmak ve servis yaparak Sayın Mesut Yılmaz'a komplo yaptığımı basındaki işbirlikçileri vasıtasıyla yayınlatmaktır. Sayın Turgut Yılmaz ve Mesut Yılmaz'ı buna inandırmışlardır. İftiracılar ve komplocular geçici bir süreyle sınırlı başarı kazanmışlardır. Hiçbir siyasiye ya da bir kuruma kasıt yoktur, komplo yoktur. Biz büyüklerimizin desteğiyle Türkiye'de yapılamayanları yaptık. Destek olunduğu sürece daha büyük şeyler yapılacaktır.
İFADELERE BAKILSIN: GSD firmasının ihracat taahhütlerini kapatan Mutlular Gıda'dır. Sahibi Mehmet Sırrı Hoylu'dur. GSD firmasının taahhüdünü kapatan Aydın Özalp'in emniyet, savcılık, hakim ifadeleri, Ankara DGM'den alınıp incelenirse GSD'ye komplo kurup kurmadığımız anlaşılabilir. GSD firmasının da mali belgelere göre bir kısım fiktif (hayali) işlemleri vardır. Bu firma, hedef firma olmayıp şu anda DGM kapsamında soruşturulmaktadır.
n GEREĞİ YAPILSIN: 'Küçük Örümcek Ağı' kapsamındaki iddianamede 38 şirket ismi geçiyor. Bunların da Ankara'ya gelip ifade vermeleri gerekmektedir. Bu durum yaptığımız görevin önemini ve tehlikesini ortaya koymaktadır. İlgililerce gereği yapılsın, soruşturulması gerekenler yargılama dışı kalmasın. İncelemesi biten 576 firma ve holding vardır. Bunların hepsi mali bilgi ve belgelerle desteklenmiştir.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:02