ALİ ATIF BİR'E SERT ELEŞTİRİLER: "HADDİNİ BİLECEKSİN!.."

3 dk okuma
ALİ ATIF BİR'E SERT ELEŞTİRİLER: "HADDİNİ BİLECEKSİN!.."

Hızlı Özet

"Popüler kültürün klişelerini yedeğine alıp, birkaç bilimsel cümleyi akademik ‘titr’ ile destekleyince ortaya çıkan ‘ombudsman’ tripleri sadece kendi sektöründe kalınca bir yere kadar ‘eyvallah’ diyebiliyor insan."

Nedim Hazar'ın Zaman'daki yazısı:


Bir tıkaç olarak Ali Atıf Hoca!


Geçtiğimiz hafta Zaman gazetesinin tiraj raporu yayınlandığında bu gazeteyi severek okuyan herkes sevinirken, beni bir düşünce almıştı.


Şüphesiz basit bir paranoyaya dayanmıyordu bu endişe, Türkiye gibi bir ülkede yaşayıp yakın tarihimizdeki toplumsal gelişimlere baktıktan sonra ne menem bir ‘Yengeç Sepeti’ içinde yaşadığımızın farkında olduğum için ‘eyvah’ dedim, ‘Şimdi, yıllardır kendilerini paralayıp, bu ülkede medyayı bir tek kendilerinin temsil ettiğine inanmış ruhlar, bir şekilde bu gazetenin paçasına yapışacaklar!’

Ali Atıf Bir Hoca’yı bileceksiniz. (Bir de Çevik Bir vardı, şimdilik konumuzla çok ilgili değil.) CNN Türk’te programlar yapan, fiziki görüntüsünün aksine hiperaktif görünmeye çalışan, eline sopa alıp markaların, reklamların kafasına ‘dan dun’ vuran (Köşenin adına bak: Atıf Hoca’nın Not Defteri! ‘Çıkarın kağıtları yazılı yapacağım’ cümlesi eksik.) tipik ilk mektep hocası halet-i ruhiyesindeki Atıf Hoca. İş bu hocamız bir süredir gazetemize kafayı ‘takmış’ durumda. Hoş bundan önceki yazılarında hadi bir şekilde reklamlarla ilgili filan deyip ses çıkarmıyorduk; ama dünkü yazısı tam bir ‘merd-i kıpti’ hesabına dönüştü. Atıf Hoca bulunduğu konuma o kadar perestiş etmiş ki, had ve hesabını bilmeden üfledikçe üfürmüş. Bakın ne diyor: “Zaman Gazetesi istediği kadar ağzıyla kuş tutsun ‘cemaat gazetesi’ olduğu gerçeğini değiştiremez bir.” Sanki bir tartışmanın, gaz almanın orta yerinden girmiş gibi cümleye, zira bu cümle tam bir had bilmezlik sorunsalı. Zaman işi gücü bırakıp, kendini Atıf Hoca’ya beğendirecek öyle ya! Aslında problemin temeli yazdığım ilk paragrafta yatıyor ve Atıf Hoca bir hologram gibi, başkasına ait bir gölge gibi yazmış adeta. O kendi didaktizminin tatlı vadisinde gezinip dururken esas mesele başka gibi duruyor.

Bakın şu satırlar aynı zatın bir önceki günkü yazısından: ‘Sanki sözleşmişiz gibi ağızlarımızdan aynı sözcükler çıktı: ‘Peki bizi kim keşfetti?’. Birbirimizin yüzüne bakarak hönkürdük: ‘Ertuğrul Özkööökkk’. Hürriyet, Türkiye’deki toplumsal değişimin en büyük tetikleyicisi. Hürriyet’in sarsılmaz gücü burada. Peki, bu gücü nereden alıyor? Hadi onu da siz bulun bakalım...’ Gölgelerin sahibini bulmak mümkün; ama konumuz bu değil.

Toparlıyorum, Ali Atıf Bir’in temsil ettiği model Televole medyasının reklam düzlemine yıkılmasından başka bir şey değil. Popüler kültürün klişelerini yedeğine alıp, birkaç bilimsel cümleyi akademik ‘titr’ ile destekleyince ortaya çıkan ‘ombudsman’ tripleri sadece kendi sektöründe kalınca bir yere kadar ‘eyvallah’ diyebiliyor insan. Ama kalkıp muhatabına ‘gazetecilik’ dersi vermeye yeltenince ‘orada bir dur bakalım’ demek gerekiyor. Hele bir dur bakalım Hoca!

Şimdi Hoca’nın kendi jargonuyla birkaç not da biz yazalım.

Ali Atıf Hoca Bir. Bir gazeteye ‘ağzınla kuş tutsan’ filan demek senin haddin değil, iki. Abone sistemi bırakın gelişmiş Batı ülkelerini, artık Afrika ülkelerinde bile kullanılan bir sistem, üç. Bayiden satın alma zorbalığı hangi modern pazarlama (Hoca’ya özel apostrof: Marketing) tekniğidir? Dört. Elma-armut üslubu size yakışabilir, (Erman Hoca-Atıf Hoca) Zaman gazetedir, etti mi beş? Okunup okunmama oranı, her gazete için eşit riske sahiptir, arka sayfa güzeli okunurluluk düzeyini değil bakılırlılık yüzdesini artırır, altı. Reklamcılıktan bile değil, Atıf Hoca’nın reklamcılıktan ne kadar anladığını sektörün önemli isimleri çok iyi biliyorlar; zira bir üniversitenin amfisinden gelip tereciye tere satma cüretini göstermeyecek, haddini bileceksin, yedi. Bir gazetenin, gazete olup olmadığını haberi, fotoğrafı, yorumuyla değerlendireceksin, sekiz. Birilerinin sözcülüğünü, amplifikatörlüğünü yapmayacaksın, dokuz. Bu işler Pirelli’nin takvim kızlarına sarılarak poz vermeye benzemez, bu da on.

Hasılı gerçek şu: Ali Atıf Bir, Zaman 495 bin.

Son söz gölge sahiplerine; Atıf Hoca yetmez, başka tıkaçlar da bulmak lazım!

NOT: Ali Saydam gibi reklam sektöründen gelip, medyada bu işi hakkıyla ve layıkıyla yapan ‘star’lık ve şöhret budalalığı gibi kaygıları olmayan kişiler elbette yukarıdaki eleştirilerin uzağındadır.

Bu haber 5961 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İşte Cem küçük davasında medya patronunun ifadesi
Medya/Magazin

İşte Cem küçük davasında medya patronunun ifadesi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Cem Küçük’e yönelik soruşturmasında gözaltına alınan medya şirketi sahibi İsmail Çanak’ın savcılık ifadesinin ayrıntıları belli oldu. Hesaplarındaki milyonluk para trafiği sorulan Çanak, Cem Küçük’e yaptığı 630 bin TL’lik ödemeyi organizasyonlara katılımıyla, Tahir Sarıkaya’ya gönderdiği 9 milyon 75 bin 564 TL’yi ise aralarındaki iş ilişkisiyle açıkladı.

Habervitrini11485 Görüntüleme
Mehmet Akif Ersoy mide bulandıran iddiayı mahkemede kabul etti!
Medya/Magazin

Mehmet Akif Ersoy mide bulandıran iddiayı mahkemede kabul etti!

286 yıla kadar hapis talebiyle yargılanan tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy, ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede hakkındaki suçlamalara yanıt veren Ersoy, uyuşturucu kullandığını kabul ederek, “8 senede 15 kez kullandım. Hata mı, hata” dedi. Ersoy, kadınlarla yaptığı görüşmelere ilişkin ise “Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır” ifadelerini kullandı.

Habervitrini11583 Görüntüleme
Mehmet Akif Ersoy ilk kez hakim karşısında!  Ofisindeki gizli kamerayı fark ettim, rızamla ilişkiye girdik
Medya/Magazin
#cinsel-istismar#adli sorusturma#Mağdur Hakları

Mehmet Akif Ersoy ilk kez hakim karşısında! Ofisindeki gizli kamerayı fark ettim, rızamla ilişkiye girdik

‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 sanığın yargılanmasına başlandı. Ersoy’un, ‘Suç örgütü kurma ve yönetme’, 11...

Habervitrini11513 Görüntüleme
Yıldız Tilbe konserinde ortalık karıştı
Medya/Magazin

Yıldız Tilbe konserinde ortalık karıştı

İzmir Enternasyonal Fuarı etkinlikleri bünyesinde gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören Çim Konserleri serisinde sanatçı Yıldız Tilbe dinleyicileriyle buluştu. Konser öncesinde Kültürpark giriş noktalarında uzun kuyruklar oluştuğu gözlendi.

Habervitrini14080 Görüntüleme