GALATASARAY BU SEZON NE YAPAR?
Tarihine baktığımızda çok önemli başarıları var. UEFA Kupası ve Süper Kupa sahibi Galatasaray... Bu kadar önemli başarıları olmasına rağmen kulüp olarak ileriye gideceklerine her geçen gün geriye gidiyorlar. Başarılı da olsalar, başarısız da olsalar sürekli kabuk değiştiriyorlar... Kulüp sürekli sorunlarla boğuşuyor. “Borç batağında” deniyor, ne aşamada olduğu belirsiz bir stat projesi var, kimse bilmiyor.
83 puanla Gerets zamanında şampiyon olunuyor. Aynı takım aynı hocayla ikinci yılında ancak 54 puan toplayabiliyor. Sonra tekrar kadro değişimine gidiliyor ve kulübede bile pek göremediğimiz birçok oyuncu gelip, gidiyor. Bu oyuncuları kim buluyor, kim getiriyor, kaça getiriyor, nasıl gönderiyor? Teknik adamlar geliyor gidiyor, sonra kendileri takım çıkarıyor.
Çok güvenerek ve öve öve bitiremedikleri teknik direktörün sanki Ankara’ya giriş yasağı vardı ya da sözleşmesine “Ankara’ya gitmem” maddesi ekletmişti, Ankara’daki deplasmanlara gitmedi. Bazen Florya’da, sonra bir duyduk ki hastalanmış Almanya’da...
Bir sabah kalktım, gazeteyi açtım; Galatasaray-Beşiktaş maçının olduğu gün... Lincoln ve Hakan Şükür kadro dışı kalmış... 3-5 gün sonra tekrar takıma döndüler. Başka bir sabah gazetede Sabri’nin kadro dışı kaldığını okudum. 3-5 gün sonra o da takıma geri döndü. 2 yılda bir sürü gol atan Necati’yi baştan Ankaraspor’a, sonra Belediye’ye verdiler. Sonra Hasan Şaş kadro dışı kalanlar ve geri dönenler kervanına eklendi. Sonra birden Song sıkıntısı yaşandı... Gitti-geldi.
Sezonun bitimine 6 hafta kala bu defa Kalli gitti ya da gönderildi... Belli değil... 6 haftalık nöbetçi antrenör arayışında da başarılı olamayınca yönetim, yardımcı antrenörlerle sezonu bitirdi. Takım şampiyon oldu ve o teknik direktörler takımı şampiyon yapmanın ödülü olarak tekrar yardımcılığa döndü.
Şükür gibisi gelmedi
Yani karmakarışık bir saha içi ve saha dışı düzeniyle bir kulüp son 3 sezonun 2 şampiyonluğunun sahibi...
Ancak hakkını yemeyelim Galatasaray yönetiminin... Çünkü ister isteyerek olsun, ister istemeyerek, önü açık bir kadro yarattılar. Geçmişteki gibi yanlış yabancı transferler yapmazlarsa 2-3 isabetli yabancıyla Avrupa’da da başarılı olabilirler.
Ama geçtiğimiz sezondaki dağınık görüntüyle gelen şampiyonluk kimseyi yanıltmasın!
Lincoln ve Hakan Şükür’e değinmeden geçemeyeceğim. Lincoln için Galatasaray piyango. Astronomik para kazanıyor, günümüz futbolunda böyle vurdumduymaz oyuncu tipi pek kalmadı. Koskoca Galatasaray’ı küçük görüyor. Beyefendi canı istediği zaman geliyor. Takım arkadaşları burada antrenman yapıyor, o gelmeye tenezzül etmiyor. Geliyor, ilk antrenmanda seyirciler ve yöneticiler bağrına basıyor... Lincoln, Galatasaray için bir şans değil, Galatasaray Lincoln için bir şans. Ve birileri bunu Lincoln’e anlatmalı...
Hakan Şükür... Ben ve benim gibi yetenekli birçok oyuncu geldi geçti futbolumuzdan. Ama hiçbirimiz Türk futboluna Hakan’ın verdiği hizmeti vermedik. 2 aydır Hakan Şükür’ün ne yapacağının belirsizliği var futbol basınında. Futbol tarihimizin en büyük hizmetkârının basına belirsizlikle malzeme olması beni ve futbolu gerçekten seven birçok insanı üzüyor. Hakan Şükür istediği zaman Galatasaray’dan ayrılmalıydı. O Galatasaray’da bunu fazlasıyla hak etti. Futbolda böyle bir şey yok ama Hakan Şükür bir istisna.
Şampiyon takım yok
Galatasaray son üç sezonda iki şampiyonluk elde ederken, Gerets zamanında mücadele eden kadrodan şimdi eser yok. Mondragon - Cihan, Song, Tomas, Orhan Ak (Ergün), Saidou - Volkan, Iliç, Ayhan - Hakan Şükür, Necati (Hasan Kabze) on birinden şu an bir tek Ayhan takımda var. Bu değişim kulübün mali açıdan yıpranmasına yol açarken, kulüplerimizdeki istikrarsızlığın da en güzel belgesini oluşturuyor.