Gündem
  • 28.5.2002 10:34

FLAŞ...FLAŞ... BAHÇELİ'DEN SONRA ASKERDE AB'YE REST ÇEKTİ...

KAYNAK : Haber Vitrini ZAFER ÇAKMAK ANKARA - Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, bazı Avrupa ülkelerinin PKK-KADEK terör örgütünün faaliyetlerini yasaklamış olmalarına rağmen halen bu örgüte çeşitli biçimlerde destek vermeye devam ettiklerini söyledi. Savunma ve Havacılık Dergisi tarafından Bilkent Otel'de düzenlenen '11 Eylül olaylarından sonra meydana gelen gelişmeler ve Türkiye' sempozyumun açılışına Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türk ve yabancı üst düzey askeri yetkililer ve büyükelçiler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Orgeneral Büyükanıt, 11 Eylül sonrası özellikle Avrupa'nın genel anlamda terör olgusuna yaklaşımı ve içerikten ve kararlılıktan yoksun göstermelik önlemlerinin yeni 11 Eylül'lerin tohumlarını bereketli topraklara serpmelerine neden olduğunu söyledi. Türkiye'nin yıllarca mücadele ettiği kanlı terör örgütünün etkinliğine yıllarca demokrasi, barış, özgürlük gibi kavramları kullanarak ve bu aldatmacaya destek veren çevreler vasıtasıyla ulaştığına dikkat çeken Büyükanıt, bu düşünceyi global düşünceye taşımanın mümkün olduğunu ifade etti. Büyükanıt, "Bu yaklaşıma, 'Terörle mücadelede başarıya, özgürlükleri kısarak değil, genişleterek ulaşılabilir' şeklinde bir antitez ifade edilebilir. Önemli olan bu tezi geliştiren kişilerin halkla terörist arasındaki ayrıma kafalarında net bir şekilde yapabilme becerelerine ve niyetlerine bağlıdır. Bu ayrımı tam yapmadan, özgürlük kavramının terörist özgürlük kavramı ile örtüştürenlere verilecek sıfatı dinleyenlerin takdirlerine bırakıyorum" diye konuştu. "YÜKSEK TEPELERE GÖZÜMÜZÜ DİKMİŞKEN AYAKLARIMIZIN ALTINDAKİ KORKUNÇ UÇURUMU GÖRMÜYOR MUYUZ?" Sempozyumun ana konusunun 11 Eylül olaylarından sonra meydana gelen gelişmeler olduğuna dikkat çeken Büyükanıt, bu noktada bazı soruların akla geldiğini belirterek, "Acaba Batı dünyası ve özellikle Avrupa 11 Eylül olayını doğru okuyabilmiş midir? Bunda ciddi şüphelerimiz var. 11 Eylül sonrası ortaya çıkan gelişmeler, bu şüphemizi kuvvetlendirmektedir. Acaba karşımızdaki yüksek tepelere gözümüzü dikmişken, ayaklarımızın altındaki korkunç uçurumu görmemekte miyiz? Bugün yaşadıklarımızın, geriye dönüp baktığımızda bir dönem noktası olduğunun gelecekte farkına varmak, geç bir algılama olmayacak mı?" diye konuştu. Büyükanıt, 11 Eylül sonrası gelişmelere bakıldığında, Türkiye'nin terör konusunda bir anlaşmazlığa ve bir anlamda yalnızlığa doğru itildiğini gördüklerini de vurguladı. Tarihin en kanlı terör örgütlerinin en başında gelen PKK'yı 8 ay boyunca terörist örgütler listesine almamakta direnen AB'nin PKK'nın isim değiştirmesinden hemen sonra bu kanlı örgütün eski ismiyle terör listesine almasının dikkat çekici olduğuna işaret eden Büyükanıt, diğer bir konunun da bazı ülkelerin, kanunlarının terörle mücadele konusunda yetersiz olduğunu bir mazeret olarak göstermeleri olduğunu ifade etti. Her fırsatta insan haklarını ön plana çıkaran, düşünce sisteminin terörle mücadele konusunda tutarsız tutumunun insanlık açısından mantıklı bir açıklaması bulunmadığını söyleyen Büyükanıt, terör denilen 'veba mikrobu'nu avuçlarına alan bu kişi ve ülkelerin er ya geç bu 'veba mikrobu'ndan nasibi alacaklarını vurguladı. 'TÜRKİYE MODEL ÜLKE' Dünyada bir yanda fakirlik olabildiğince artarken, diğer yandan zenginliğin sınır tanımadığını ve bölgelerarası dengelerin iyice bozulduğunu kaydeden Büyükanıt, "Eğer batı yaşanan gelişmelerden ders almazsa yakın gelecekte açılan farkın kapanması zorlaşacak ve ortaya çıkan yaygın tatminsizlik, düşmanlık ve umutsuzluk terör eylemlerine dönüşmeye devam edecektir. Türkiye aynı zamanda demokrasiyi ve laik devlet yönetimini en üst seviyede benimseyen batının ayrılmaz bir parçası olarak İslam ülkelerine model olabilecek çağdaş tek ülkedir. İşte Türkiye'nin oynayacağı rolün önemi özellikle bu noktadan kaynaklanmaktadır" şeklinde konuştu. Türkiye'nin, batı ile bütünleşmesi arzu edilen diğer ülkelere model olma potansiyeli taşıdığına dikkati çeken Büyükanıt, bununla birlikte sadece Türkiyi'nin bu potansiyeli kaçırmasının yeterli olmadığını kaydetti. Büyükanıt, Türkiye'yi model alması istenen diğer İslam ülkelerinin, batının Türkiye'ye önem verdiğini görmeleri ve bu haliyle Tükiye'ye imrenmeleri gerektiğini ifade etti. Büyükanıt şöyle konuştu: "Bu noktada batıya düşen görev, Türkiye'yi desteklemek ve Türkiye modelinin batı tarafından kabul gören bir model olduğunu diğer ülkelere göstermektir. Ancak Türkiye, çoğu zaman bu desteği görmek şöyle dursun, bazı batılı ülkelerden ve müttefiklerinin bir kısmından engellemeler görmüştür. Türkiye yıllardır mücadelele ettiği terörizmin bütün insanlık için tehdit oluşturduğunu her ortamda gündeme getirmiş ve batının dikkatini bu tehlikeye çekmeye çalışmıştır. Bununla birlikte Türkiye, uluslararası platformda elde etmek istediği desteği bulamadığı gibi, komşuları başta olmak üzere, bazı batılı devletlerin Türkiye'nin maruz kaldığı terörizmi bir dış politika aracı olarak kullandıklarına şahit olmuştur. Bu bağlamda her fırsatta Türkiye'nin terörle mücadele çabalarını insan hakları ihlali olarak gören zihniyet ve yaplaşımın temel paradigmalarını gözden geçirme zorunluluğu vardır". "LİSTEYE ALMAK YETERLİ DEĞİL, TERÖRLE MÜCADELE ETMEK GEREKİR" Bazı Avrupa ülkelerinin PKK/KADEK terör örgütünün faaliyetlerini yasaklamış olmalarına rağmen halen bu örgüte çeşitli biçimlerde destek vermeye devam ettiklerini ifade eden Orgenaral Büyükanıt, batının terörle mücadelede Türkiye'ye yeterli desteği vermemesinin bir örneğinin de; ABD'nin terör örgütleri listesine aldığı PKK DHKP-C ve Hizbullah'ı AB'nin uzun süre kendi listesine dahil etmemek için direnmesi olduğunu söyledi. ABD yönetiminin PKK'nın peşini bırakmayacağını açıklamasını memnunlukla karşıladıklarını açıklayan Büyükanıt, AB'den de aynı anlayışı görmek istediklerini belirtti. AB'nin isim değiştiren PKK ve DHKPC'yi terör örgütleri listesine almayı en sonunda kabubl etmesini olumlu bir ilk adım olarak değerlendirdiklerini kaydeden Büyükanıt, "Ancak inanıyoruz ki sadece listeye almak yeterli değildir, gerçekten terörle mücadele etmek de gereklidir. Eğer batı, bütün insanlığın iyiliği için bir şeyi desteklemek istiyorsa inanıyorum ki modern, laik, demokratik Avrasyalı ve nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülke olarak eşsiz bir özelliğe sahip olan Türkiye'yi desteklemelidir" dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:00

İLGİLİ HABERLER