Adnan Oktar'ın 'gözde kediciği' 9 yıllık esareti anlattı: Taciz, tecavüz, dayak...

••4 dk okuma
Adnan Oktar'ın 'gözde kediciği' 9 yıllık esareti anlattı: Taciz, tecavüz, dayak...

Hızlı Özet

“1989’da doğdum. Örgüte 2010’da girdim. Fizik okuyordum, aynı zamanda yurt dışına gitmek, mimarlık da okumak niyetindeydim. Bir ajansa yazılmıştım. Reklam çekimlerine gidiyordum. Adnan Oktar, beni oradan izlemiş. O, birini görür, gözüne kestirir ve onu alır…”






Medya şarlatanı Adnan Oktar’a yakınlığıyla bilinen ‘gözde kedicik’ Beril Koncagül itirafçı oldu ve etkin pişmanlıktan faydalanarak tahliye edildi. 9 yıl Oktar'ın evinde esir hayatı yaşayan Koncagül, "Bütün gün taciz, tecavüz ve şiddet görürdük…" diyerek tüm gerçekleri anlattı.



1989’da doğdum. Örgüte 2010’da girdim. Fizik okuyordum, aynı zamanda yurt dışına gitmek, mimarlık da okumak niyetindeydim. Bir ajansa yazılmıştım. Reklam çekimlerine gidiyordum. Adnan Oktar, beni oradan izlemiş. O, birini görür, gözüne kestirir ve onu alır… Benim karşıma da işadamı sandığım Can Yıldız’ı çıkardı. Bu konuların imamı. O kadar düzgün, o kadar şahane, o kadar güvenilir görünüyordu ki, âşık oldum. 21 yaşındaydım. Sonra o şefkatli adamın adının Can değil Bora olduğunu öğrendim. Oysa evlenecektik, çeyiz bakıyorduk. Meğer Adnan’ın adamıymış. Örgüte girişim onunla oldu. Sonuçta biz evlenecektik, her şeyi paylaşıyorduk. Bu ne demek, Bora her şeyinizi biliyor demek!



Oktar'ın 'gözde kediciği' 9 yıllık esareti anlattı: Taciz, tecavüz, dayak...



5 kez kaçmaya çalıştım



9 yıl bütün örgüt evlerini dolaştım. 2014’ten yakalandığımız tarihe kadar Dragos’ta, Adnan Oktar’ın yanında yaşıyordum. 5 kez kaçmaya çalıştım, 60 silahlı koruma, yüzlerce kamera vardı, başaramadım. Öyle atıp tutuyorlar ya, camı kırıp kaçsaydın diye, jammer’larla kuşatılmış bir arazidesin, nereye kaçıyorsun. Aileni açlıktan ölecek hale getiririm diye tehdit etmesi de cabası ki yapar. Bir süre sonra ‘Ne olacaksa bana olsun’ diyorsunuz.





Taciz eder, döver, küfür ederdi



Adnan’ın evinde 18 kadındık. Uyanacaksın, makyajını yapıp, kıyafetini giyeceksin, o uyanmadan aşağı ineceksin. Kıyafet dediğim yarı çıplaksın. Hep beraber oturursun, Adnan üzerinde sadece beyaz uzun paçalı bir donla karşına gelir. Bütün gün evde öyledir. Döver, söver, kafamızdan aşağı yemek döker, küfür eder, taciz eder, dalga geçer, cinsel ilişkiye zorlar. ‘Bakışlarını beğenmedim’ der, saçından sürükler, çırılçıplak soyar, döver. Bunları yaşadıktan sonra bir de özür dilersin, o sana bağırır, çağırır, sen ona ‘Tamam aşkım, bir daha yapmayacağım’ demek zorundasın. Ona mutlaka ‘aşkım, sevgilim’ diye hitap etmelisin.



Çocukları istismar ediyor



Sadece kadınlarla ilişki kurmuyor. Çocukları da istismar ediyor. Zaten 7 yaşından sonra ilişkiye girilebileceğini savunuyordu. Onlara mini etek giydirip taciz ediyordu. Bizimle tabii ki cinsel ilişkiye giriyordu. Striptiz yaptırıyor, beğenmeyince yüz kere tekrarlatıyor, kaydeden kameraların açılarına bile bakıyor, özel kalça kamerası koyduruyordu. 1998’den beri iktidarsız ama sapkın, sapık işte.



Pavyonda gördüğü kadınlar gibiydik



Bu sapık Ankara’da büyümüş. Küçükken hep pavyonların önüne gidiyormuş. Pavyon kadınlarının profili bunun beynine girmiş. Hepimizi o kadınlara benzetti. Belli birkaç doktor var, isimler gizli kaydediliyor, estetikler ona yaptırılıyor. ‘Ben istemiyorum’ diyemezsiniz.





Ayakkabısını ısıtır, gazetesini tutardık



Gazete okurken bile sapık. İki kız, yarı çıplak gazeteyi tutuyor, sayfalarını çeviriyorduk, o da okuyordu. Artık gazeteyi tutmaktan ellerimiz titriyordu ama umursamıyordu. Çoraplarını biz giydiriyorduk. Telefonu eline almıyor, kızlar kulağına tutuyor. Bir dakika geciksen olay çıkarıyor.  Ayakkabısını giymeden fön makinesiyle ısıtıyorduk.



