MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili "Gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluktur" dedi. Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin kardeşlik projesi olduğunu da vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset Okulu Sertifika Töreni'nde açıklamalarda bulundu.
Terörsüz Türkiye sürecinin gelecek nesillerin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluk olduğunu belirten Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, Türk milletinin kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeni bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır." dedi.
"Terörsüz Türkiye politikasının 1000 yıllık kardeşlikten ilham aldığını Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil beden konulduğunun bilincinde olmalıyız." diyen Devlet Bahçeli, "Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nesline teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların, devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur." ifadelerini kullandı.
Bahçeli konuşmasında Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili şunları söyledi:
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TÜRK MİLLETİNİN KARDEŞLİK PROJESİDİR"
"Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluktur. 21. yüzyılın Türk ve Türkiye yüzyılı olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizden bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikle edep de Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye, Türk milletinin kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeni bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye'nin en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek, Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Terörsüz Türkiye bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur. Bu düşünceyle kararlar almalı, kendimizi değil milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeyiz.
"KENDİ HİKAYESİNİN EFENDİSİ OLMAYA BAŞARAMAYANLAR, BAŞKALARININ AKLIYLA KÖLE OLMAYA MECBURDUR"
Şu bir hakikattir. Kendi köklerinden, kardeşlik hukukundan 1000 yıllık geçmişinden alacağı ilhamla kendi hikayesinin efendisi olmaya başaramayanlar, başkalarının aklıyla tutsak ve hatta köle olmaya mecburdur. Bunun için zamanında atılmamış bir adımın kuşaklar boyunca kambur olarak taşınacağı gerçeğinin idrakinde olmalıyız. Terörsüz Türkiye politikasının 1000 yıllık kardeşlikten ilham aldığını Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil beden konulduğunun bilincinde olmalıyız. Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nesline teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların, devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur.
"DİN, DEVLET, MİLLET İÇİN KILIÇ ÇEKERİZ"
Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir strateji konumlanma olduğunu gören gözler için ayan beyandır. Görmeyenler içinse zaten hayat bir çöldür. Bizim töremizde devlet işleyişinde bilimin bilginin, kültürün ve kısaca tarihsel aklın öncelenmesi vardır. Töreye bağlı olarak bilginin ve aklın öncelenmesi ile devlet ve toplumda düzen, huzur ve refah sağlanacaktır. Devletin topluma karşı temel vazifesi de zaten budur. Bunun içindir ki bizler düzen ve refah içinde mücadele eder, adalet ve hak için kavga ederiz. Din, devlet, millet için kılıç çekeriz. İlhamımızı tarihin tecrübesinden ve kültürel aklımızdan alırız. Milliyetçi ülkücü geleneğin rehberi, Milliyetçi Hareket Partisi'nin politik çizgisi, Türk milletinin pusulası, tarihin derinliklerinden yankılanan tembihtir. Pusulası şaşmış olanların, ilhamını bu derin tecrübeden alamayanların durumu ise kamuoyunun takdirinedir."




