Adli Süreç Başlatıldı: Bir Gözaltı Kararı
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada 18 Haziran 2026 tarihinde yer alan ve bir kadının tesettürlü olduğu için site havuzuna alınmadığına yönelik iddialar üzerine derhal harekete geçti. Başsavcılık tarafından, olayla bağlantılı olarak site yöneticisi Mehmet Güngör ve havuz görevlisi Baran Direk hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' ile 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlamalarıyla soruşturma açıldı.
Yürütülen tahkikat kapsamında Cumhuriyet savcısının talimatıyla şüpheliler için gözaltı kararı verildi. Havuz görevlisi Baran Direk kolluk kuvvetlerince gözaltına alınırken, site yöneticisi Mehmet Güngör’ün yurt dışında olduğu tespit edildi. Başsavcılığın, olayı tüm yönleriyle aydınlatmak amacıyla müşteki beyanı, site yönetim kararları ve diğer delilleri titizlikle incelediği belirtildi.

Mağdur Kadın Şikâyetçi Oldu
Mağdur Ayşegül Tufan, 19.06.2026 tarihinde saat 11.00 sularında polis merkezine giderek resmi şikâyette bulundu. Tufan'ın emniyetteki beyanında, tatil için bulunduğu Mersin'in Seymenli Mahallesi'ndeki Zafer Sitesi'nde, 4 yaşındaki oğlunu izlemek amacıyla haşema giyerek havuz kenarına gitmek istediği, fakat bu talebinin site yönetimi tarafından engellendiği ifadelerine yer verildi. Müşteki, bu durum üzerine site yönetiminden davacı olduğunu bildirdi.
Olayın Geçmişi ve Mağdurun Anlatımı
Aslen İstanbullu olan ve Mersin'e tatil maksadıyla geldiğini belirten A.T., hadisenin 16 Haziran 2026'da yaşandığını dile getirdi. O gün dört yaşındaki oğlunun yetişkin havuzu tarafına yönelmesi üzerine ona refakat etmek istediğini, ancak havuz görevlilerinin kıyafetinin uygun olmadığı gerekçesiyle kendisini durdurduğunu kaydetti.
A.T., bu uyarının ardından dairesine dönüp tesettür mayosunu (haşema) giyerek tekrar havuz alanına gitmeye çalıştığını, lakin bu defa da giysilerinin 'havuz alanında yasaklı olduğu' gerekçesiyle yine engellendiğini ifade etti. Site yönetimiyle yaptığı görüşmeden de olumsuz yanıt aldığını aktaran A.T., sesini duyurmak için olayı videoya kaydedip sosyal medyada paylaştığını söyledi.
'Yönetim kurulu kararı ile tesettürlülerin havuz çevresine ve havuzun içerisine giremeyeceğine dair bir karar aldıklarını söyledi ve ben bu durumda anayasal haklarımın olduğunu, şikayetçi olacağımı söyledim kendilerine, sosyal medyada paylaşacağımı da söyledim. 'İstediğiniz yere şikayet edebilirsiniz.' denildi bana. Bunun üzerine videoları çekip sosyal medyada paylaştım. Aynı sitede bir sürü mağdur ulaştı bana. Ben burada belki bir hafta, belki 10 gün kalacak biriyim. Yazlıkçıyım. Lakin burada 12 ayını geçirecek olan tesettürlü hanım kardeşlerimiz var. Onlara ses olmak istediğim için böyle bir adım attım.'
Paylaştığı videonun ve kendisinin sosyal medyada büyük destek gördüğünü belirten A.T., emniyet birimlerine ifade verdiklerini de sözlerine ekledi. Yaşanan mağduriyetin son bulması için hukuki mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Tufan, ayrıca Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na (TİHEK) da müracaat etmeyi planladıklarını açıkladı.
Bu mücadelesini sadece kendisi için değil, sitede yaşayan tüm tesettürlü kadınlar adına yürüttüğünü belirten A.T., 'Kamuoyu oluşması adına bu noktada sosyal medyada desteklerini esirgemeyen bütün herkese çok teşekkür ediyorum. Devlet yetkililerimize, yanımızda olduğu için çok teşekkür ediyorum. Ayrışmayan ve eşit bir şekilde kardeşçe yaşadığımız bir Türkiye diliyorum.' şeklinde konuştu.




