Bahçeli : AB Türkiye’ye istikamet çizemez, Türk’e pusu kuranlar avlanacakları bilsinler

3 dk okuma
Bahçeli : AB Türkiye’ye istikamet çizemez, Türk’e pusu kuranlar avlanacakları bilsinler

Hızlı Özet

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu'nu hedef aldı. Bahçeli, Avrupa'nın kendi güvenlik ve stratejik bağımsızlık sorunlarıyla yüzleşmeden Türkiye'ye ders vermeye çalıştığını belirterek, ülkenin egemenlik haklarına ve yargı bağımsızlığına yönelik müdahalelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti grubuna hitaben yaptığı konuşmada dış politika ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, dış politikadaki sembolik anların, bazen sayfalarca metinden daha derin anlamlar taşıyabildiğine dikkat çekti.

AVRUPA'NIN GÜVENLİK BAĞIMLILIĞI VE STRATEJİK AÇMAZI

Fransa'da gerçekleştirilen G7 zirvesine değinen Bahçeli, küresel ekonomi, Ukrayna Savaşı ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim gibi yoğun gündem maddelerinin, ABD Başkanı Trump'ın çalışma toplantısı öncesindeki "Patron benim" ifadesinin gölgesinde kaldığını belirtti. Bu sözün, G7 masasındaki güç hiyerarşisini ve Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana süregelen güvenlik bağımlılığını gözler önüne seren bir itiraf niteliğinde olduğu ifade edildi.

Avrupa'nın senelerdir stratejik özerklik konusunu dilinden düşürmediği, fakat savunma, siyaset ve ekonomi alanlarında mimarisini Washington'un etkisinden kurtaramadığı vurgulandı. NATO Genel Sekreteri'nin açıklamalarının bu durumu teyit ettiği ve ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma ihtimali karşısında kıtanın kendi güvenlik boşluğunu nasıl dolduracağını düşündüğü kaydedildi. Bu çelişkiye rağmen Avrupa'nın, Türkiye'ye demokrasi ve hukuk dersi vermeye kalkışması ve Türkiye karşıtı çevrelerin tezlerini içeren raporları gündemde tutması eleştirildi.

AB RAPORUNA SERT TEPKİ: 'YAMALI BOHÇADAN HAKİKAT ÇIKMAZ'

Avrupa'nın, kendi zayıflıklarını gizlemek amacıyla raporlar hazırladığı, ithamlarla baskı kurmaya çalıştığı ve çifte standardını insan hakları söylemleriyle örtmeye yeltendiği dile getirildi. Bahçeli, bu çabalardan Türkiye'ye yön verecek bir iradenin çıkmayacağını belirtti.

Atalarımız boşuna 'El atına binen tez iner.' dememiştir. Yıllarca kendi güvenliğini ve idaresini başkasının atına bindirenler, şimdi o atın dizginlerinin kendi ellerinde olmadığını anlamaya başlamıştır.

Kendi güvenlik açıklarını kapatamayanların, Türkiye'nin güvenlik politikalarını sorgulama cüretini gösteremeyeceği ifade edildi. Avrupa başkentlerinin terör örgütlerine ve FETÖ mensuplarına kucak açtığı hatırlatılarak, bu tutumu sergileyenlerin Türkiye'ye insanlık dersi veremeyeceği vurgulandı.

'YARGI GÜCÜMÜZ ABLUKA ALTINA ALINMAK İSTENİYOR'

Avrupa Parlamentosu'nun 2025 yılı Türkiye Raporu'nun da bu çarpık anlayışla kaleme alınmış bir metin olduğu belirtildi. Bahçeli, raporun hukuki bağlayıcılığı olmasa da siyasi niyeti itibarıyla önemli olduğunu kaydetti. Belgenin en tehlikeli yönlerinden birinin, Türkiye'nin yargı erkini kuşatma girişimi olduğu ifade edildi. Süregelen hukuki süreçlerin siyasi motivasyonlarla yorumlanmasının ve bağımsız Türk mahkemelerine müdahale edilmeye çalışılmasının bir vesayet hevesi olduğu söylendi. Yüce Türk yargısının Brüksel'den yazılan raporlarla karar vermeyeceğinin altı çizildi.

Raporda Ülkü Ocakları'na yönelik yer alan ifadelerin, eski bir husumetin yansıması olduğu ve asıl hedefin Türk düşmanlığı olduğu dile getirildi. Ülkü Ocakları'nın Türk gençliğinin en önemli yuvası olduğu vurgulandı.

KIBRIS VE MAVİ VATAN VURGUSU

Kıbrıs meselesine de değinilen konuşmada, Kıbrıs Türk halkının yıllarca büyük acılar çektiği ve 1974'te Türkiye'nin müdahalesinin zorunlu hale geldiği anımsatıldı. Bu gerçekleri görmezden gelenlerin bugün ahkam kesemeyeceği belirtildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğinin ve Mavi Vatan doktrininin Türkiye için vazgeçilmez olduğu ifade edildi. Rum-Yunan ikilisinin tarihsel yanılgısının, Türkiye'nin sabrını ve diplomasi arayışını yanlış yorumlamak olduğu söylendi.

Türkiye-AB ilişkilerinin köklü bir geçmişe sahip olduğu, 1959'daki başvuruyla başlayıp 2005'te müzakerelerin başlamasına kadar uzanan süreçte AB'nin taahhütlerini yerine getirmediği, süreci siyasi önyargılara ve Rum-Yunan vetolarına teslim ettiği kaydedildi. Vize serbestisi ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi konuların sürüncemede bırakıldığı belirtildi.

'DÜNYAYA ANKARA'DAN BAKARIZ'

Türkiye'nin dış politikada kendi vizyonuyla hareket ettiği ve adımlarını Ankara merkezli bir bakış açısıyla attığı vurgulandı. Bahçeli, Türkiye'nin Ukrayna'da diplomatik kanalları açık tutan, Suriye'de terörle mücadele eden ve bedel ödeyen bir ülke olduğunu söyledi.

Konuşmada şu çelişkilere dikkat çekildi:

  • Dün anlaşmalara imza atanların bugün masadan çekilenler olduğu.

  • Dün yaptırım kararı alanların bugün bu kararları kaldıranlar olduğu.

  • Dün bir şeye 'ak' diyenlerin bugün 'kara' diyebildiği.

  • Bahçeli, "Brüksel istediği kadar kalem oynatıp rapor yazsın. Her pusu kuran kendini avcı sanmasın. Türk'e pusu kuranlar avlanacaklarını bilsinler," diyerek sözlerini tamamladı.

    #mhp#devlet-bahceli#Grup toplantısı
    Kaynak:hurriyet.com.tr
    Bu haber 11360 kez görüntülendi.

    İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR