Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) haftalık Grup Toplantısı'nda ülkenin iç ve dış meselelerine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Bahçeli, son grup toplantısından bu yana idrak edilen Kurban Bayramı'nı, Ülkücü Şehitleri Anma Günü'nü ve İstanbul'un Fethi'nin 573. yıl dönümünü anarak bu günlerin önemine dikkat çekti.
Belediyelerdeki Yolsuzluk İddiaları ve Temiz Siyaset Vurgusu
Son zamanlarda bazı belediye başkanları hakkında gündeme gelen yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu kaynaklarının suistimal edildiği yönündeki ithamların, toplumun ahlaki dokusuna hasar verdiğini belirten MHP Lideri Bahçeli, bu tür davranışların asla tasvip edilemeyeceğini dile getirdi. Halkın oylarıyla seçilmiş bazı yerel yöneticilerin, kamu imkanlarını kötüye kullanma, yolsuzluk ve yozlaşma gibi eylemlerinin kabul edilemez bir düşkünlük olduğunu söyledi.
Hangi partiden olursa olsun, bu tür kişilerin hem topluma hem de mensubu oldukları siyasi yapıya zarar verdiğinin altını çizen Bahçeli, Türk siyasetini lekeleyen bu şahısların koruma altına alınmaması ve siyaset sahnesinden uzaklaştırılması gerektiğini savundu. Bu çerçevede Milliyetçi Hareket Partisi'nin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu:
Milliyetçi Hareket Partisi temiz siyaset, temiz toplum ilkesi doğrultusunda bu konuda her zaman üzerine düşeni yapmış, Partimizi töhmet altında bırakanların kim olursa olsun üzerine giderek gerekli arınmayı tavizsiz sağlamıştır.
MHP'nin, devlet idaresini milletin bir emaneti olarak gördüğünü ve yolsuzluk, rüşvet, yozlaşma ile kayırmacılığa geçit vermemeyi milli bir görev addettiğini belirtti. Bahçeli, sağlıklı bir demokrasinin ancak dürüstlük ve tutarlılık gibi ahlaki değerler üzerine inşa edilebileceğini ifade etti.
Küresel Sistem Eleştirisi ve 'Kudüs Paktı' Önerisi
Uluslararası sisteme dair eleştirilerde bulunan Bahçeli, küresel düzenin hukuk, norm ve teamüllerin zayıfladığı, öngörülemez ve anarşik bir yapıya büründüğünü belirtti. Birleşmiş Milletler'in can çekiştiğini, Avrupa Birliği ve NATO gibi birliklerin ise gün geçtikçe güç kaybettiğini ifade etti. Bu küresel belirsizlik ortamında, Siyonist yayılmacılığın bölgede istikrarsızlık ve çatışma tohumları ektiğini söyledi.
Gazze ve Filistin'de yaşanan zulmün tüm İslam aleminin bir imtihanı olduğunu vurgulayan Bahçeli, İslam ülkeleri arasındaki parçalanmışlığa dikkat çekti. Bu duruma bir çözüm olarak daha önce de dile getirdiği teklifini yineledi:
Bir kez daha, İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi, Müslüman feryadına son verilebilmesi, kalıcı barış ve istikrar için “Kudüs Paktı” teklifimizin ciddiyetle ele almasının gerektiğini önemle hatırlatıyorum.
Bahçeli, İslam dünyasının bir araya gelerek İsrail'e haddini bildirmesi ve emperyalizmin gölgesinin İslam coğrafyasından kalıcı olarak kaldırılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti ve Bölgesel Rolü
Türkiye'nin köklü devlet geleneğiyle bölgedeki emperyalist oyunları bozacak yegâne güç olduğunu belirten Bahçeli, "terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" adımının, Türkiye Yüzyılı'nın ilk stratejik hamlesi ve yeni güvenlik konseptinin miladı olduğunu kaydetti. Türkiye'nin güvenliğinin sadece kendi coğrafi sınırlarıyla kısıtlı olmadığını, Kırım'dan Yemen'e, Doğu Türkistan'dan Bosna'ya uzanan geniş bir Türk-İslam coğrafyasını kapsadığını ifade etti.
Bu bağlamda Türkiye'nin barış ve istikrar için yürüttüğü yapıcı rolün önemine değinerek, "Doğu Akdeniz'de huzur aranıyorsa Türkiyesiz olmaz. Balkanlarda istikrar, Kafkaslarda düzen Türkiyesiz kurulamaz" dedi.
İç Siyasetteki Gerilimler ve CHP'ye Çağrı
Ülke siyasetindeki yüksek tansiyona da değinen Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşananların kutuplaşmayı derinleştirdiğini ve siyasi kültüre zarar verdiğini belirtti. Türkiye'nin terörle mücadelede önemli mesafeler katettiği bir dönemde, hukuki mücadele yerine fiziki mücadele çağrılarından ve toplumu ayrıştırıcı bir dilden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Bahçeli, CHP'nin her şeyden evvel kendi içinde bir arınma sürecini başlatması, toplumun duyarlılıklarını dikkate alarak durulması gerektiğini ifade etti.
Cumhur İttifakı'nın Hedefleri
Konuşmasının sonunda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'nın hedeflerine odaklanan Bahçeli, bu ittifakın mazlum coğrafyalara umut olmak için yola çıktığını söyledi. Provokasyonlara itibar etmeden, Türkiye'yi ekonomik, askeri ve siyasi alanda en üst seviyeye taşıma gayretinde olacaklarını belirtti.
Cumhur İttifakı, demokratik düzeni ihya ederken, hukuk devletini güçlendirecek ve herkesin eşit birer vatandaş olduğu gerçeğinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak adımları atacaktır.
Milli birliği güçlendirerek Türk ve Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceklerini söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin güvenliği ile devletin bölünmez bütünlüğünün her şeyin üzerinde olduğunu sözlerine ekledi.




