Avrupa Parlamentosunda Türk düşmanlarından çılgın talepler

5 dk okuma
Avrupa Parlamentosunda Türk düşmanlarından çılgın talepler

Hızlı Özet

AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Türkiye ile AB ilişkileri tarihi bir dönemece girdi. AB Konseyi, çok zor kararlar almak durumunda kalacak. Önümüzdeki günlerde uygulanacak politikalar çok belirleyici olacak" dedi.






Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği liderlerinin Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikalarına yaptırım getirilmesi konusunu tartışacağı 24-25 Eylül zirvesi öncesi Türkiye'ye sert yaptırımlar uygulanması, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin kesilmesi, yardım fonlarına son verilmesi, silah satışının durdurulması ve çok sert ekonomik yaptırımlar getirilmesini talep etti.



AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Türkiye ile AB ilişkileri tarihi bir dönemece girdi. AB Konseyi, çok zor kararlar almak durumunda kalacak. Önümüzdeki günlerde uygulanacak politikalar çok belirleyici olacak" dedi.



AP Genel Kurulu'nda yapılan Türkiye konulu oturumda, Türkiye ile AB arasında Doğu Akdeniz politikaları nedeniyle yaşanan kriz ve yaptırım konusu ele alındı.



Borrell, oturumun başında söz alarak, "Avrupa şimdi yeni bir durumla, imparatorlukların uyanışı ile karşı karşıya. En azından 3 tanesini söyleyebiliriz. Geçmişteki Rusya, Çin ve Türkiye gibi büyük imparatorluklar uyanıyor, geri geliyor. Bu da Avrupa için yeni bir ortam oluşturuyor. Özellikle Türkiye. Bu yaz tansiyonun düşmesi için çaba harcadık ama ek çabalar gerekiyor. Durum ilerleme göstermedi" dedi. Türkiye'nin sondaj gemisini geri çağırmasının "önemli bir iyi niyet adımı" olduğunu belirten Borrell, sorunların temelinde Kıbrıs sorununun olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti:



"Kıbrıslı Türkler'in durumunu konuşmak için BM Genel Sekreteri ile temasa geçtim. Bu konunun çözümü için müzakerelere yeniden başlamalıyız. AB, BM çatısı altında bu konuların çözümü için çaba gösterecek. BM Güvenlik Konseyi kararı ışığında elbette. Türkiye'deki duruma gelince, insan hakları ve hukuk devleti alanlarında bir gerileme tespit ediyoruz. Hukukun bağımsızlığı ve tarafsızlığı, AB değerlerinden uzaklaşma gibi nedenlerle, 2018'de Gümrük Birliği anlaşmasının yenileştirilmesi görüşmeleri askıya alınmıştı. Türkiye ile ilişkilerimiz tarihi bir dönemden geçiyor. Çok açık ki, çözüm Türkiye ile çatışmaya giderek gelmeyecek. Türkiye AB için son derece önemli bir komşu, coğrafya değişmeyecek. Üstelik, Türkiye nüfusunun önemli bir bölümü bizim değerlerimizi istiyor ve AB'ye yüzünü dönmüş durumda. Türkiye ile ilişkilerimizi global bir şekilde ele almalıyız. Gelecekte nasıl bir hal alacak bunu konuşmalıyız. Bu sorun acil bir hal aldı. Türkiye ile AB ilişkileri tarihi bir dönemece girdi. AB Konseyi, çok zor kararlar almak durumunda kalacak. Önümüzdeki günlerde uygulanacak politikalar çok belirleyici olacak. Henüz yaptırımlar konusunda ortak bir karar alınamadı" dedi.



AP'li vekillerden ortak ses: "Türkiye'ye yaptırım gelsin"



Birbiri ardına söz alan milletvekillerinin konuşmaları, Ankara'nın Suriye, Libya ve ardından Doğu Akdeniz'de uyguladığı politikaların, Türkiye ile AB'nin arasındaki uçurumu derinleştirdiğini gözler önüne serdi. Söz alan AP milletvekilerinin tamamına yakını, "Türkiye'nin Yunan kara sularında yasadışı arama yapmasını kınadıklarını, AB üyesi Yunanistan ve Kıbrıs'a tam destek verdiklerini" belirtirken, "Türkiye'ye verilen fonların kesilmesini, Gümrük Birliği görüşmelerinin durmasını, Türkiye ile üyelik görüşmelerinin de tamamen sona ermesini" istediler.



Görüşmelerde vekiller, "Ankara Hükümeti'nin sadece dış politikada değil, iç politikada da demokrasi ve hukuku hiçe saydığını, Avukat Ebru Timtik'in açlık grevinde öldüğünü, Osman Kavala'nın ve Kürt yöneticilerin hapislerde olduğunu, basın ve ifade özgürlüğünün de hiçe sayıldığını" belirttiler.



AP'li vekiller, "Türkiye'ye dürüst olunması gerektiğini, AB'de hiçbir ülkenin Türkiye'nin tam üyeliğine destek vermeyeceğini, Türkiye'nin din, kültür ve değerler açısından Avrupalı olmadığının artık yüzüne söylenmesi gerektiğini" savundular.



Bazı milletvekilleri de, Doğu Akdeniz'de fosil yakıtlar için çarpışmaktansa, Yunanistan'ın enerji ihtiyacını karşılaması için çevreci enerji alternatiflerini geliştirmesine yardımcı olunmasını önerdi.



Türkiye'nin tezlerinin de dinlenerek, AB, Yunanistan ve Türkiye'nin çıkarlarına uygun barışçıl bir çözüm bulunması gerektiğini savunan tek konuşmacı Alman sol partisi Die Linke'den AP'ye giren Özlem Demirel oldu. Demirel, "Burada AB'nin, Türkiye'nin ve Yunanistan'ın çıkarları birlikte konuşulmalı. Fransa'nın hem diyalog deyip hem savaş genmisi göndermesi de doğru değildi" dedi.



Borrell: "Yetkimizi aşan talepleriniz var"



Milletvekillerinin eleştirilerini yanıtlamak üzere yeniden söz alan Dışişleri Yüksek Temsilcisi Borrell, AP milletvekillerinin silah satışı ve fonların kesilmesi çağrısına katılmadığını belirterek, "Bazılarınız benim yetkilerimi hatta Konsey'in yetkilerini aşan taleplerde bulundunuz. Mesela silah satışının durdurulması. Bu her üye ülkenin kendi kararı ile olabilir. Umarım ulusal parlamentolarınıza bunu sorarsınız. AB'nin böyle bir kapasitesi yok. Türkiye'ye verilen para yardımının kesilmesi talebine gelince, bu para milyonlarca mültecilerin gıda, eğitim, sağlık ihtiyaçlarına gidiyor. Hem de BM ve sivil toplum örgütleri aracılığıyla. Umarım bu mecliste herkes göçmenlere yardım yapılmasını destekliyordur" yanıtını verdi.



Borrell, vekillerden bazılarının, fosil yakıtlar için çatışmak yerine yeşil enerjiye yatırım yapılması önerisini destekledi. "Yunanistan'da rüzgar, güneş, deniz her şey var. Belki de fosil yakıt aramaya son vermeliyiz, gaz daha az kirletse de, sonuçta fosil yakıt. Bu çözüme katkı sağlar" dedi.



"Din, Türkiye'ye karşı bir söylem konusu olamaz"



Dönem Başkanı Almanya'yı temsilen eleşltirilere yanıt veren Alman Devlet Bakanı Michael Roth da, AB'nin yeterince sert yanıt vermediği eleştirilerine, "Burada söylenenlerden bazıları beni şaşırttı. AB, barış ve diyalog üzerine kurulu bir birlik. Saldırgan söylemler sarmalı bizi nereye götütür ?" dedi.



Türkiye'ye verilen fonların demokrasi ve insan haklarını savunan sivil toplum kuruluşlarına gittiğini, bu politikayı da desteklediklerini belirten Roth, "Göçmenler için verilen fona gelince, Türkiye 4 milyon göçmeni ağırlıyor. Avrupa'da ya da diğer yerlerde en iyi göçmenlere nerede davranılıyor, bunu değerlendirmeyi size bırakıyorum" dedi.



Türkiye ile Gümrük Birliği ve üyelik müzakerelerinin son bulması çağrılarına ise Roth şu yanıtı verdi: "Lütfen, Türkiye'nin sadece (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan olmadığını, sivil toplumun gözlerinin üzerimizde olduğunu unutmayın. Türkiye'de toplum bölündü. Hukuk devleti, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü geriledi, bunları biliyoruz. Ama burada bir şeyi kabul etmiyorum. Din konusu, AB nezdinde gündeme getirilmemeli. Biz din özgürlüğü üzerine kurulmuş bir birliğiz. Topraklarımızda milyonlarca Müslüman yaşıyor. Bu söylemi Türkiye'ye karşı kullanamazsınız. Almanya, dönem başkanı olarak, bu gerilimi bitirmek için elinden geleni yapıyor ve yapmaya devam edecek."



AMERİKANIN SESİ




Bu haber 449 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hamdi Akın'ın KKTC'de düşen uçağının pilotları apar topar tutuklandı! Nedeni şok etti
Gündem

Hamdi Akın'ın KKTC'de düşen uçağının pilotları apar topar tutuklandı! Nedeni şok etti

14 Eylül sabahı İstanbul'dan havalanan Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın'a ait Cessna 680A Citation Latitude tipi iş jeti, Libya’daki Misrata Uluslararası Havalimanı’na inişi sırasında pistten çıkmış ve uçak alev topuna dönerek parçalanmıştı. Can kaybının yaşanmadığı olayda iki pilotun

Habervitrini12409 Görüntüleme
Kurtlar Vadisi Pusu'ya FETÖ incelemesi başlatıldı
Gündem

Kurtlar Vadisi Pusu'ya FETÖ incelemesi başlatıldı

Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, dizide "Kazım Kaşifoğlu" adıyla yer alan karakterin vatan haini olarak gösterildikten sonra öldürülmesi ve bazı sahnelerde araç plakalarında "FG" harf grubunun kullanılması, FETÖ adına algı ve propaganda çalışması yapıldığı iddialarını gündeme getirdi.

Habervitrini10063 Görüntüleme
Kadınlar safa girince imam cenaze namazını kıldırmadı
Gündem

Kadınlar safa girince imam cenaze namazını kıldırmadı

İzmir'de defin öncesi kılınacak cenaze namazı için cemaatin bir araya geldiği sırada kadının ve erkeğin yan yana saf tuttuğu görüldü. İmam, durumu fark ederek namazı kıldırmayacağını belirtti. 

Habervitrini14066 Görüntüleme
Bahçeli : Mansur Yavaş için bir arkadaşı görevlendirdim
Gündem

Bahçeli : Mansur Yavaş için bir arkadaşı görevlendirdim

Gazeteci Ceyhun Bozkurt'a değerlendirmelerde bulunan MHP lideri, Mansur Yavaş'ın 9 Eylül'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin etkinlikleri ve Anıtkabir programına katılmayarak aynı akşam Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmesi üzerinden yürütülen tartışmalara değindi.

Habervitrini14432 Görüntüleme