Gündem
  • 14.2.2011 17:43

"GAZETECİLERİN ZİNDANLARA ÇEKİLMESİNİ ŞİDDETLE KINIYORUM"

ZAFER ÇAKMAK
ANKARA

MHP Grup Başkanvekili Şandır, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Cumartesi günü Genel Kurul'dan geçen torba yasayla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Torba yasanın hazırlanmasında MHP olarak çok yoğun bir emek harcadıklarını belirten Şandır, torba yasaya 'evet' oyu verdiklerini ancak bu yasayı hem yeterli bulmadıklarını, hem hukuki olarak meşru olmadığını düşündüklerini söyledi. Yasayla 33 devlet kurumunun vatandaşlardan talep ettiği bir çoğu davalık olmuş alacakların yeniden yapılandırıldığına işaret eden Şandır, bu yönüyle toplumun büyük kısmını ilgilendirdiğini ve yapılması gereken bir düzenleme olduğunu savundu. Şandır, "Adeta devletle millet arasında bir helalleşme yasasıdır. Ama milletin büyük kısmı bu yasanın içine dahil edilmedi" diye konuştu.

"AK Parti'nin gece yarısı getirdiği adrese teslim ve kişiye özel düzenlemelere karşı etkin bir muhalefet yaptıklarını" ifade eden Şandır, bunlardan birisiyle kayıp trilyon davasının hükmolunmuş cezalarının da yasaya dahil edildiğini bildirdi. Bu düzenlemenin kimin için yapıldığını sorduklarında AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın, bu düzenlemenin Erbakan için yapılmadığını savunduklarını anlatan Şandır, "Önümüzdeki günlerde kayıp trilyon davasında biryapılandırma gündeme gelirse bunu millete duyurmanızı istiyorum" dedi.

"TORBA YASA SEÇİM RÜŞVETİ"

AK Parti'nin bu yasa ile Türkiye'yi kötü yönettiğini itiraf ettiğini söyleyen Şandır, 110 milyar TL alacağın bu yasanın kapsamında olduğunu belirtti. Şandır, "Alacağını tahsil edemeyen devlet, borcunu ödeyemeyen millet. İşte AK Parti'nin eseri Türkiye budur" şeklinde konuştu.

Yolun sonuna gelen AK Parti iktidarının, bu yasayla seçim rüşveti verdiğini öne süren Şandır, "Bu yasa veren değil alan bir yasadır. AK Parti kaynak arayışı içinde eski defterleri karıştırarak vatandaşın cebine müracaat etmiştir" diye konuştu.

Bu yasanın hazırlanışında hukuka uyulmadığını öne süren Şandır, öncelikle içtüzüğün çiğnendiğini, bu yasanın bir temel yasa olma özelliğini taşımadığını söyledi. Hükümetten gelen tasarının 113 madde olduğunu, komisyonda ve Genel Kurul'da tasarıya çok sayına madde eklendiğini belirten Şandır, eklenen maddelerin madde gerekçelerinin bulunmadığını bildirdi. Şandır şunları söyledi:

"Kanunun en az 100 maddesinde madde gerekçesi yoktur. Bu yönüyle de içtüzüğe aykırıdır. Kanunların yapılması Anayasa'nın 88. maddesine göre içtüzüğe bırakılmıştır. İçtüzüğe aykırı olan bir yasa Anayasa'ya da aykırıdır. Dolayısıyla bu yasanın şekil şartını yerine getirmek noktasında meşruiyet sorunu bulunmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı'na arzolunur. Bu yasanın bu yönüyle tekrar incelenerek değerlendirilmesini buradan MHP olarak teklif ediyoruz."

Şandır, yasanın içeriğiyle ilgili kaygılarının da bulunduğunu ifade ederek, AK Parti'nin seçim öncesinde yeni bir senaryo ortaya koyduğunu ileri sürdü. Şandır, bu yasanın millete bir şey veren değil milletin cebinde olan parayı da talep eden, toplumun bir kesiminin sorunlarını çözüp, bir kesiminin sorunlarını yok sayan bir yasa olduğunu savundu.


"ANAYASA MAHKEMESİ İÇİN CHP BİZE GELİRSE YETKİLİ KURULLARIMIZ DEĞERLENDİRİR"

Şandır, basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını da cevapladı. 'Bu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürmeyi düşünüyor musunuz?' sorusu üzerine Şandır, MHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne müracaat etmek için sayısal çoğunluğunun yetmediğini ama anamuhalefet partisinin getirmesi halinde MHP'nin yetkili kurullarının bunu değerlendireceğini ifade etti. Şandır, 'Bu kadar eleştirdiğiniz bir yasaya 'evet' demeniz bir çelişki değil mi?' sorusuna şu karşılığı verdi:

"Bizim yaklaşımımız şudur. Bir yasa düzenlemesiyle bir tek insanımızın bile acısına çare üretiliyorsa MHP olarak biz ona bigane kalamayız. Burada önemli düzenlemeler de yapılmıştır. Bu düzenlemelerde bizim de emeğimiz ve katkımız vardır. Bu yasayla sorun içinde kıvranan vatandaşlarımızın dertlerine çözüm üretilmesine katkı vermek hassasiyetiyle evet oyu verdik. Ama doğruları söylemekten de geri durmamamız gerekir."

"MİLLETİN İRADESİNE MÜDAHALEYE KARŞIYIZ"

Balyoz davasıyla ilgili gelişmeleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Şandır, bu konuda MHP lideri Bahçeli'nin Niğde'de yaptığı açıklamaların çok açık ve net olduğunu hatırlattı. Şandır, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nden darbeci varsa temizlenmelidir ama darbeci var iddiasıyla TSK'nın yıpratılmasına müsaade edilmemelidir" diye konuştu. TSK'nın, bu milletin gözbebeği kadar değerli bir varlığı olduğunu vurgulayan Şandır, milletin ordusu olduğunu söyledi. Şandır şunları kaydetti:

"MHP olarak biz milletin iradesine, milletin iradesiyle oluşmuş TBMM'ye ve bu Meclis'ten çıkmış siyasi iktidara, muhalefetiyle, iktidarıyla tüm yasamaya hukuk dışı yollarla, sebebi ne olursa olsun, sahibi kim olursa olsun bir müdahaleye asla sıcak bakmayız, müsamaha gösterilmesine asla sıcak bıkmayız. Aslonan milletin iradesidir. Milletin iradesine hukuk dışı yollardan, sebebi ne olursa olsun, sahibi kim olursa olsun, yapılacak her müdahaleye MHP karşı çıkmıştır. Karşı çıkıyoruz ve karşı çıkacağız. Ama bu gerekçeyle TSK'nın yıpratılmasına da müsaade edilmemelidir. Çünkü ordu bu milletin ordusudur. Bu milletin ordusu çok değerlidir ve bu millet için gereklidir."

Şandır, CHP'nin Yargıtay ve Danıştay'ın daire sayısının artırılmasına ilişkin yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürmesi halinde destek verip vermeyecekleri sorusu üzerine buna partinin yetkili kurullarının karar vereceğini ifade etti. MHP olarak yargı reformundan yana olduklarını söyleyen Şandır, bu konuda MHP'nin, Yargıtay ve Danıştay'da geçici görevlendirme yapılması önerisinin gözardı edildiğini, bu nedenle kanuna hayır oyu verdiklerini anlattı.

"HUKUK TANZİMİ SORUMLULUĞU MECLİSİNDİR"

Gazeteci Soner Yalçın'ın Ergenekon davası kapsamında gözaltına alındığının hatırlatılması üzerine Şandır, AK Parti'nin ileri demokrasi diyerek, AB standartları diyerek, 'özgürlükleri artıracağım' diyerek Türkiye'nin çivisini çıkarttığını savundu. Bugün içeride bulunan 100'e yakın gazeteci bulunduğunu kaydeden Şandır, "Bunun neresi özgürlük, neresi ileri demokrasi? Bu noktada bir hukuk noksanlığı varsa, ki var, bunun karşılanması, bir hukuk tanzimi sorumluluğu TBMM'ye aittir ve Meclis'teki iktidar partisi grubuna aittir. Eğer gerçekten bir yargı reformu yapmayı düşünüyorlarsa, ileri demokrasiyi getirmek iddiasındalarsa, gazetecilerin milleti haberdar etmek için yoğun gayretle haber peşinde koşarken kanunun dehlizlerinde, karanlıklarında, hapishane koridorlarına, zindanlara çekilmesini şiddetle kınıyorum. Asla tasvip edilecek bir durum değil. Kanundaki o maddeler değiştirilmeli, yargının gizliliği korunmalı ancak bu hükümler günün şartlarına uyarlanacak şekilde yeniden gözden geçirilmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

Daha kimlerin terör örgütü üyesi olmakta yakalanarak tutuklandığına işaret eden Şandır, bunları sıralamaları halinde yargıya müdahale olacağını söyledi. Hayatında terörün içinde hiç bulunmamış, insanların acısını dindiren, insanlara bir şeyler öğretmek için ömrünü tüketenlerin de terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla içeride tutulduğunu belirten Şandır, "Bu adalet değil. Yargı kendi kurallarıyla çalışmalıdır. Yargının sürecine ve sonucuna herkes saygı göstermelidir. MHP olarak biz bu davaların ne savcısı ne avukatıyız ama milletimiz adına adalet duygusunu geliştirici bir yargı istiyoruz. Suç varsa belirlensin, suçlu cezalandırılsın. Ama bu kadar uzun süreli insanları töhmet altında bırakacak iddiaların kabul edilebilmesi mümkün değildir" diye konuştu.

Şandır, bir soru üzerine yasama döneminin sonuna gelindiğini ve daha çıkması gereken çok sayıda saya bulunduğunu ifade ederek, "Anlaşılmaktadır ki sabahlara kadar çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Şandır, 27 Nisan bildirisine ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:

"TSK'ya sahip çıkmakla, darbeye karşı çıkmak birbiriyle çelişmez. TSK'nın içinde darbeciler varsa onlar ayıklansın. 27 Nisan muhtırası AK Parti'yi iktidara getiren bir muhtıradır. Dolmabahçe sarayında hangi mutabakata varıldı, açıklanmasını biz de istiyoruz. 27 Nisan muhtırasının sahibi bugün yargılamanın dışında kalmaktadır. Bunu da basın olarak sizin sorgulamanız gerekmektedir."

Şandır, 'Balyoz davası sanıklarının greözaltına alınma şeklini nasıl buldunuz?' sorusuna şu karşılığı verdi:

"Evrensel hukuk kuralıdır. Yargı son hükmünü verinceye kadar tüm insanlar masumdur. Masum insanlara nasıl muamele yapılıyorsa, bugün soruşturma altında, gözaltında, tutuklu olan insanlara da o muamelenin yapılması gerekir. Bunun dışındaki her muamele doğru bir muamele olmaz."

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 21:21

İLGİLİ HABERLER