İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Kemal Aktaş'ın yönetimindeki Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu, IQ Money Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş. merkezli yürütülen kapsamlı soruşturmayı nihayete erdirdi. Soruşturma sonucunda 33 zanlı hakkında bir iddianame tanzim edildi.
Hazırlanan iddianame, yasal bir finansal kuruluş kisvesi altında işletilen ve Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en büyük yasa dışı bahis ve kara para aklama düzeneklerinden birini tüm ayrıntılarıyla ortaya koydu.
Örgütün lideri olduğu iddia edilen ve dosyanın bir numaralı zanlısı konumundaki Mustafa Duran için Interpol aracılığıyla Kırmızı Bülten çıkarıldığı belirtildi. Zanlılar hakkında 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'yasa dışı bahise aracılık etme' ve 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' gibi suçlamalarla 18 seneden 27 seneye kadar hapis cezası istendi.
OPERASYONUN MALİ BÜYÜKLÜĞÜ 155 MİLYAR TL
Yapılan incelemelerde, özellikle 2025 yılının ilk yarısında artan para trafiğinde, sadece Bozkurtlar ve Rosemoon isimli iki paravan şirketin iki aylık bir zaman diliminde 16 milyar TL tutarında para transferi yaptığı tespit edildi. MASAK tarafından hazırlanan raporda, bu muazzam meblağın asgari 78 Milyar lirasının doğrudan yasa dışı bahis ve kara para aklama suçlarıyla bağlantılı olduğuna dair 'kuvvetli şüphe' bulunduğu ifade edildi.
YASA DIŞI SİSTEMİN İŞLEYİŞİ
Bahis oynayan şahıslar, kullandıkları sitelerde karşılarına çıkan IQ Money'e ait IBAN numaralarına ödeme yaptı. Şirket bünyesindeki iç denetim ve 'fraud' (dolandırıcılık tespiti) departmanlarının kasten işlevsiz hale getirildiği anlaşıldı. Hatta, işlem açıklamalarında 'bahis', 'kumar', 'bet' gibi ifadelerin alenen yer aldığı on milyonlarca liralık transferlere dahi herhangi bir engelleme yapılmadığı belirlendi.
SUÇ GELİRİNİN AKLANMA YÖNTEMLERİ
Suçtan elde edilen gelirler, kuyumculuk ve kıymetli maden ticareti yapan firmalara aktarılarak nakit paraya veya altına çevrildi. İkinci bir yöntem olarak ise aklanan paralarla lüks otomobiller tedarik edildi ve emlak projelerinden çok sayıda gayrimenkul hakkı elde edildi. İz sürmeyi zorlaştırmak amacıyla bu mülkiyet hakları, tapu devirleri gerçekleştirilmeden mali profili zayıf üçüncü kişilere aktarıldı.
Soruşturma sürecinde şirketin faaliyet izni iptal edilirken, savcılık iddianamede tüm mal varlığı unsurlarına (nakit, araçlar, gayrimenkuller) el konulmasını ve zanlıların örgütlü suç kapsamında en üst sınırdan cezalandırılmasını istedi.