Evden hiç çıkmadım, kurtulunca ilk iş vapura bindim, patene gittim



- 9 yıl evden hiç çıkmadım. Telefonumuz takip altında. Sosyal medyamızı onlar yönetiyor. Ben örgütteyken babam vefat etti, onu göremedim, cenazesine, mezarına gidemedim. Dışarı tek başıma çıkamıyorum. Abimle çıkıyoruz. Beraber vapura bindik, deniz çok güzeldi. Buz patenine gittim. Bu şehir benim bıraktığım gibi değil. Bir dolu alışveriş merkezi açılmış. Akbil kullanıyorduk biz, şimdi İstanbulKart çıkmış. Hiçbir yeri bilmiyorum. Her şeyimiz yarım kaldı. Şimdi eğitimimi tamamlayacağım. Eşim ve çocuğumun olduğu, sevgi gördüğüm bir ailenin hayalini kuruyorum. Ben ve arkadaşlarım bir daha böyle şeylerin bu ülkede yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Bizim arkamızda duran, bizi bu adamdan kurtaran herkese, özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyoruz.



Hapisten 25 mektup yazdı



- ‘İtirafçı olmak için neden 6 ay bekledin diyorlar’. Beklemedim. İtirafçı olmak istemiştim, benim avukatımla işbirliği yaptıklarını öğrendim. Cezaevinde bile bana 25 mektup yazdı. Ev çiziyordu, yeniden hepimizin aynı evde yaşayacağını söylüyordu. Orada itirafçı olmayalım diye bir korku salmaktı amacı… Şimdi de kanser olduğumu yayıyorlar, yok öyle bir şey.



Şehit eşine bile göz dikti



- Televizyon izlerken haberlerde şehit cenazesi çıkıyor. Şehidin eşi tabuta sarılmış, yanında çocuğu var. Beğeniyor, ‘Onu getirin bana. Nasıl yapsak, iftar mı düzenlesek’ diyor ve o insanlara adam yolluyor. Bu nasıl aklına gelir bir insanın? 15 Temmuz darbe gecesi, ‘Saati bana sorsalardı en uygun saati söylerdim. O zaman Tayyip Erdoğan’ı indirirlerdi. Büyük fırsatı kaçırdılar’ dedi.



Dinden sadece TV’de bahsederdi



-Kendini bütün peygamberlerden üstün görüyordu. Viski içiyor, sapkınlık yapıyor, oturup utanmadan peygamberi eleştiriyordu. Dinden bahsettiği tek yer televizyon. Onun dışında Allah dediğini duymadık. O kitapları satın alanlara söylüyorum, bütün para onun fantezilerine gidiyor. (Hürriyet)




Bu haber 1707 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Günlerdir kusuyordu! Savcı acil serviste hayatını kaybetti
Asayiş

Günlerdir kusuyordu! Savcı acil serviste hayatını kaybetti

Almanya'da savcı olarak görev yapan 42 yaşındaki Sibel Tunç, eşiyle birlikte tatil için geldiği İstanbul'da fenalaşarak yaşamını yitirdi. Günlerdir süren kusma şikayetiyle gittiği hastane koridorunda aniden hayatını kaybeden Tunç'un ölümü "şüpheli" bulunarak olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Habervitrini12882 Görüntüleme
Tekerlekli Kasa: Kara Haydar'ın Lüks Araçlarının İçinden 16 Milyon Euro ve Dolar Fışkırdı!
Asayiş

Tekerlekli Kasa: Kara Haydar'ın Lüks Araçlarının İçinden 16 Milyon Euro ve Dolar Fışkırdı!

Vanlı “Kara Haydar” olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan hakkında Ankara’da yürütülen ikinci bir soruşturma kapsamında İstanbul’da operasyon düzenlendi. Sarıyer Maslak’ta paraların saklandığı tespit edilen araçlarda yapılan aramalarda, yaklaşık 934 milyon TL tutarında euro ve dolar cinsinden döviz

Habervitrini11535 Görüntüleme
Tera Fon'un gizemli 11 yatırımcısı belli oldu: İşte o isimler
Asayiş

Tera Fon'un gizemli 11 yatırımcısı belli oldu: İşte o isimler

Fon soruşturmasında Tera'nın TLY fonunun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) açılmadan önceki ilk yatırımcıları ortaya çıktı. Aslan payının iki Tera şirketine ait olduğu yatırımcı listesinde Emre Tezmen'in çocuklarının da yer aldığı görüldü.

Habervitrini14455 Görüntüleme
Manisa'daki okul saldırganı ile annesi, babası ve dedesi tutuklandı
Asayiş

Manisa'daki okul saldırganı ile annesi, babası ve dedesi tutuklandı

Turgutlu ilçesinde lise yakınında öğrencilere av tüfeğiyle ateş açarak 11 öğrencinin yaralanmasına neden olan 15 yaşındaki H.O.’nun da aralarında bulunduğu 10 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 7’si tutuklanırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Habervitrini10457 Görüntüleme