14 yıldır boşa kan akmış!

3 dk okuma
14 yıldır boşa kan akmış!

Hızlı Özet

"Adımlar 1999'da engellendi..."


Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Öcalan’ın yakalandığı 1999 yılından bu yana gerektiğinde görüşmeler yapıldığını belirtti.



MÜGE ÇEVİK



Adalet Bakanı Ergin, kamuoyunda '4. Yargı Paketi' olarak bilinen İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında muhalefet milletvekillerinin çözüm sürecine ilişkin eleştirilerine cevap verdi.



Türkiye’nin son 30 yıldır terörle mücadele ettiğini, ancak bu hadiselerin 1983’ten önce başladığını belirten Ergin, şunları kaydetti:



“Bir devlet aklı, hafızası düşünün ki tam 88 yıldır bir sorun alanına ilişkin teşhisler yapıyor ve bu teşhise dayalı tedaviler uyguluyor. Ama teşhisle tedavi uygulandığında bakıyorsunuz ki sorun kronikleşiyor. Burada şunu söylemek mümkün; ya teşhiste yanlışlık var ya uyguladığınız tedavide yanlış var. 88 yıldır sonuç vermeyen hastalığı başka yerlere eviren daha da kökleştiren bu yöntemleri bugün de devam ettirin demek ne kadar vatanperverliktir, bu soru üzerine kafa yormamız gerekir diye düşünüyorum.



Bu masanın etrafında oturan hiçbir kimse bir diğerinden daha fazla vatanperver falan değildir, kimse bunu iddia edemez. Ben kendimi vatanperver iddia ederim, böyle yaftalarım ama muhatabımın vatana ihanet ettiğini söyleme hakkım yoktur. Herkes kendi penceresinden kendi anlayışından bu ülkeye bu şekilde hizmet edeceğini düşünerek bu tezini ortaya koyuyor. Dolayısıyla kimsenin bir diğerinin vatanperverliğini ölçmeye bir teste tabi tutmaya hakkı olmadığını düşünüyorum kendi adıma.”



“İMRALI İLE GÖRÜŞME DEĞİL, NEYİN GÖRÜŞÜLDÜĞÜ ÖNEMLİ”



Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelere yönelik eleştirilere de yanıt veren Ergin, “Abdullah Öcalan yakalandıktan, Türkiye getirildiği günden bugüne kadar devletin ve istihbarat birimlerinin ihtiyaç duyduğu her zeminde uygun bulduğu her zeminde görüşülmüştür. Nitekim bu görüşmeler yapıldığı içindir ki 1999 yılında terör örgütü üyelerinin Türkiye dışına çıkmasına dair bir adım atılmıştır. Ancak o süreçte öngörüsü dar olan bir grup sürecin tamamlanmasını engellemiştir. O tarihte bu süreç tamamlanabilmiş olsaydı Türkiye büyük bir ihtimalle bugün bu sorunlarla boğuşuyor olmayacaktı. İmralı’daki hükümlüyle görüşülmesinin ötesinde ne görüşüldüğünün önemi vardır diye düşünüyorum” dedi.



“MİLLETİMİZE RAĞMEN HİÇBİR ADIM ATMAYIZ, ATAMAYIZ”

Çözüm sürecinde ilk aşamanın terör örgünün eylemlerini sonlandırması ve Türkiye dışına çıkması, ikinci aşamanın demokratik adımlar atılması ve üçüncü aşamanın da normalleşme ve ebediyen silahın bir daha gün yüzüne çıkmaması olduğunu belirterek, “Böylesine bir neticeye kan akıtılmadan, göz yaşı dökülmeden buna ulaşabileceksek bu niçin rahatsızlık verici olsun. Hiçbir arkadaşımı ismen üzmek istemiyorum ama şu ithamlarla karşılaştık; ‘Hükümet hangi pazarlıkları yapıyor, ne verecek?’ Her iki kişinin birinin oyunu alarak iktidara gelmiş bir iktidar partisi 11 yıldır iş başında. Biz milletimize rağmen hiçbir adım atmayız, atamayız” dedi.



“MİLLETİMİZ KANDIRILACAK ÇOCUK DEĞİL”



Muhalefetin ‘ne veriyorsunuz, neyin pazarlığını yapıyorsunuz?’ şeklinde eleştiriler yönelttiğini belirten Ergin, “Birbirimize birtakım değerlendirmelerde bulunurken daha özenli olabileceğimizi düşünüyorum. AK Parti bu büyük milleti kandırmaya çalışmıyor; buna gücü de yetmez, ne AK Parti’nin ne başkasının. Milletimiz kandırılması mümkün olan bir çocuk falan değil. Her şey onun gözleri önünde cereyan eden açık olaylar şeklinde işliyor” dedi.



Bu sürecin en büyük amacının, terör örgütünün silahlarını bırakması, yani suç teşkil eden kanlı eylemlerin sona ermesi olduğunu belirten Ergin, “Çabalar son 30 yılın suç teşkil eden eylemlerini temize çıkarma gayreti asla değildir. Suç teşkil edecek eylemlerin devamını önlemekten ibaret bir gayrettir. Akan kan ve gözyaşının durması ülkemizin huzur ve sükun bulması esas gayedir. Bir fiilin suç teşkil etmesi için kanunda gösterilen maddi unsurların suç işleme kastı ile gerçekleştirilmiş olması gerekir” dedi. İHA


Bu haber 1706 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ABD'li askeri analist Douglas Macgregor : İsrail'in varlığını sürdüreceğine inanmıyorum
Gündem
#İsrail#ABD#mekke i̇ttifakı

ABD'li askeri analist Douglas Macgregor : İsrail'in varlığını sürdüreceğine inanmıyorum

Anlaşma, üç ülkeden birine yapılacak silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılacağı taahhüdünü içeriyor. Haberde, ülke liderlerinin imza töreninin ardından ittifakın belirli bir ülkeyi hedef almadığını vurguladığı aktarıldı.

Habervitrini12705 Görüntüleme
Türkiye'den Suudi Arabistan'daki saldırıya kınama
Gündem

Türkiye'den Suudi Arabistan'daki saldırıya kınama

Dışişleri Bakanlığı, Irak üzerinden Suudi Arabistan'a yapılan İHA saldırılarını en güçlü şekilde kınadı. Irak hükümetinin sorumluları bulmak için başlattığı soruşturmadan memnuniyet duyulduğunu açıkladı.

Habervitrini13067 Görüntüleme
MHP’den 'Terörsüz Türkiye' modeli için dikkat çeken sözler
Gündem

MHP’den 'Terörsüz Türkiye' modeli için dikkat çeken sözler

MHP İstanbul İl Başkanlığının Şile’de düzenlediği istişare kampında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin mesajlar verildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Türkiye’nin kendi şartlarına göre oluşturduğu "Terörsüz Türkiye" modelinin başka ülkelerdeki örneklerden farklı olduğunu belirterek, modelin önümüzdeki yıllarda çatışmalı ortamların çözümünde örnek gösterileceğini ve üniversitelerde ders olarak anlatılabileceğini söyledi.

Habervitrini13814 Görüntüleme
Marmara'da deprem dengesi değişiyor mu? Uzmandan açıklama
Gündem

Marmara'da deprem dengesi değişiyor mu? Uzmandan açıklama

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Anadolu levhasının batıya doğru hareketi ve Marmara'nın derin kesimlerindeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Bektaş, derinlerdeki sürünmenin faydaki sürtünmeyi azaltabileceğini belirterek, bunun beklenenden daha küçük bir depremle sonuçlanabileceğini ifade etti.

Habervitrini13056 Görüntüleme