İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği tahkikatı çerçevesinde, aralarında kurum başkanı Haluk Levent'in de yer aldığı 14 zanlı tutuklandı. 6 Şubat depremlerinin ardından toplanan bağışlar ve derneğin mali faaliyetlerine yönelik başlatılan soruşturmanın ilk dalgasında adliyeye sevk edilen 24 şüpheliden 14'ü, savcılık sorguları sonrası mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturmanın odağında, bağış fonlarının kullanımı, dernek hesapları üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen para transferleri, çek ve senet işlemleri ile çeşitli mali usulsüzlük iddiaları yer alıyor.
Tahkikat dosyasına giren önemli iddialardan biri, Levent'in eski şoförü İlker Çetin'in emniyetteki ifadesinden geldi. Çetin, banka hesabının Haluk Levent'in yönlendirmesiyle kullanıldığını ileri sürdü. Hesabından Yeliz Kaya adına 210 milyon lirayı aşan bir meblağın gönderildiğini belirten Çetin, Ankara'da yüksek tutarlarda nakit para taşıdığını, talimatların kendisine WhatsApp üzerinden ulaştırıldığını ve Kıbrıs'ta 1-2 milyon lira değerinde kumarhane fişinin kendi hesabı kullanılarak alındığını beyan etti.
Soruşturmada ortaya çıkan bir diğer husus ise Haluk Levent'in, iş insanı Hüseyin Başaran'dan edindiği 68 adet taşınmazı, borçlu olduğu ve yine gözaltında bulunan iş insanı Esin Önder Çağlayan'a devretmesi oldu. Çağlayan, ifadesinde Levent'in kendisine 2 milyar 100 milyon TL borcu olduğunu doğruladı.
Dosyada yer alan bir başka şikâyete göre ise, deprem bölgesi için prefabrik konteyner üretimi amacıyla ticari anlaşma yapılan iki firma, Levent'in kendilerine olan 70 milyon TL'lik borcunu ödemediğini iddia etti. Mağdur avukatları Emre Sırac Pamuk ve Sena Tuhan, dernekle başlangıçta 800, sonrasında ise 3 bin 200 konteyner için sözleşme yapıldığını belirterek zararın karşılanmasını talep etti.
İfadesi alınan Haluk Levent'in, Ahbap'a ait çek ve senetleri bazı işlemlerde teminat olarak kullandığını doğruladığı bildirildi. Borsada işlem yapmayı 'pis bir zaaf' olarak tanımlayan Levent, Hüseyin Başaran ile arasındaki dosyanın gayrimenkul ticaretinden kaynaklanan bir anlaşmazlık olduğunu ve detaylı savunmasını cumhuriyet savcısına vereceğini belirtti. Levent'in konuyla ilgili ifadeleri arasında şunlar yer aldı:
'Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz'




