Bahçeli: Gerekirse kendim İmralı'ya giderim

6 dk okuma
Bahçeli: Gerekirse kendim İmralı'ya giderim

Hızlı Özet

Korkuları canlı tutmak, iyimser havayı zehirlemek, umutları köreltmek, ön yargıları sürdürülebilir şekilde kışkırtmak için yeni mevziler arayan, uçurumlarla çevrili yolların temelini kazan kifayetsiz muhterislere karşı azami dikkat etmek zorundayız.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, "Dürüst ve samimi ölçülerde Terörsüz Türkiye hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı’ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? 

Şayet Meclis’te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem" ifadelerini kullandı.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ MİLLETİN SARSILAMAZ, SAKATLANAMAZ POLİTİK VE DEMOKRATİK GAYESİDİR"

Türkiye, birbirine eklemlenerek ilerleyen güçlü adım ve atılımlarla feleğin çemberini kıracak, yeni yüzyıla Türk milletinin mührü vurulacaktır. Geçmişten duyacağımız bir pişmanlık, gelecekten dolayı da herhangi bir endişemiz yoktur ve olmamalıdır. Kültürel zenginliğimiz, sosyal sermayemiz, beşeri cevherimiz, ekonomik direncimiz, politik mukavemetimiz, demokrasi müktesebatımız, diplomatik enginliğimiz, hepsinin de fevkinde milli birlik, kardeşlik ve dayanışma kararlılığımız ülkemizin mukayeseli ve stratejik üstünlüğünü resmetmektedir.

Karamsarlığı devamlı ve sistemli biçimde aşılayanların önünde iman ve irade kuvvetimizle durmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Daha iyi, daha huzurlu, daha güvenli, daha kaynaşmış, daha kucaklaşmış, daha müreffeh, daha gelişmiş ve çok daha yükselmiş bir Türkiye tablosu hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu mühim sorumluluğun icrası ve ikmali hususunda elimizden geleni yapmakla tarihe ve millete karşı önşartsız vazife üstlenmiş haldeyiz.

Korkuları canlı tutmak, iyimser havayı zehirlemek, umutları köreltmek, ön yargıları sürdürülebilir şekilde kışkırtmak için yeni mevziler arayan, uçurumlarla çevrili yolların temelini kazan kifayetsiz muhterislere karşı azami dikkat etmek zorundayız.
Terörsüz Türkiye hedefi, son yüz yıl içinde yakaladığımız en önemli ve tarihi fırsatlardan birisi, belki de birincisidir.

Bu kapsamda ülkemizin makus talihi değişecek, üzerimizde hesap yapan menhus ve menfur emeller boşa düşecek, Türk milleti göz alıcı ve aynı zamanda kalıcı bir bahar havasına kavuşacaktır. Terörü siyasi nema olarak kullanan, sözde vatansever ve milletsever pozlar veren fesat ve nifak yuvaları Allah’ın izniyle çöküp gidecektir. Niyet hayırlı, inşallah netice de hayırlı olacaktır.
Suyu bulandırmaya çalışanların suçlayıcı ve küstah siyasi tavırları milletimiz nezdinde hükümsüz ve itibarsızdır.

Bir devlet politikası haline gelen terörsüz Türkiye hedefini baltalamak için devreye giren, iyi kisvesiyle dalavereye heves eden siyasi devşirmelerin, devlet-millet kenetlenmesini anlayacak kadar akli ve fikri seviyeleri elbette yoktur.

Türkiye’nin bugünkü hassas ve nazik döneminde herkesin sorumluluk ruhuyla, uzlaşmaya yatkın davranış kalıbıyla ve üslup saygınlığıyla hareket etmesi yegane dileğimizdir. Hep dediğimiz gibi, her şey Türkiye içindir. “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışı bizim siyasetimizin ana omurgasıdır.

