İran ile yaşanan çatışma ve artan enflasyonist baskılar nedeniyle kamuoyu yoklamalarında onay oranları rekor seviyelere gerileyen ABD Başkanı Donald Trump, yükselen enerji maliyetlerinin yarattığı siyasi sıkıntılarla karşı karşıya. Trump ve müttefikleri, savaşın başlangıcından bu yana benzin fiyatlarındaki artışı, askeri harekatın hedeflerine ulaşmak için ödenmesi gereken geçici bir bedel olarak nitelendirme çabası içinde bulunuyor.
Başkan Trump, Perşembe günü son fiyat artışlarına ilişkin bir soru üzerine bu argümanını yineledi.
"Ve biliyor musunuz? İran'ın elinde bir nükleer silah olmayacak. Benzin düşecek. Savaş biter bitmez, bir kaya gibi çakılacak."
Akaryakıt Fiyatları Son Dört Yılın Zirvesinde
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) tarafından açıklanan verilere göre, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir galon (3.8 litre) benzinin ortalama fiyatı 4,30 dolara ulaştı. Bu rakam, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşı öncesinde 3 doların altındaydı. AAA'nın Perşembe günkü raporunda şu bilgilere yer verildi:
Ulusal ortalama, geçen yılın aynı dönemine göre 1,12 dolar daha yüksek.
Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'nın ne zaman yeniden açılacağına dair bir belirti olmaksızın varil başına 100 doların üzerine çıktı.
Benzin fiyatları, 2022 yılının Temmuz sonundan bu yana, yani son dört yılın en yüksek seviyesine erişti.
İran'ın boğazı kapatması ve ABD'nin İran limanlarına deniz kuşatması uygulamasıyla derinleşen kriz ortamında, sadece geçtiğimiz hafta içerisinde benzin fiyatlarına 27 sentlik bir zam yansıdı. Yaklaşık 40 milyon kişiye ev sahipliği yapan Kaliforniya'da ise Perşembe günü benzin fiyatlarının galon başına 6 doları aştığı gözlemlendi.
Ekonomik Belirsizlik ve Diplomatik Kriz
Enerji fiyatlarındaki bu keskin tırmanış, enflasyonu körükleyerek ekonomik belirsizliği artırıyor. Ancak, çatışmaların durmasının ardından petrol fiyatlarında otomatik bir düşüş yaşanmıyor. 8 Nisan'da varılan ateşkese rağmen, ABD'de benzin maliyetleri yükselmeye devam etti. ABD'nin en büyük petrol üreticilerinden biri olmasına ve Orta Doğu'dan gelen enerji ürünlerine büyük ölçüde bağımlı olmamasına rağmen, küresel fiyatlar Amerikalıların pompada ödediği tutarı doğrudan etkiliyor.
Perşembe günü Trump, çatışmanın ilk günlerinden beri yinelediği bir iddiayı tekrarlayarak İran'ın askeri ve ekonomik olarak neredeyse mağlup edildiğini vurguladı. Ülkeye yönelik deniz ablukasını "inanılmaz" olarak nitelendiren Trump, "İran bir anlaşma yapmak için can atıyor" dedi.
Tahran ise kuşatma kaldırılana kadar ABD ile doğrudan görüşmeyi reddederek meydan okuyan bir duruş sergiliyor. Bu tavır, Trump'ın geçen hafta üst düzey elçilerini İranlı yetkililerle müzakere etmeleri için Pakistan'a göndereceğini duyurmasının ardından bile değişmedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Perşembe günü erken saatlerde yaptığı bir sosyal medya paylaşımında, ABD kuşatması altında yaşanan ne savaş ne de barış durumuna karşı İran'ın sabrının tükenmekte olduğunu belirtti.
"Dünya, İran'ın hoşgörüsüne ve uzlaşmacı tavrına tanık oldu. Deniz ablukası kisvesi altında yapılanlar, direnişinin ve bağımsızlığının bedelini ödeyen bir ulusa karşı askeri operasyonların bir uzantısıdır. Bu baskıcı yaklaşımın devamı kabul edilemez."




