Mehmet Gündem''in Milliyet''teki Fethullah Gülen röportajının ilgili bölümü:
Faili meçhul cinayetler olabilir gibi açıktlamalarınız ''istihbari bilgi'' niteliğinde degerlendiriliyor. Nazlı Ilıcak ta, ''Gülen''in istihbaratı kuvvetlidir. 28 Şubat''ın geleceğini de haber vermişti'' diye yazdı. İstihbaratınız gerçekten kuvvetli mi?
-Benim şahsi bir istihbaratım yok. Fakat bir Türk vatandaşı olarak, milletimin kaderi ile yakından alakadarım. Bir insanın şu veya bu şekilde şahsı adına çıkar mülahazası, menfaati yoksa oturur-kalkar kendini neye adamışsa sadece onu düşünür. Ben ulaşabildiğim herkesi dinliyorum, değişik gazetelere, internetten gelen bilgilere bakıyorum. Kendime göre yorumluyor, onlardan hükümler çıkarıyorum, kendi istihbaratımı (özümseme, hüküm çıkarma) arz ediyorum. Gezip sağa sola haber döken insanlar var. Şimdi internette oluyor bunlar. Niye e-maille birşeş olmasın? Biri hayati biryerden duyduğu bir meseleyi şunlar planlanıyor diye ifade edebilir. Değişik yerlerden ben bunları duyabilirim. Ne kadar gizli olursa olsunlar, günümüzdeki iletişim çoğalması, insanların çok çabuk herşeye ulaşmasına vesile teşkil ediyor.
28 Şubat''ı gerçekten haber verdiniz mi?
-Nazlı Hanım''ın ifade ettiği gibi ben, o şubat endişesini taşıyordum. o mevzuda uslubumu, kırdığım, çatlattığım da oldu. O günkü iktidara karşı endişe ediyordum. Genel tavırları itibariyle bu düşünceyi besliyorlardı. O düşünce onların o tavrı üstünde gelişiyordu. Ben o günkü tavırlarımı, düşüncelerimi -kendime göre- saygısızlık sayıyorum, çünkü şimdiye kadar öyle konuymadım, öyle düşünmedim. Ama o gün bir televizyon kanalında, ''yüzlerine gözlerine bulaştırdılar'' gibi yakışıksız bir lafla meseleyi ifade ettim. Onlar, duydugum endişenin ifadesiydi.
Endişenizi dönemin yetkileri ile paylaştınız mı?
-Evveliyatı vardı. Değişik şekillerde, değişik kanalları, bazı bakanları araya koyararak endişelerimizi izhar ettim, mesele çok ciddi, bildiğiniz gibi değil, işin tahammülü yok, milletçe altından kalkamayız, çok zor durumda kalırız dedim.
Uyarılarınızın size dönüşü oldu mu?
-Kaale almadılar, önemsemediler. Dahası, bu milletin gayretiyle bazı şeyler yapılıyor, belki bunları yıkmaya matuf kapı aramalar da oldu. Bütün bunları değerlendirerek, bu meseliy izhar (açığa çıkarma) ettim. İsabet ettim veya hata ettim. İsabet etmişsem, milletime karşı bir vefa borcumu yerine getirdim.
O hassasiyetim üzerine ben, yine acizane söylenenleri dinlemeye, tartmaya çalışıyorum, bazı şeylere istinbatla, içtihatla, yorumla ulaşıyorum. Önemli gördüklerimi değerlendiriyor, milletim-vatanım adına ifade etmekte yarar görüyorum.
(MİLLİYET)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:37