Tarihin sararmış ve solmuş yapraklarından, araya araya bulup çıkardığımız nice acı veya parlak hatıranın ivmesiyle istikbalin yol haritasını çizmenin, istiklalimizi ve milli varlığımızı canımız pahasına korumanın derdindeyiz, peşindeyiz. Tarih, geçmiş olayların pul koleksiyonu yapar gibi toplanmasıyla sınırlı gösterilemez, böylece de takdim ve teşhir edilemez. Yayı ne kadar geriye çekersek oku o denli uzağa atmamıza benzer şekilde, ne kadar geriye bakarsak, o kadar uzağı görmemiz kaçınılmaz bir hayat ve tarih gerçeğidir.

Bildiğiniz üzere, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş köprüsü TBMM’dir. Hazırlık ve mayalanma dönemi ise kongreler marifetiyle, yani demokratik yollarla icra edilmiştir. Silah, siyaset ve stratejiye tutunmuştur.

Aşağıdan yukarıya doğru yükselen bir seçim, temsil ve vekalet ağı üzerine kurulu bulunan ve katılımın esas alındığı kongre hareketleri Osmanlı İmparatorluğu’nun içine düşmüş olduğu derin bunalımın ancak demokrasi ile çözülebileceğini göstermiştir.
Kısaca temas etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti bir demokrasi zaferi, mücadele bereketi, muazzam bir halk hareketidir.
Millet, devleşmiş, devletleşmiş, müstevli akınlarını devirmiştir. Anlatmak ve açıklamak istediğim özetle şudur: Türk devlet felsefesine hangi açıdan bakarsak bakalım, devlet millettir, millet de devlettir. Devlet, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
İkisini birbirinden ayırmak, ayrı ayrı değerlendirmek, zaman zaman da çatıştırmak fahiş bir yanlış olmanın yanı sıra, devlet umurunu ve onurunu hazmedemeyen nevzuhur demokrat yobazların handikap ve hüsranıdır.

Bu nedenle “Terörsüz Türkiye” hedefi mahut ve malum bir devlet politikası olduğu kadar milletin sarsılamaz, sakatlanamaz politik ve demokratik gayesidir. Türkiye’nin politik sinir sistemini bozmanın peşinden gidenler, devlet-millet birlikteliğini budamanın peşin hayaliyle geviş getirenler çok derin hayal kırıklığı eşliğinde mahcup ve mağlup olacaklardır.

"GEREKİRSE KENDİM İMRALI'YA GİDERİM"

Terörsüz Türkiye, gülen çocukların, sevinen anaların, huzurlu gelinlerin, sabırla şükür arasında ömür geçiren ümitli babaların remzidir. Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge, mazlumların gelecek ve gerçekleşecek olan güvenli ve güçlü hayatlarının bereketli membaıdır. Yüze yüze kuyruğa gelinmiştir. Çıktığımız sahilde gemiler yakıldığından geriye dönüş imkanı da kalmamıştır.

Bugün 17’inci toplantısını yapacak olan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu artık son düzlüğe girmiştir. Hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyet ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olması hepimizin ortak kanaat ve kararıdır.

Bundan sonra İmralı’ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı’ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır. Dürüst ve samimi ölçülerde Terörsüz Türkiye hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı’ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis’te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem.

Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim. PKK’nın lağvedilmesinin hitamında bütün kanlı silahların ya teslimi ya da yakılması mukadder bir akıbet olarak önümüzde durmaktadır.

Suriye’de SDG/YPG’nin merkezi hükümetle entegrasyon müzakereleri, alınan mesafeler, bazı provokasyonların varlığına rağmen diyalogların günbegün makul bir çizgide seyretmesi kayda değerdir. Suriye Cumhurbaşkanı’nın ABD Başkanı’yla gerçekleşen yapıcı ve olumlu görüşmesi barışçıl arayışları kamçılamasının yanında, 10 Mart Mutabakatının uygulanması için net mekanizmalar üzerinde uzlaşılması memnuniyet vericidir.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TERÖRSÜZ BÖLGE” HEDEFLERİNİN NERESİ KÖTÜDÜR?"

