Ankara'dan Çıkan Altınlar: Bir Hobi Günde 20 Gram Getirebiliyor
Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki dere ve akarsularda altın arama faaliyetleri, Ankara merkezli Hamza Kındımoğlu ve takriben 30 kişiden müteşekkil ekibi tarafından hobi maksadıyla yürütülüyor. Kındımoğlu, yürüttükleri kırıntı altın madenciliği ile gün bazında 20 grama ulaşan miktarlarda değerli maden bulabildiklerini ve bu uğraşın altın ithalatının düşürülmesine destek olabileceğini dile getirdi.
"EKONOMİYE KATKISI OLABİLİR"
Kırıntı madenciliğinin ülke ekonomisine fayda sağlama potansiyeline işaret eden Kındımoğlu, bu faaliyetin yaygınlaşmasıyla dışarıdan altın alımının azalabileceğini savundu.
Dere kenarında yatan altının ülkemize, ekonomimize hiçbir faydası yok. Bin tane hobici olsa ve o bin hobici günde bir gram altın çıkartsa, Türkiye ekonomisine bir kilo altın kazandırmış oluruz. Dolayısıyla altın ithalatımızı ciddi anlamda düşürmüş oluruz. Bu yerden bakıldığı zaman kırıntı madenciliğin ekonomiye katkısı bile vardır.
Kındımoğlu ayrıca, kırıntı madenciliği ile bulunan altınların ayar evlerinde eritilip sertifikalandırıldıktan sonra, sertifikalarıyla birlikte kuyumculara satılabildiği bilgisini paylaştı.
"GÜNLÜK MİKTAR DEĞİŞKEN"
Bulunan altın miktarının, çalışılan bölgenin niteliklerine bağlı olarak farklılık arz ettiğini kaydeden Kındımoğlu, şunları söyledi:

Ekibimiz hobi amaçlı kurulmuş bir ekiptir. Türkiye çapında bu işi gelir kaynağına çevirmiş arkadaşlarımız da var. Bu iş bilinçli yapıldığı sürece günde 1 gram da bulabilirsiniz, 3 gram da bulabilirsiniz. Çok güzel kil çukurlarına denk gelip de 20-30 gram altını tek seferde bulabilirsiniz. Bazen hiç altın bulamadığımız da oluyor. Bu işe ilk başladığımız zamanlar ekipçe az kişiydik. Bir yıl boyunca hiç dere bulamadık, ufacık bir altın bizi sevindiriyordu. Ekip olarak kalabalık olduğumuz için daha geniş çaplı bir keşif yapabiliyoruz. Günde yarım gram bulduğumuz da oluyor, 18-20 gram altın bulduğumuz da oluyor. Rakamlar net değil, değişiklik gösterebiliyor.
"EĞİTİM ALMAK BÜYÜK EHEMMİYET ARZ EDİYOR"
Kırıntı altın madenciliğine başlamadan önce gerekli eğitimlerin alınmasının zorunluluğunun altını çizen Hamza Kındımoğlu, ekibinin yapısı ve faaliyetleri hakkında detaylar verdi.

Ekibimizde yaklaşık 30 kişi var, bunların 9'u usta. Ekibimizin içinde çeşitli meslek dallarından asker, polis, makine mühendisi, esnaf arkadaşlarımız var. Bunlarla zaman zaman toplanıp doğalarda, derelerde keşifler yapıyoruz, kırıntı madeni arıyoruz. Türkiye çapında hemen hemen her ilde altın çıkıyor diyebiliriz. Yalnız her derede altın olmuyor, bilinçli aramak gerekiyor. Bu işi yapacak olan arkadaşların eğitim alması gerekiyor. Örneğin derede altın ararken taşların yapısını iyi bilmesi lazım, dereyi iyi okuyabilmesi lazım. Bir derede altın varsa o derenin her tarafında altın yoktur.

ÇEVREYE DUYARLI MADENCİLİK VE YASAL ÇERÇEVE
Faaliyetlerini doğaya zeval vermeden sürdürdüklerini belirten Kındımoğlu, çalışmaların ardından mıntıka temizliği yaptıklarını ve çalıştıkları alanlara çetin ceviz fidanı diktiklerini ifade etti. Ekibe yeni katılan her üyenin iki adet fidan dikme mecburiyeti bulunduğunu da sözlerine ekledi. Kındımoğlu, bu faaliyetin yasal sınırlarına da değinerek, "Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı zaman ve doğaya zarar verilmediği zaman herhangi bir yasağı yok. Sit alanlarına girilmemesi gerekiyor. Maden sahaları bölgelerinde çalışma yapılmaması gerekiyor, buralar yasak bölgeler. Onun haricinde dere kenarında doğayı deforme etmeden çalışmalar yapabilirsiniz" şeklinde konuştu.