Mazisi 41 yılı bulan, esasen ideolojik feyzi 1,5 asra yaklaşan ağır ve silahlı bir musibeti ülke gündeminden tamamıyla çekip çıkarmanın yanlış olan yanı nedir? İşkembeden sallayanları, takılmış plak gibi aynı ezberleri seslendirip duranları terörün bitişi niye rahatsız etmekte, niçin deliye çevirmektedir?

Ruhları vücutlarından başıboş gezen sipariş ve tasarlanmış milliyetsiz milliyetçiler, sorarım sizlere, terörün sona ermesiyle vasat bulacak şahlanmış Türkiye, tomurcuk tomurcuk açmış barış ve huzur neden uykularınızı bu kadar kaçırıyor? Müzakere yokken, mütareke yokken, taviz yokken, teslimiyet yokken, gizli pazarlık yokken, hepsine birden var demek, sürekli çürük tahtaya çivi çakmaya kalkışmak manen, ahlaken ve vicdanen utanç duyulacak bir yüzsüzlük değil midir?

"İMRALI'YA GİTMEME İZİN VERİYOR MUSUNUZ?

Dava arkadaşlarıma, buraya şereflendiren dava insanlarımıza sesleniyorum: İmralı'ya gitmeme izin veriyor musunuz? İşte milletin özü buradadır, milletin öz kararı da budur diye sesleniyorum.


 

Bu haber 604 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Türk siyasetçi Elif Eralp Berlin'de sandıkları patlattı
Gündem

Türk siyasetçi Elif Eralp Berlin'de sandıkları patlattı

Berlin'de yapılan eyalet seçimi anketlerde de önde olan Sol Parti'nin zaferi ile sonuçlandı.Sol PartiTürkiye kökenli başbakan adayı Elif Eralp ile birlikte oyunu 2023 yılındaki seçime kıyasla yüzde 12'den fazla artırdı. Yüzde 25'in üzerindeki oyla tek başına iktidar olabilecek çoğunluğu elde edemese de kuracağı bir koalisyon hükümeti ile iktidar koltuğuna oturması muhtemel.  

Habervitrini11375 Görüntüleme
Sıcaklıklar sert düşecek, sağanak yağış geliyor! Meteoroloji gün gün açıkladı
Gündem

Sıcaklıklar sert düşecek, sağanak yağış geliyor! Meteoroloji gün gün açıkladı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 21-25 Eylül tarihlerini kapsayan 5 günlük tahminine göre Türkiye yeni haftaya mevsim normallerine yakın sıcaklıklarla başlayacak. Ancak salı gününden itibaren özellikle batı ve iç kesimlerde yağışlı hava etkisini artıracak, sıcaklıklar ise birçok bölgede hissedilir şekilde gerileyecek.

Habervitrini12524 Görüntüleme
Adliyelerde dijital dönem hızlanıyor! Bakan Gürlek duyurdu
Gündem

Adliyelerde dijital dönem hızlanıyor! Bakan Gürlek duyurdu

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nin yeni güncellemesini kamuoyuna duyurdu. Yargı ve icra süreçlerini daha hızlı, güvenli ve pratik hale getirmeyi hedefleyen yeni dijital dönüşüm adımlarıyla vatandaşlar, tüm başvuru ve sorgulama işlemlerini dijital ortamda çok daha kolay takip edebilecek.

Habervitrini13950 Görüntüleme
Bahçeli: Oy hesabı yapmadan vatan sevgisiyle yol alacağız
Gündem
#Ankara#mhp#devlet-bahceli

Bahçeli: Oy hesabı yapmadan vatan sevgisiyle yol alacağız

MHP Ankara İl Başkanlığı’nın 15’inci Olağan Kongresi’nde, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin mesajı okundu. Kongrede tek aday olan Alparslan Doğan, yeniden MHP Ankara İl Başkanı seçildi.

Habervitrini13731 Görüntüleme